Ergenokon Dalgaları
Ergenekon Operasyonu bu haftada genişleyerek devam etti. Yine kendi alanlarında çok önemli isimler göz altına alındı. İsimler bu kadar önemli olunca ister istemez bu isimlerin hangi suçları işlemiş olacağı akıllara geliyor. Sinan Aygün polisler tarafından göz altına alındıktan sonra suçunun “Atatürk’ü, Cumhuriyeti sevmek” oldugunu söyledi. Gerçekten göz altına alınan isimlerin suçları “Cumhuriyeti sevmek” mi? Aradan geçen bir yıldan fazla sürede ortaya bu kışilerin neden göz altına alındıgına dair bir iddianamenin hazır olmamasının gerekcesi bu kişilerin Cumhuriyeti ne kadar sevdiklerinin kanıtının mı araştırılması? Yoksa göz altına alınan isimler Akp hükümetinin karşısında daha mı dik durmakla suclanacaklar, ya da derin devlet kurmakla?
Blog tutmanın belkide en zevkli, en yararlı yanı burası. Önceki yazıları göz önüne alarak yaşanan olayların gidişatını, gelişmelerini yorumlayabilmek. Yukarıdaki paragraf 5 Temmuz tarihli. Aradan 5 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen Ergenekon Operasyonu nereye doğru gittiği belli olmadan ilerliyor. Yine çeşitli şehirlerden birbiri ile hiçbir ilgisi olmayan insanlar aynı suçtan bir araya getirildi. “Hayatı boyunca muhalif olmuş, aykırı gitmiş sosyalist aydın Yalçın Küçük ile hayatı boyunca düzenin simgesi olmuş sağcı aydın Kemal Gürüz’ü herhalde anca Ergenekon soruşturması biraraya getirebilirdi. Herhalde anca Ergenekon soruşturması onların isimleriyle Susurluk sanığı eski polis özel harekâtçısı İbrahim Şahin ve Sivas’ta bombalarla yakalanan eski ülkücülerin isimlerinin aynı çerçevede anılmasına yol açabilirdi.” diyerek özetlemiş Murat Yetkin köşesinden.
2007 yılında Ümreniye’de bir gecekonduda bulunan el bombaları ile başlayan Ergenekon Operasyonu, dönem dönem yeni göz altı dalgaları ile devam ediyor. Olayın üzerinden geçen sürede bir çok isim göz altına alınırken, bu isimlerin düşünce yapıları ile bir birinin yakınından geçmemiş olmasıda operasyonun kişilere yapıştırdığı suçlamaların doğrulu, gerçekçiliği hakkında soru işaretleri doğuyor. 5 temmuz tarihli yazıda değinilen bu isimlerin ne ile suçlandıkları ise bu tarih itibariyle hala bir başka soru.
Bu operasyon hükümetin başına geçtiği ve akp karşıtı olan kişilerin sindirilme operasyonu mu? Yoksa Türkiye demokrasi tarihinin bir kırılma noktasını mı yaşıyoruz? Örneğin, 1 Temmuz sabahı bir başka gözaltı dalgası ile tutuklanan Sinan Aygün. 1 temmuz gününe kadar hükümet aleyhine hazırladığı birçok rapor ve verdiği demeç ile basında görünüyordu. Aslında yaptığı açıklamaların neredeyse tamamı doğruydu. Kısa bir süre göz altında tutulduktan sonra serbest bırakılan Sinan Aygün’ün o günden sonra hiçbir demecine, raporuna rastlamadım. Eğer ki bu operasyon sivri uçları törpüleme operasyonu ise, operasyon başarıya ulaşmışa benziyor. Madem Sinan Aygün’ü sabahın köründe, bütün Türkiye’yi ayağa kaldırarak gözaltına alıp, suçsuz olduğunun belirlenmesi ile serbest bırakılacaktı, o zaman bu insanları töhmet altında bırakmanın anlamı neydi? Ellerinde madem delil yoktu, Sinan Aygün’ü susturmak, korkutmak maksadıyla mı çıkarıldı onca gürültü? Sinan Aygün örneğini vermemdeki kasıt, Sinan Aygün’ün bu kişiler arasında en bilinen, en medyatik olanlarının başında gelmesiydi.
Öte yandan, birçok yüksek rutbeli askerin gözaltına almak hatta Yargıtay Onursal Başkanı Sabih Kanadoğlu’nun evinde arama yapabilmek çok kolay yapılabilecek bir olay değil. Ergenekon Operasyonu için görevli savcı Zekerriya Öz’ün elinde sıradan olmayan, çok önemli kanıtların olması gerekiyor. Göz altına alınan ilk grup için suçlama “ Halkı silahlı isyana tahrik, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak”tı. Yaşanan son dalga ve daha önceki dalgalarda göz altına alınan kişilerin ne ile suçlandıkları belirsiz.
Bu kadar uzun süredir devam eden Ergenekon Operasyonu sonucunda alınacak kararlar Türkiye açısından kırılma noktası oluşturacak. Bu kişiler ya gerçekten terör örgütü kurdular ( ki şuana kadar yaşananlar dahilinde bu sonuca ulaşmak çok zor) ya da bir kaç gün önce İsrail’in yaptığı operasyonları hukuka, insanlığa bağdaşmadığını söyleyen başbakan, kendi ülkesinde eşi benzeri görülmemiş bir hukuksuzluğu meydana getirilmesini yönetti, yönetiyor.


Yorum Yap