Sosyal Güvenlik Reformu’nun Getirdikleri-Götürdükleri

Sosyal Güvenlik Yasasının getirdikleri-götürdükleri üzerine detaylı bir inceleme yapmak, yasaya neden ihtiyaç duyulduÄŸunu anlamak ve yapılan eleÅŸtirilere farklı bir boyuttan yaklaÅŸmak için bu yazıyı hazırladım. Sosyal Güvenlik Yasası ile ilgili sorularınızı Ali Tezel’e buradan ulaÅŸarak yanıtlanmasını isteyebilirsiniz. Her seferinde dediÄŸim gibi bu konu hakkında en derin bilgiye sahip kiÅŸi ne yazık ki..

Sosyal Güvenlik Nedir? Kimleri kapsar?

Kişileri çalışmaktan alıkoyan, olağan dışı harcamalara zorlayan olayların sonuçlarını onarma, yeniden normal yaşama döndürme amacıyla ; hastalık, sakatlık, analık, yaşlılık, iş kazası, işsizlik, aile yükleri, meslek hastalıkları gibi sosyal riskler ve emeklilik dönemine
ilişkin güvence sağlamak hedefi ile; Sosyal Sigortalar Kurumu,TC Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve özel banka sandıkları oluşturulmuştur.

Sosyal Sigortalar Kurumu : Özel ve kamu sektöründe bir işverene bağlı olarak çalışanaları kapsamaktadır.
TC Emekli Sandığı : Kamu kesiminde daimi kadroda çalışanları kapsamına almaktadır.
Bağ- Kur: Bağımsız çalışanları kapsamaktadır.

Yeni yasa ile Ssk, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı; Sosyal Güvenlik Kurumu altında birleştirilerek, sosyal güvenlik sistemindeki dağınıklığa son veriliyor.

Sosyal güvenliÄŸin en önemli amacı yoksulluÄŸu azaltmaktır. Sosyal yardımlar ve hizmetler ile tüm vatandaÅŸlara ulaÅŸmak onları bir çatı altında toplamak sosyal devlet ilkesininde gereÄŸidir. Sosyal Güvenlik tam bir çark mantığıyla iÅŸlemektedir. Åžu anda emekli olup maaşını alan,ya da devletin yardım ettiÄŸi kiÅŸiler için yapılan gider, ÅŸu anda çalışan kesimin yaptığı gelir ile dengelenmektedir. Biraz daha açacak olursak; çalışarak üretime katkı saÄŸlayan insanların ürettikleri miktarın, kendileri ile birlikte çalışmayanlarada yetecek miktarda olması gerekmektedir. Sosyal güvenliÄŸin iÅŸlemesi için bu dengenin saÄŸlıklı bir ÅŸekilde korunması gerekmektedir. Bu dengeyede “bağımlılık oranı” denir.

Ülkemizde 1990 lı yıllardan itibaren sosyal güvenlik sistemi giderek ülke ekonomisinde bir kambur özelliÄŸi taşımaya baÅŸladı.Yukarda belirttiÄŸim “bağımlılık oranı” dengesi bozulmaya baÅŸladı.EmekliliÄŸin 40 yaşına kadar düşmeside bu dengenin bozulmasında en önemli
sorunlardan birisi. Dolayısıyla Sosyal Güvenlik kendi kendine yetmemeye başladı ve resmen sistem çöktü. 2004 yilinda 19 milyar Ytl,2005 yilinda 23 milyar Ytl,2006 yilinda 22 milyar Ytl,2007 yilinda 26 milyar Ytl ve 2008 yılı için yaklaşık 28 milyar Ytl açık olacağı tahmin ediliyor.Sistemin ne halde olduğuna ilişkin açıklar neden reform gerektirdiğini de açıklıyor.

Ato’nun hazırladığı raporla da Sosyal Güvenli sisteminin ne halde olduÄŸunu anlamak zor deÄŸil .Raporda;1994-2007 yılları arasında bütçeden sosyal güvenliÄŸe ayrılan 132.5 milyar Ytl aktarıldığı,devletin son 14 yılda topladığı her 100 liralık verÄŸinin 18 lirasını sosyal
güvenliğin açıkları için kullandığını ve eğer sosyal güvenlik kendi kendine yetseydi bütçe son 3 yılda fazla vereceğini, son 14 yılda bütçe finansmanı için yapılan her 100 liralık borcun 71 lirasının sosyal güvenlik açıklarını için yapıldığı belirtilmiş.

