Darbe Günlükleri 3
1 Aralık 2003
Bugün öğleden sonra Genelkurmay BaÅŸkanı bize verdiÄŸimiz özel çalışmaya cevap olarak bir takdim yapacaklardı. Öğleden sonra Genkur’a gittik ve takdimi dinledik. Takdim benim tahminimden daha detaylı hazırlanmıştı. Önemli konular vardı. Biz komutanlar olarak taviz vermez bir tutum içerisine girecektik.
Takdimi durdurarak sorular ile açtık. Aklımızda hep uyutuluyor muyduk endişesi vardı. II. Başkan (Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ-Nokta) güvenilecek bir general değildi. Kendi yararını ülke yararı üzerinde tutuyordu. Ve bize kesin cevaplar vermiyordu.
Genelkurmay BaÅŸkanı dahil hepimiz bu hükümetin esas amacının dini bir devlet esası getirmek olduÄŸunda hemfikir olmuÅŸ ve bugüne kadar olan eylemlerinin anayasaya aykırı ve hatta onu deÄŸiÅŸtirmek üzere planlandığını ama görünürde demokrasinin verdiÄŸi özgürlüklerden faydalandığını tesbit ettik. (…) Bir ara laiklik tanımı üzerinde tartıştık. AKP ile bizim laiklik anlayışımızda fark vardı. Ve bütün uyutmaca da buradan kaynaklanıyordu. Son olarak hepimize söz verdi. Kara Kuvvetleri Komutanı “Ben çok rahatsızım ve devlet elden gidiyor. Bir an önce bir sıkıyönetim içerisine girmeli” dedi. Bana söz verdiÄŸinde “Mademki hepimiz bu hükümetin anayasaya aykırı hareket ettiÄŸine eminiz, o halde 35. madde gereÄŸince anayasayı da korumak bizim görevimizdir. EÄŸer bir eylem planı yapılacaksa bu planın ne maksatla yapıldığının bilinmesi lazım. Bu nedenle burada bir karar vermemiz gerekiyor” dedim. Genelkurmay BaÅŸkanı bana dönerek “her ikiniz de açıkça konuÅŸmadınız ama söylemek istediÄŸiniz ÅŸey olamaz ve bize çok zemin kaybettirir. Yapacağımız baÅŸka ÅŸeyler var” dedi. Ben de “DoÄŸru söylüyorsunuz o telaffuz etmek istediÄŸimiz ÅŸeyden baÅŸka da ÅŸeyler olabilir. Mesela bu hükümete bir alternatif yaratmak gibi. Ama onun bile kararının verilmesi gerekir ki eylem planı ona göre hazırlansın.”
Bu önerimi kabul etmedi. O zaman boÅŸuna akıntıya kürek çektiÄŸimizi anladım. Niyetleri galiba bize bir ÅŸeyler yapıyor gözüküyor bizleri oyalamaktı. Benden sonra Org. Åžener ve Fırtına konuÅŸtular ve aynı ifadeleri kullandılar. Kararlılık göstermiÅŸtik. Genelkurmay BaÅŸkanı’nın rahatsız olduÄŸunu yüzünden okuyorduk. Bize yapılan takdimin sadece durum tesbitini CumhurbaÅŸkanı ve BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’a takdim edeceklerini açıkladılar. Benim kanaatim yine de bu toplantı yerine mesaj vermiÅŸti. Kimse Genelkurmay BaÅŸkanı’ndan bir kalkışma talebinde bulunmadı ama herkes için gittiÄŸi yere kadar gitmeye kararlı olduÄŸumuzu (o da) gördü. Bundan sonra bizlere yaklaşımlarının daha deÄŸiÅŸik olacağını tahmin ediyorum.
Özkök: Muhtıra yok!
3 Aralık 2003
Genkur. BaÅŸk.lığında YAÅž (Yüksek Askeri Åžura) Hazırlık Toplantısı (…) Önce Genelkurmay bize Pazartesi günü yaptıkları takdimin aynısını yaptılar ve Genelkurmay BaÅŸkanı sonra en kıdemsizden baÅŸlamak üzere tüm katılanlara söz verdi. Söz alanların ifade ettikleri konular sırası ile ve özet olarak aÅŸağıdadır.
Faruk Cömert:
AKP yerel seçimleri kazanırsa amacına ulaşabilmek için batıya daha fazla taviz verebilir, dolayısı ile haklarımızı da kaybedebiliriz.
Yener KarahanoÄŸlu:
Pozitif eylem için neredeyiz?
Acaba geç mi kalıyoruz? İcraatlarının izlenerek sonuçlarına göre karar vereceksek, geç kalabiliriz. Onlar nasıl tam demokrasiyi kullanıyorlarsa biz de onlara tam demokrasi ile mukabele etmeliyiz. Yani azınlık olarak çoğunluğa hükmedemeyeceklerini anlatmalıyız.
