Madde Madde Geçtiğimiz Hafta#3
                              
Ekonomi Türkiye’nin gündemine her zaman kriz dönemlerde girmiÅŸtir.İşler biraz yoluna girdiÄŸi zaman ekonomi gündemin en altına atılır, unutulur. GidiÅŸat bozulduÄŸunda ise önceden alınması gereken önlemler, atılması gereken adımlar bir anda atılmaya çalışılır. Son dönemde yine aynı olaylar yaÅŸanıyor.
#Bugün cari açık mart ayı verileri açıklandı. Cari iÅŸlemler açığı Mart ayında 4.1 milyar dolara, Ocak-Mart döneminde ise 12 milyar dolara ulaÅŸmış oldu. Zaten Mehmet ÅžimÅŸek açıklamasında yıl sonunda 50 milyar dolarlık bir açıktan bahsediyordu. İlk çeyrekte 12 milyar dolara ulaÅŸan cari açık yılın ikinci döneminde özellikle de son çeyrekte yapısal olarak daha yüksek bir rakama ulaÅŸacağı göz önüne alınırsa 50 milyar dolarında üstünde bir rakamla yıl sonunda karşılaÅŸabiliriz. Cari açık finansmanında önemli kalemlerden olan yabancı sermayede 2008 Ocak Mart döneminde, 2007 Ocak-Mart dönemine göre %50 azalma meydana geldi. 2007 yılında 8 milyar dolar olan doÄŸrudan yabancı sermaye giriÅŸi 2008 yılında 4 milyar dolara geriledi. Aslında doÄŸrudan yabancı sermaye giriÅŸinin yanında portföy yatırımlarının da azalması Türkiye’nin dışarıdan nasıl göründüğünün bir göstergesidir. Artık Türkiye’ye eskisi kadar para giriÅŸinin olmaması ileriki dönemlerde özellikle cari açıkta daha önemli bir sorunlar doÄŸurabilir.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde cari açık ve büyüme aynı anda kontrol edilemez bir duruma geldi. Özellikle içinde bulunduğumuz gibi global likitide sorunu yaşandığında cari açığın yüksek çıkması enflasyon ile birlikte büyümenin önüne geçiyor. Bu yüzden büyümeyi tetikleyen kalemlerinde değişikliğe gidilip, turizim, hizmet gibi kalemlerdeki artış ile cari açık finansmanında yeni seçenekler oluşturmalıyız.
#Petrol yeni rekorunu da 125 doları geçerek kırdı. Merkez Bankası’ın faiz arttırımı sinyaline Kemal Unakıtan petrol fiyatlarının yüksekliÄŸini göstererek bir fayda getirmeyeceÄŸini ima etmiÅŸti. Petrol ve enerjide tamamen dışa baÄŸlı olan Türkiye’de petrol fiyatlarının artmasının enflasyon baÅŸta olmak üzere bir çok ÅŸeye yansayacağını düşünebiliriz. Petrol baÅŸlığını Kemal Unakıtan’ın sözleriyle tamamlayayım: “Bizde petrol kuyusu yok. Adam su arıyor petrol çıkıyor. ‘Yine petrol çıktı’ diyor. Bizde böyle bir ÅŸey yok. Enerji Bakanı’na dedim ‘İyi delin ÅŸunları.. Azerbaycan’da var, İran’da var, Irak’ta var, Suriye’de var, hatta Romanya’da bile var, çıkıyor görüyorum, bizde yok’ dedim. Burada bir enayilik var. Hiçbir ÅŸey yapamazsanız sınırlara gidin, yamuk delin. Sınır, o tarafa doÄŸru delin. Çünkü 200 dolara çıkabilir diye tahminler yapılıyor. Yani fevkalade rahatsız oluyorum. Enerji fiyatlarının artması Türkiye’yi menfi etkiliyor. Faturamız 40 milyar dolarlara yaklaşıyor.”
#Son olarak gündemde uzun zaman yer tutan Sosyal Güvenlik Reformu’nun getirdiÄŸi 65 yaÅŸ emeklilik sorunu ile ilgili Hürriyet Gazetesi’nin internet sayfası Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü ile yapılan röportaja yer vermiÅŸ. Bireysel emeklilik ile 56 yaşında emekli olabilineceÄŸi yer alıyor. Daha gündemden yeni yeni kalkan emeklilik ile ilgili yeni bir fırsat olabilir…
Etiketler: bireysel emeklilik, cari acik, dogrudan yabanc sermaye girisi, emeklilik, enflasyon, kemal unaktan, opec, petrol, sosyal güvenlik reformu
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


mrb kardeş öncelikle teşekkür ederim güzel va aydınlatıcı bilgileri paylaştığın için. nüyümeyi tetikleyici kalemlerde değişiklik yapmak şuan için doğrumu onu tartışmak gerekir diye düşünüyorum. dönem iti bariyle turizm sezonu açılmakta ve hizmet sektörü de buna bağlı olarak canlanma safhasında.aslında asıl büyüme kalemlerini regüle etmek en azından iyileştirme çabalarına gitmek daha mantıklı diye düşünüyorum. birde sosyal güvenlik reformunda bireysel emeklilik için bi rant yarışının startı başlamış gibi görünüyo.