Ekonomik Tanımlar ( P – Y )
Para:
Değiş tokuşu sağlayan, değer standardı getiren ve satınalma gücünü saklamaya yarayan her şey.
Para arzı:
İşlem ve yatırımlarda kullanılmaya hazır para miktarının tümü. Belirli bir dönemde ekonomide bulunan para stoku.
Para arzı tanımları:
M0: Emisyon + bankalardaki TL nakit
M1: M0 + vadesiz mevduat
M2: M1 + vadeli mevduat
M2Y: M2 + Türkiye’de yerleşik kişilerin döviz mevduat hesapları (DTH)
M2R: M2 + Repo
M2YR: M2Y + repo
Paranın dolanım hızı (velocity):
Bir ekonomide her bir para biriminin belirli bir sürede kaç kez el değiştirdiğini gösteren ölçü.
Paranın değer kazanması (appreciation):
Bir ülke parasının başka ülkelerin paralarına göre değerinin artması. Bu değerlenmenin sonucunda parası değerlenen ülkedeki kişiler diğer ülkelerin mallarını daha ucuza almaya başlarlar.
Paranın değer kaybetmesi (depreciation):
Bir ülke parasının başka ülkelerin paralarına göre değerinin azalması. Bu değer kaybının sonucu olarak parası değer kaybeden ülkedeki kişiler diğer ülkelerin mallarını daha pahalıya almaya başlarlar.
Para politikası:
Merkez Bankası’nın hedeflerine ulaşmak için uyguladığı açık piyasa işlemleri, iskonto oranı ve munzam karşılıklar oranı politikalarının bütünü.
Paacshe Endeksi:
Ağırlık olarak cari dönemdeki fiyat ve miktarların kullanıldığı bir ağırlıklı endeks türü. Laspeyres endeksinde olduğu gibi temel devre değerlerinin uzun süre ağırlık olarak kullanılması bu ağırlıkların zamanla geçerliliği kaybetmesine yol açmaktadır. Bu sakıncayı ortandan kaldırmak üzere cari devre ağırlıkları kullanılabilmekle birlikte, cari ağırlığın her farklı dönemde yeniden hesaplanması zorunluluğu, pratikte Paasche endeksi formüllerinin çok az kullanılmasına neden olmaktadır. Paasche endeksi formülleri de fiyat için ve miktar için olmak üzere iki türlüdür.
Paasche tipi fiyat endeksinin Pq cari yıl fiyatını qn cari yıl miktarını P0 temel yıl fiyatını qo temel yıl miktarını göstersin.Buna göre belirli bir j malıiçin Pasche tipi fiyat ve miktar endeksi formülleri aşağıdaki şekildedir;
Pp= ∑ pn . qn / ∑ po . qn
Pq= ∑ qn . pn /∑ qo . pn
Peg:
Bir ülkenin parasının yabancı paralar karşısındaki değerini bir başka ülkenin ya da ülkelerin paralarından oluşan bir sepete bağlayarak belirlemeleri sistemi.
Piyasa riski:
Bankalar açısından piyasalarda ortaya çıkacak dalgalanma ve şoklar nedeniyle mevduat çekilişleri ya da dönmeyen kredilerle karşılaşılması riski.
Pozitif ekonomi:
Bir olgunun objektif olarak ortaya konulup analize tabi tutulmasının içeren ve değer yargılarına yer vermeyen ekonomi bilimi dalı. Ekonomi teorisi bu kategoriye girer. Burada gelir dağılımının bozuk olduğu ortaya konulur ve o kadarla yetinilir. Niçin bozuk olduğu ya da nasıl düzeltilmesi gerektiği tartışılmaz.
Rasyonel bekleyişler:
Sistematik olarak yanlış ya da taraflı olmayan ve ulaşılabilir bütün bilgileri kullanabilen bekleyişlere rasyonel bekleyişler adı verilir.
Reel GSYİH:
Enflasyondan arındırılmış GSYİH.
Reel faiz:
Elde edilen faizin enflasyondan arındırılarak ifade edilen şekli.
Refinansman:
Borcun başka koşullar taşıyan bir borçla değiştirilmesi işlemi. Bu uygulama daha çok faiz ya da alacaklı değişşimlerine yol açan bir borç koşulu değişimi biçiminde karşımıza çıkar.