Sosyal güvenlik sistemin temel unsuru insandır. Nüfusumuza baktığımızda genç nufusumuzun hızla yaÅŸlanmaya baÅŸladığını ve 2012 yılında 65 yaÅŸ üstü nufusun 0-64 yaÅŸ arası olan nufusa oranın %7′ye,2039 yılında da %14′e çıkacağı öngörülmektedir. YaÅŸlı nüfusun, toplam nüfus içindeki payının %7′den %14′e ulaÅŸması Fransa’da 115 yıl, Almanya ve İngiltere’de 45 yıl, Abd’de 75 yıl sürmüşken, Türkiye’de bu orana 27 yılda ulaşılacaktır.

Burada dikkat edilecek önemli bir hususta nufusumuzun genç olmasına rağmen,sistemin bu kadar bozularak ekonomiyi bu derece tehdit eder boyuta ulaşmasıdır.Bunun nedenleri;
#Emekli sayısının çalışan sigortalı sayısına oranı olarak tanımlanan sistem bağımlılık oranının yüksekliği,
#İş gücüne katılım oranının düşüklüğü ve kayıtdışı istihdamın yüksekliği,
#Erken yaşta emeklilik uygulamaları,
#Uzayan ortalama ömür nedeniyle artan aylık ödemeleri ve sağlık yardımları
#Primi alınmadan yapılan sigorta ödemeleri, olarak gösterilebilir.

Türkiye’de erken emeklilik 1992 yılında Süleyman Demirel’in seçim vaadini yerine getirmesi ile yaÅŸ sınırını kaldırması sonucunda önü açılmıştır.Böylece çalışanlar 50 yaşında emekli olmaya hak kazanarak,ortalama ömrün 75 yıla çıktığı ülkemizde 25 yıl emeklilik
yaÅŸamı sürdürmüşlerdir. Dünyada 25 yıl emeklilik yoktur ve çalışan kesim üzerine haksız bir yük bindiriyordu.Nitekim YaÅŸar Okuyan tarafından 1999 yılında emekli yaşı sınırı kadınlarda 58 erkeklerde ise 60 yaşına çıkartmıştır.Bu da sosyal güvenlik sistemi için yeterli bir düzenleme olmamıştır.Halan Almanya’da 67,Abd ve İngiltere’de 65 yaÅŸ emeklilik için uygulanıyor.

Yeni yasanın neler getireceğini-götüreceğini belirtmek gerekirse;

Emeklilik Yaşı;
İlk olarak emeklilik yaşı kademeli olarak yükseltiliyor.2036 yılına kadar emekliliğine hak kazanacaklar için emeklilik yaşı artmıyor. Yani 7 bin gün prim ödeme koşulunu 2035 yılına kadar yerine getiren kadınlar 58, erkekler ise 60 yaşında emekli olabilecek. Ancak prim ödeme süresi 2036’dan sonrasına sarkanların emeklilik yaşı 1’er yıl yükseltilecek. 2036’da kadınlar 59, erkekler ise 61 yaşından önce emekli olamayacak. 2037’de bu sınır kadın için 60’a, erkek için ise 62’ye çıkacak. 2048 yılında ise hem erkek hem de kadın 65 yaşından önce emekli olamayacak. Özetle emeklilik yaşı artıyor ancak 2036 yılına kadar emekliliğine hak kazanacaklar için geriye gidiş yok.

Emeklilik maaşları;
Şu an emekliliğine hak kazanmış ve emekli maaşı alanların maaşlarına bir tırpan kesinlikle sözkonusu değil. Yani bugün eline emekli maaşı olarak 540 YTL geçen bir işçi emeklisi yeni yasa yürürlüğe girdikten sonra da 540 YTL almaya devam edecek. Ama düzenleme sonrasındaki dönemde aylık bağlama oranı yüzde 2’ye düşürülerek, güncelleme katsayısındaki gelişme hızının yüzde 70’i alınarak, daha az emekli aylığı verilecek.

