Arun Aleyküm – Utanın Ey İnsanlık

“Bugün ise işler belkide geri dönülmeyecek noktaya geldi.Kudüs’te bir okulda gerçekleşen saldırıda 8 İsrailli öldürüldü.Olayı Hamas ve adı daha önce duyulmayan Galile’nin Özgürlüğü isimli örgüt üstlendi.Saldırıdan sonra Gazze’de bayram havası oluşmuş durumda.Belki de kutladıkları son bayram olabilir.” 6 Mart tarihli küçük bir yazı yer almış sitede.

Geçtiğimiz hafta başlayan hava harekatını ardından, dün akşamdan itibaren İsrail karadan Gazze’ye girdi. Dün akşamdan itibaren dünya koltuklarına geçip canlı yayın ile savaşı izlemeye başladı. Karanlığa gömülü olan Gazze’yi atılan bombalar aydınlattı bütün gece. Yıllardır süre gelen Arap-İsrail savaşında başka bir perde gerçekleşiyor.

Yazının başında belirtmek gerekirse olabildiğince tarafsız, dini, ırkı olmayan bir insanın duyabileceği vicdan azabına sahip bir insanın, düşüncelerini yansıtmaya çalışıcağım. Ne, mail bombardımanı şeklinde gelen, içinde İsrail ürünlerini alırsanız böyle olur gibisinden saçma mailler gibi, ne de Hamas’ın Filistin mücadelesinde tek kahraman olarak gösterimesi gibi bir yazı yazmamaya çalışıcam. Savaşı anlatmak çok zor. O yüzden ne kadar dilimiz dönerse.

Tarihe bakıldığında 60 yıldır bu topraklarda  Arap – İsrail savaşının yaşandığını görüyoruz. Bu saldırıdan sonrada görülmüştür ki bu Yahudiler ile Müslümanların savaşı değil, yaşanan diğer savaşlarda olduğu gibi Arap- İsrail savaşıdır. Saldırılardan ne İran’dan, ne Suriye’den, ne Arabistan’dan sert bir kınama gelmediği gibi, Mısır sınırına giden Filistinlilerin üzerine de ateş açılmıştır. Filistinli Allah ile başbaşa durumdadır.

İsrail baskısı ile yaşayan Filistin halkına yapılan baskının, son yıllarda doruk noktaya ulaştığını biliyoruz. Neredeyse tamamına yakını fakirlikle boğuşan, İsrail tarafından yoğun bir sindirme baskısına maruz kalan bu insanlara, İsrail istediği zaman elektrik vererek, istediği zaman Mısır sınırını kapısını açtırarak kağıt üzerinde bir şehirde yaşamak zorunda bırakıyor. Yapılan baskının tarif edebilmek ne yazık ki çok zor.  Örneğin; üniversite tatili için ülkelerine gelen öğrencilerin, tatil bitimi ülkelerinden çıkamaması yüzünden dönem kaybetmelerinin bir tarifi olabilir mi?

İsrail’in bu harekata başlama gerekçesi Hamas’ın düzenlediği saldırılar olduğunu biliyoruz. İsrail’in “utanç duvarı” diye adlandırılan sınır hattına ördüğü duvar ile, Filistin’den gelen üzeri bomba sarılı intiharcıların sayısını yıllar geçtikçe azaltmayı sağlaması, duvarı örmek ile haklı olduğunu göstermişti.

İsrail’in teknolojisini de kullanarak dünyanın en güçlü ordularından birini yarattı. Hava kuvvetlerinde dünya’da 5. büyük güç konumunda. Sadece silah teknolojisinde değil tarımda da geliştirdiği sulama yöntemlerini dünya pazarına sunan bir ülke İsrail.  Elinde böylesi büyük bir güç mevcutken, saldırdığı yer ise dünyanın en kalabalık şehirlerinden birisi olan Gazze. Haberlere yansıdığı kadarıyla ölenler arasında Hamas militanları oldukça az sayıda. Tıpkı Irak’ta, Afganistan’da, Saray Bosna’da olduğu gibi olan yine çocuklara, kadınlara kısacası savaş ile alakası olmayan insanlara oluyor. İsrail’in haklı olabileceği bir noktada kullandığı aşırı orantısız güç ile bir anda bütün dünyanın tepkisini alması olası. Tabi hiç bir hukuk kuralına uymayan İsrail’in dünyayı dinleyecek olmasını beklememek gerek.

Bütün suçu İsrail’e yıkıp, Hamas’ı sütten çıkmış ak kaşık ilan etmekte oldukça yanlış. Evet İsrail tarafından Filistin halkına yaşatılan baskıyı göz ardı etmemek, yapılan antlaşma maddelerinin bir çoğuna İsrail’in uymadığını unutmamak , onları kendi topraklarında mülteci durumuna düşürdüğünü görmemek olamaz. Ama Hamas’ın İsrail halkına karşı saldırılarını da göz önüne almak gerekiyor. Duvarın ardından yolladıkları ve neredeyse tamamına yakını isabetsiz olan bu roketler ile hangi zafere ulaşacaklarını düşündüklerini anlayamıyorum. Olayın bu noktaya gelmesindeki en büyük pay ne yazık ki Hamas’ındır. İsrail’in eline çok büyük bir koz vermiştir. Ama bunun acısını ne yazık ki masum siviller çekmektedir.

İsrail’in Hamas’ın yaptıklarını Filistin halkına kesmesi, hastane, cami, okul demeden bombalaması ise insanın kanını donduran, kabul edilemez bir olay. Zavallı insanların atılan bombaların, yıkılan evlerin altında kalmasını sadece izlemekle yetinmek ise en kötü kısmı. Bütün bunları gördükten sonra çıkıp İsrail’in sadece kendini savunduğunu söyleyebilmek ise başlı başına bir insanlık suçu.

ARUN ALEYKÜM


Yorum Yap




Warning: curl_exec() has been disabled for security reasons in /home/cafekonomi/domains/cafekonomi.com/public_html/wp-content/themes/limau-orange-01/footer.php on line 26