Orhan Yöney:
AKP’nin iktidar olmasına raÄŸmen muktedir olamadığı halka gösterilmelidir. Bu yönde eylemler yapılmalıdır. Zaman geçtikçe karşımızdaki kitle büyümektedir. Bunlar kadrolaÅŸtıkça geniÅŸliyorlar. Dolayısı ile zaman lehimize çalışmıyor. Bu nedenle ileride bir eylem yapmaya gidersek, alacağımız tedbirler çok sancılı olabilir. Eylemlerimiz Aralık 2004 dönemine kalmamalıdır. O tarihlerde AB, AKP’nin isteklerini yapacak, bu ise bizim aleyhimize olacaktır. Bu nedenle eskalasyonu hızlandırmalıyız. Halka bazı ÅŸeyleri açıkça anlatmalıyız. Yazarlar ve önemli kiÅŸiler ile temasa geçerek “EÄŸer demokrasiyi korumak istiyorsanız biz sizinleyiz” diye mesaj vermemiz lazım. Yargı bitmiÅŸtir. Yargıdan medet ummamalıyız. Ama yargıyı eski rayına oturtmak için destek vermeliyiz. DoÄŸal mütefiklerimiz, üniversiteler ve sendikalardır. Bu kurumlar bizlerden iÅŸaret beklemektedirler. Halktan uzaklaÅŸmışız, halka daha çok yaklaÅŸmalı ve ÅŸeffaf olmalıyız. AKP’nin hassas taraflarından biri de milletvekili dokunulmazlığıdır. Bu konuyu iÅŸlememiz gereklidir. Siyasete bulaÅŸmayacak ÅŸekilde derneklere üye olalım. Böylelikle kendimizi daha iyi tanıtır ve fikirlerimizi etrafa daha iyi yayabiliriz. Muhalefet partisinin üzerine daha çok gitmeliyiz. Bir gün müdahale etmek zorunda kalırsak siz de hesap vereceksiniz, mesajını onlara verelim. Bizi hafife alıyorlar.
Şükrü Sarıışık:
Bizim çok fazla zamanımız kalmadı. Onların icraatlarının demokrasi ile önlenmesi mümkün deÄŸil. Alternatif lazım. Kamuoyunun bizden beklentisi var. ÇoÄŸunluÄŸun hakkını gaspediyorlar. Erbakan kararı onları rahatlatmıştır. (Bugün Yargıtay Erbakan’ın sahtecilikten verilmiÅŸ olan iki buçuk yıla yakın hapis cezasını onadı.)
Fethi Tuncel:
Takdimde belirtilen hassas taraflarından hiçbirini istismar edemeyiz. Alternatif olarak karşılarına bir siyasi alternatif çıkaramayız. Basının desteğini alamayız. Eylem planını bir an önce tesbit edecek icraata geçmeliyiz.
Fevzi Türkeri:
Devletin bütünlüğü tehlikededir. Bu takdimi seçimden sonra BaÅŸbakan’a anlatmanın bir yararı yok. DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu’da bölücülük hız kazanmıştır. Ülkemiz süratle bölünmeye gitmektedir. Åžimdiden tedbir alınmalıdır. Basın, TÜSİAD, sermaye sahiplerini toplayıp bu iktidarın yaptıklarını anlatalım. Onları tarafımıza çekmeye çalışalım. Eylem planında çok zorluklar ile karşılaÅŸacağız. Toplum iktidarın yaptıklarına pembe gözlükler ile bakmaktadır. Yerel seçimlerden önce BaÅŸbakan’a bu iÅŸlerin böyle gitmeyeceÄŸini anlatalım.
II. BaÅŸkan:
Tablo kötü ama umutsuz olmaya gerek yok. Mart ayındaki seçimler önemli. Stratejimizin büyük kısmı yerel seçimlerden öne yapılmalı. Aksi halde işimiz zorlaşacaktır. Eylem planımızın tek zorluğu acaba toplum bu konuyu ne kadar biliyor? En önemli nokta bu. Acaba ne kadar insan bu durumun bu kadar vahim olduğunun farkında? Durum tesbitini kamuoyuna yansıtmalıyız. Halkın desteğini almaksızın bir eylem planı yapmak önemli değil. (Soru: Durum tesbitini kamuoyuna nasıl yansıtacağız.) Çeşitli kişiler ile görüşüyoruz. Ama adamlarımızı iyi seçmeliyiz. 28 Şubat konjonktürü farklıydı. Halk daha hazır değil.