Rekabet Kurumu:
Piyasalarda fiili anlaşmalar sonucu doğabilecek tekelleşme ve kartelleşmeleri önlemek, piyasaların rekabete uygun olarak çalışabilmelerini sağlamak üzere kurulmuş bulunan ve başkan dahil 11 kişiden oluşan kuruluyla karar alan organ.
Resesyon:
Belirli süreyle genel ekonomik faaliyetlerdeki gerileme.
Revalüasyon:
Bir ülkenin ulusal parasının yabancı ülkelerin ulusal paralarına karşı olan değişim değerinin (parite) yükseltilmesi işlemi.
Sabit döviz kuru rejimi:
Bir ülkenin ulusal parasını başka ülkelerin ulusal paralarına karşı belirli bir pariteyle sabitlemesi ve arz ve talep değişikliklerine karşı bu sabitliği bozmaması hali.
Sabit faiz:
Bir borcun faizinin, borcun ömrü süresince değişmeksizin kalması hali.
Say kanunu:
“Her arz kendi talebini yaratır” biçiminde özetlenebilecek olan klasik ekonomi yasası. Bu yasanın büyük ölçüde barter ekonomisinde geçerli olduğu, parasallaşmanın geliştiği günümüz ekonomilerinde geçerli olmadığı dikkate alınmalıdır.
Sermaye hareketleri dengesi:Ödemeler dengesindeki yurtiçinde yeleşik kişilerle yurtdışında yerleşik kişiler arasında gerçekleşen borç alıp verme işlemlerini ve sabit sermaye yatırımlarını içeren dengedir.
Sermaye piyasası:
Hisse senedi ve uzun vadeli borç senetlerinin ihraç edildiği ve alım satım işlemi gördüğü piyasa.
Sermaye Piyasası Kurulu:İlk kez halka arzlara izin veren ve menkul kıymet borsalarındaki işem ve kurumların denetimiyle yetkili kurum.
Senyoraj:
Kağıt ve madeni paranın basım giderleriyle piyasadaki değişlim değeri arasındaki fark nedeniyle devletin elde ettiği kazanç.
Sosyalist ekonomik yaklaşım:
Sermaye malları mülkiyetinin devlet elinde olmasını savunan yaklaşım.
Stand by düzenlemesi:
IMF’nin ihtiyaç içine düşen üye ülkelere destek vermek üzere yaptığı başlıca düzenleme. 18 aya kadar olan stand by düzenlemesinde üye ülkeye kotasının % 100′ü kadar; 3 yıla kadar olan stand by düzenlemelerinde (süresi uzatılmış fon kolaylığı) üye ülkeye kotasının % 300′ü kadar destek sağlanabilir. IMF son yıllarda bu limitleri istisnai hallerle sınırlı kalmak kaydıyla şabilmektedir.
Sürekli borçlanma yöntemi:
Bu yöntemde Hazine belirli miktar ve vadeleri içeren kağıtları sürekli olarak satışa sunar. Bu kağıtlar sabit ya da borçlanma ihalelerinde belirlenen faiz ortalamalarına bağlı olarak faiz taşıyabilirler.
Tasarruf (S):
Gelirin, elde edildiği dönemde tüketilmeyen bölümü. S = Yd – C
Tek hazine hesabı:
Kural olark kamu gelirlerinin tümünün toplnadığı ve kamu giderlerinin tümünün yapıldığı Hazine hesabı. Kural böyle olmakla birlikte uygulamada istisnaları vardır.
Teori:
Birden fazla neden – sonuç ilişkisinin birlikte bir disiplin halinde birleştirilmesinden meydana gelen bilgiler topluluğuna verilen isim.
Ticari banka:
Başlıca mevduat toplamak ve kişi ya da kurumlara kredi vermek suretiyle çalışan aracı kurumlar.
Toplam borç stoku:
Bir ülkenin belirli bir dönem sonu itibariyle iç ve dış borçlarının toplam tutarı. Bu hesaplamaya kamu kesimi iç borçlarıyla kamu kesimi ve özel kesimin dış borçlarının toplamı katılır.
Toplam borç yükü:
Toplam borç stokunun GSMH’ya oranıdır.