Kıdem Tazminatı;
Yürürlükteki iş yasalarına göre; çalışanlar işten ayrılınca, işverenden kıdem tazminatı alabiliyorlar. Fon Yasası çıkınca ise, kıdem tazminatı artık fonda birikecek ve çalışanlar 10 yılın dolmasından itibaren ya da emekli olunca tazminat alabilecekler.

Fon Yasası çıktığında ise artık çalışanlar fonda birikecek olan tazminatlarını emekli olduklarında alabilecekler veya 10 yılı tamamlayınca alabilecekler. Bu durumda işveren işçiyi işten çıkardığında cebinden bir kuruş tazminat çıkmadığını görünce daha rahat
işçi çıkarabilecektir.

Tasarıya göre;
# Bağlı oldukları kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı bağlanması yahut toptan ödeme almak amacıyla hizmet akitlerini feshetmeleri halinde,
# İşverence hizmet akdinin feshedilmesi durumunda işçinin hak kazandığı yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı veya toptan ödemealmak amacıyla ilgili kuruma veya sandığa başvurması halinde,
# Adına en az 10 yıl Fona prim ödenen işçinin isteği halinde,
# İşçinin ölümü halinde kanuni mirasçıları,
fondan kıdem tazminatı almaya hak kazanacaklar.

Sağlık ;

Şu andaki kanunlarımıza göre kızlar evlenmedikleri veya sosyal güvenlik kapsamına girmedikleri sürece, ölünceye kadar anne veya babaları üzerinden sağlık yardımı alabildikleri gibi anne ve babaları vefat ederse kendilerine de yetim aylığı bağlanıyordu. Yeni sosyal güvenlik reformuyla genel sağlık sigortası sistemi geliyor ve öyle veya böyle 18 yaşına kadar herkes genel sağlık sigortası sistemine girecek. Ama 18 yaşından sonra ister evli ister bekar olsun ister çalışsın ister çalışmasın kendisi GSS primi ödemek zorunda kalacak. Geliri yoksa bunu devlet ödeyecek, geliri varsa kendisi ödeyecek. Yani 18 yaşından sonra kızlar veya erkekler GSS’nin içinde olacaklar.

DiÅŸ protez;

Diş protez konusunda yasada şöyle bir hüküm vardı. 18 yaşından önce olanlarla 45 yaşından sonra olan diş protezlerinin yüzde 20’si cebimizden çıkacaktı. Ama uzlaşmadan sonra bu 18 ve 45 yaş sınırı kaldırılıp normal yaşlardaki emekliler için yüzde 10, çalışanlar
için yüzde 20 katkı payıyla diş protezi yapılması uygulaması yapılması kararlaştırıldı. Uzlaşma konuları arasında bunu olumlu bir uzlaşma olarak sayabiliriz.

Emzirme Yardımı; 

Halen yürürlükte olan mevzuata göre, SSK’lılara doğum nedeniyle emzirme yardımı (süt parası) olarak 50 YTL, memurlara ise 2500 gösterge rakamı karşılığı olarak 120.88 YTL doğum yardımı ödeneği verilmektedir. Bu oran doğum tarihinde geçerli olan asgari ücretin onda biri tutarında olacak. Yani 58 YTL.

Gurbetçi İşçiler;

Yurtdışında çalışan gurbetçi işçiler emeklilik hakkına kavuşabiliyordu. Ancak yeni yasa tasarısına göre, sadece kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanabilecek. Taslakta, isteyen işçilerin emeklilik primlerini kendilerinin ödeyebilmeleri öngörülmüş. Yani, emeklilik primini işveren ödemeyecek, bunun yerine dileyen işçiler kendi emeklilik primlerini ödeyecekler.

Yasanın genel olarak getirdikleri ve götürdükleri böyle.Ben fazla bir getirisini göremedim ama mevcut durumda yazının ilk bölümünde açıkladığım gibi. Yasanın Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi oldukça muhtemel. Ama yasanın herkesimi tatmin edecek bir ÅŸekilde yeniden düzenlenmesi gelecek yıllarda yaÅŸanması muhtemel sorunların önüne geçmekte yararlı olacaktır.

Etiketler:

Etiketler: , , , , , , , , ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Teşekkürler Samet, beni kırmamış yazmışsın. Güzel bir derleme olmuş, eline sağlık.

yeni sos. güv. yas.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)


Add to Technorati Favorites