Oktar Ataman:
Kötü bir tablo bedbin olmamak lazım. DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu’da bölücülük ve irtica iç içe beraberce hareket ediyorlar. Hızla bölünme noktasına gidiyoruz. Bu iktidar güvenliÄŸimize ae anayasamıza bir tehdittir. Bertaraf etmek için her ÅŸey yapılmaktadır. Kamuoyunun kazanılması gerekir. Medya patronları önemli. Bu kiÅŸiler birebir konuÅŸularak tarafımıza kazanılmalıdırlar. Eylem planını süratle geliÅŸtirerek icraata koymalıyız.
HurÅŸit Tolon:
Bu iktidar ne olduÄŸunu ortaya koydu. Ancak takiyyeye baÅŸvuruyor. Arkasında ABD, AB var. Bunlar OrtadoÄŸu’yu 1915′te yaptıkları gibi ÅŸekillendirmek istiyorlar. Bu hükümetten öncelikli tehdit bölücülük, sonra irticadır. İrtica bunların devlet yapısı içerisindeki kinin ifadesidir. Seçimden önce ikaz etmezsek önümüze aÅŸamayacağımız bir engel çıkacaktır. Halk bize sırtını çevirmez. Bu hükümet ulusal onurumuz ile oynamaktadır. Onur kırıcı bir durumdayız. Üniter yapımıza zarar verilmektedir. Bu iktidarın alternatifi var mı? Åžu anda yok gibi görünüyor. Muhalefete bu konu anlatılmalıdır. Dünya kamuoyuna açıklanan konular onurumuzu kırmaktadır. (Pek çok örnek verebiliriz. Bir örnek dil konusunda yaÅŸananlardır.) Uyum paketi altında hazırlananlar sadece bölünmemizi kolaylaÅŸtıracaktır.
Åžener Eruygur:
Söylenecekler söylendi. Sadece bir-iki konu ilave etmek istiyorum. Her ÅŸey elden gidiyor. ÖrneÄŸin Emniyet teÅŸkilatı jandarma ile yarışıyor ve onu kötüleyerek yükselmeye çalışıyor. Ayrıca WEB sayfası açmıştır ve BaÅŸbakan’ı destekliyorlar.
Yaşar Büyükanıt:
Ortaya konan stratejinin bazı gerekli parametrelerin ilavesi ile gözden geçirilmesi uygundur. Vahim bir tablo. Jeopolitik açıdan ABD ve AB ülkemize OrtadoÄŸu’da yeni bir rol biçmeye çalışmaktadır. Yeni model bir Türkiye yaratmaya çalışmaktadırlar. BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, ABD’ne gittiÄŸinde Fetullah Gülen ile buluÅŸtular. AK ismi bilinerek ve kasıtlı olarak Bediüzzaman’ın yazılarından alınmıştır. ABD, AB ve Türkiye’yi manipüle etmektedir. Direnmenin baÅŸladığı yerde ekonomi bir silah olarak kullanılmaktadır. Pozitif davranmalıyız. Acaba zaman mı geçti? Bence geçti. Dead line seçimlerdir. Eylem planında tedbirleri sıralamak kolay ama uygulanabilir olmalıdırlar. Kamuoyu desteÄŸi için en önemli kaldıraç basın yayındır. Bunu kullanmalıyız.
İbrahim Fırtına:
Eylem planının amacı anayasayı korumaktır. Takdimde TSK’nın eylem planını tek başına yapamayacağını belirtmek bir zafiyetir. Bu cümleler kayıtlardan çıkarılmalıdır. CumhurbaÅŸkanı ile müşterek hareket ÅŸart. Parlamento CumhurbaÅŸkanı tarafından feshedilmelidir. Yeniden anayasa yapılmalı ve bu anayasa kendini koruyacak her türlü imkan konulmalıdır. Bu hükümetle olmaz. Hukuki ÅŸartlar müsaittir. Gereken yapılmalıdır. CumhurbaÅŸkanı’nın yetkileri vardır.
Özden Örnek:
Takdimde yapılan durum tesbiti dışında ben de bir durum tesbiti yaptım. Burada bulunan herkes aynı fikirde. Bu bence en önemli konuydu. TSK zaman ile zemin kaybetmektedir. Bu ifadeyi halk desteÄŸi anlamında söylüyorum. İkinci tezkereden sonra ve bilhassa AÄŸustos 2004 ayındaki MGK yasasının çıkmasından sonra halkın TSK’ne karşı olan inancı zayıflamıştır. Ilımlı İslam diye bir ÅŸey Türkiye için mevzubahis deÄŸildir. Biz halkının çoÄŸunluÄŸu Müslüman olan bir toplumuz ve idare tarzımız da cumhuriyettir. Sakınmamız gereken en önemli konu bundan sonra aleyhimizde “dinsizler” propagandasının yapılmasıdır. Böyle bir tutum ile karşılaşırsak süratle ve kararlı bir ÅŸekilde cevap vermeliyiz. EÄŸer elimizde NATO tatbikatlarında olduÄŸu gibi ikaz endikatörlerini gösteren bir ışık levhamız olsaydı ÅŸimdi hepsi kırmızı olacaktı. Askerin söylediÄŸi yapılır ama bunun nedeni vardır. Zira askerin elinde silahı vardır ve bu silah askere bazı manevra yetenekleri verir. Silahımız bizim caydırıcılığımızdır. Bu nedenle “ben silahımı kullanmayacağım” diye açıklamalar yapmamalıyız. AKP’nin attığı her adıma aynı ÅŸiddetle ama çok kararlı olarak cevap vermeliyiz. Ben bunların bölüneceÄŸine inanmıyorum ve bundan sonraki seçimi de kazanacaklardır. O zaman geç olacaktır. Bölücülük ve bugünkü vahameti; bu durum tesbitinde bütün ÅŸiddeti ile vurgulanmalıdır.