Toptan eşya fiyatları endeksi – TEFE (WPI): Ülke ekonomisinde üretim faaliyetleri içinde yer alan maddelerin fiyatlarında aydan aya ortaya çıkan değişimleri ölçmekte kullanılan endekse üretici fiyatları endeksi ya da toptan eşya fiyat endeksi adı verilir. TEFE, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından belirli bir baz yılı esas alınmak ve sepete dahil edilmiş bulunan çeşitli mal ve hizmetler için üreticilerden bilgi toplanmak suretiyle oluşturulan fiyat endeksidir. TEFE, toptancı aşamasındaki fiyat değişimlerini ölçen bir endekstir.
Tüketici fiyatları endeksi – TÜFE (CPI):
Belirli bir dönem içinde belirli bir kitle tarafından satın alınan mal ve hizmetlerle belirlenen bir sepetin fiyat değişikliklerini zaman içinde ölçen endekse tüketici fiyat endeksi adı verilir. TÜFE, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından belirli bir baz yılı ve hanehalkı anketleri kullanılmak suretiyle ağırlıklandırılmış olarak sepete alınan belirli mal ve hizmet sepetinin parasal değerinin baz yılına göre gösterdiği değişimi ölçmeye yarayan fiyat endeksidir.
Tüketim Harcamaları (C):
Mikroekonomi açısından bireylerin, makroekonomi açısından bütün toplumun belirli bir dönem içinde tüketim amaçlı olarak yaptığı harcamalar. Ekmek gibi hemen tüketiklen maddelere yapılan harcamaların yanısıra otomobil, buzdolabı, televizyon gibi hemen tüketilmeyecek olan dayanıklı tüketim maddelerine yapılan harcamalar da tüketim harcamaları arasında sayılır. C = Yd – S
Uluslararası Finans Kurumu (IFC):
Dünya Bankası grubunun özel kesim projelerine kredi veren kurumu.
Uluslararası Kalkınma Ajansı (IDA):
Dünya Bankası grubunun düşük gelirli en az gelişmiş ülkelere kredi veren kurumu. Kredileri faizsiz ve çok uzun vadeli olduğu için imtiyazlı kredilerdir.
Uluslararası Para Fonu (IMF):
Uluslararası parasal ve dış denge sorunlarının çözümü için 1945 yılında kurulmuş kurum. 2002 yılı itibariyle 183 üyesi bulunan IMF’nin merkezi ABD’nin başkenti Washington D.C.dedir.
Uluslararası rezervler:
Bir ülkenin uluslararası rezervleri Merkez Bankasının döviz ve altın rezervleriyle bankaların döviz rezervlerinden oluşur. Resmi rezervler yalnızca Merkez Bankası’nın döviz ve altın rezervlerini; resmi döviz rezervleri ise yalnızca Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinbi ifade eder.
Uluslararası Yatırımları Garanti Ajansı (MIGA):
Dünya bankası grubu içinde yer alan ve gelişme yolundaki ülkelere yönelik yabancı sermaye yatırımlarını, ticari olmayan risklere karşı garanti altna almak amacıyla bir çeşit sigorta hizmeti sunan kurumu.
Uyarlanmış bekleyişler (adaptive expectations):
Geçmiş deneyim, veri ve bilgilere dayalı olarak şekillenen bekleyişler.
Vade uyumsuzluğu:
Bankaların kaynaklarıyla kullanımları arasında ortaya çıkan zaman uyuşmazlığı. Örneğin bir bankanın ortalama mevduat vadesi 3 ay iken kredilerinin vadesi 1 yıl ise vade uyumsuzluğu söz konusu demektir.
Verimlilik:Üretimde kullanılan her birim girdinin yarattığı çıktı miktarı.
Vergi (T):
Devletin, kamu giderlerini karşılamak üzere ve kamu gücünü kullanmak suretiyle kişi ve kurumlardan aldığı pay.
Vergi dışı normal gelirler:
Türkiye uygulamasında kamu mallarının satışı, kiralanması, kamu teşebbüslerinden alınan temettü gelirleri gibi gelirlerden oluşaqn bütçe kalemi.
Yatırım (I):
Belirli bir dönemde sermaye stokuna yapılan ekleme.
Yazılı değer (Par Value):
Bir hisse senedi, tahvil yada bono gibi değerli kağıdın üzerinde taşıdığı değerin tamamı.
Yerel yönetimler:
Kendi özel gelirlerine ek olarak genel bütçeden yardım alan, özel bütçeli kuruluşlar. Başlıcaları belediyeler ve il özel idareleridir.


Yorum Yap