Aytaç Yalman:
Söylenecekler söylendi. Kendimi suçlu hissediyorum (Genelkurmay BaÅŸkanı bu söz üzerine “neden kendini yalnız sorumlu hissediyorsun” diye sordu)1. Yalnız kendim deÄŸil, siz de benim kadar sorumlusunuz. Buradaki diÄŸer arkadaÅŸların sorumluluÄŸu bizden sonra gelir. Zamanı boÅŸuna geçirdik. Benim önerim hemen ve gecikmesiz eylem planına baÅŸlamak. Seçimden önce muhtıra vermeliyiz.
Genelkurmay Başkanı:
Teşekkür ederim, herkesin aynı fikirde olması güzel. Ben yüzde sekseni ile aynı fikirdeyim. Ama katılmadığım noktalar var. Açık konuştuğunuz için hepinize teşekkür ederim. Muhtıra vermeye niyetim yok. Bu hükümet gitmelidir. Demokratik yollardan bu işi halledeceğiz. Yapabileceğimiz bir çok şeyin olduğuna da inanıyorum.
Bu toplantı bence tarihi bir toplantıydı. Bir yıldır ilk defa yapılıyordu. Genelkurmay BaÅŸkanı’na onunla aynı fikirde olmadığımız mesajı verildi. O da kendinin yalnız kaldığını anladı. Görüntüye raÄŸmen direnmekte devam ediyor. Ama artık çok geç. Zira yasal olarak kendisi de geri dönemeyecek bir yola girdi.
Eylem planına ad konuluyor: SARIKIZ
6 Aralık 2003
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Åžener Eruygur’un isteÄŸi üzerine jandarma sosyal tesislerine gittik. Kara Kuvvetleri Komutanı ve JANGENKK ÇarÅŸamba günkü toplantıdan sonra çok rahatsız olmuÅŸlar ve bu arada Kuran kursları ile ilgili yönetmelik düzeltmesi yayınlanınca hepimiz de rahatsız olduk. Bilhassa bu hafta bütçe komisyonunda (TBMM Plan-Bütçe Komisyonu-Nokta) bir AKP milletvekili tekkelerin açılmasını isteyince hepimiz çok rahatsız olduk. Toplandık.
AY: (Aytaç Yalman-Nokta)
Ben bu iÅŸten çok rahatsız oldum ve kendime göre şöyle bir plan yaptım. Aralık ayında bunların, CumhurbaÅŸkanı’nın BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan ile görüşmelerini bekleyip eÄŸer ocak ayı içinde bir hareket olmazsa istifa edeceÄŸim. Hepimiz buna itiraz ettik.
ÅžE: (Åžener Eruygur-Nokta)
Buna gerek yok. Kabul etmiyoruz. Daha yapacağımız çok şey var.
AY’ın bazı rahatsızlıkları vardı. Kendini rahatlatmadan takıntıdan kurtulamayacaktı. Bu nedenle de Pazar günü tüm or’ları kahvaltıya davet etmiÅŸti. Buna neden or’lardan birinin vermiÅŸ olduÄŸu bir cevaptı. Hepimiz AY’ın istifa etmesini kabul etmedik. Ve kendimize göre bir eylem planı yapmaya karar verdik.
- Önce basını ele geçirmeye çalışacaktık. Bu nedenle ben MÖ’ı davet edecektim.
- Sonra rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökecektik.
- Sendikalar ile aynı şekilde hareket edecektik.
- Sokaklara afiş astıracaktık.
- Dernekler ile temas edip onları da hükümet aleyhine teşvik edecektik.
- Bütün bu olayları yurt çapında yapacaktık. Yukarıdakiler SARIKIZ olarak anılacaktı. Ayrıca bana ALABANDA isimli bir proje verdiler. Ben de onun hazırlığını yapacaktım.
Etiketler: none
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın