<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cafekonomi.com &#187; Gündem</title>
	<atom:link href="http://www.cafekonomi.com/kategori/gundem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cafekonomi.com</link>
	<description>Masamız, Sandalyemiz Yok; Lakin Söyleyecek Sözümüz Çok</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Sep 2010 15:46:54 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Anayasada Yeni Rötuşlar</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/anayasada-yeni-rotuslar.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/anayasada-yeni-rotuslar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Mar 2010 12:45:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[1961 anayasası]]></category>
		<category><![CDATA[1982 anayasası]]></category>
		<category><![CDATA[Akp hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[seçim sandığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=1037</guid>
		<description><![CDATA[
2011 genel seçimlerine yaklaşık 1 yıllık bir süre kalmışken, ankara&#8217;nın gündemi itibariyle türk halkı genel seçimler öncesi bir kez de referandum için sandık başına gidecek. hükümetin hazırladığı anayasa değişikliği paketine muhalefetin sert eleştiriler getirmesi ve meclisten 367 kabul oyu alamayacak olması yüksek bir ihtimalle bizleri yaz mevsiminin ilk ayında sandık başına götürecek. akp hükümetinin iktidar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1038" title="plastik sandık" src="http://www.cafekonomi.com/wp-content/rsm/800px-Election_MG_34551.JPG" alt="plastik sandık" width="403" height="269" /></p>
<p style="text-align: justify;">2011 genel seçimlerine yaklaşık 1 yıllık bir süre kalmışken, ankara&#8217;nın gündemi itibariyle türk halkı genel seçimler öncesi bir kez de referandum için sandık başına gidecek. hükümetin hazırladığı anayasa değişikliği paketine muhalefetin sert eleştiriler getirmesi ve meclisten 367 kabul oyu alamayacak olması yüksek bir ihtimalle bizleri yaz mevsiminin ilk ayında sandık başına götürecek. akp hükümetinin iktidar koltuğuna oturduğu 7 yıl boyunca muhalefetle hangi konular üzerinde fikir birliğine vardıklarını düşünüyorum da pek bir başlık çıkmıyor ortaya. hatırlayabildiklerimin başında kuzey ırak&#8217;a yapılan hava saldırıları öncesi meclis&#8217;ten alınan tezkere geliyor. bir ikincisi de cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde mhp&#8217;nin akp ile anlaşması. bunun dışında meclis&#8217;in fikir birliğine vardığı bir üçüncü başlık yok. ne acı!</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1037"></span></p>
<p style="text-align: justify;">12 eylül 1980 askeri darbesi sonrası hazırlanan ve 18 ekim 1982&#8242;de yürürlüğe giren 1982 anayasası&#8217;nın birçok maddesi  belirli dönemlerde değişikliklere uğradı. en önemlisi türkiye&#8217;ye ab yolunu açacağı düşüncesi ile yapılan 2001 yılındaki değişiklikler olmuş, ab&#8217;ye uyum için daha çok hürriyet, daha çok hak, daha çok demokrasi amacını taşıyan değişiklikler o dönem avrupa birliği tarafından beğenilip, onaylanmıştı. birçok kez değişikliğe uğrayan ve en önemlisi darbe anayasası olan 1982 anayasasının bu ülkeye yetmediğini, birçok uygulamanın hukuk devleti yapısına uymadığını ve yeni bir anayasanın hazırlandığı gerçeğini artık kimse inkar etmiyor. yine bir darbe anayasası olan &#8211; fakat türkiye&#8217;nin gördüğü en demoktarik, en özgürlükçü anayasasıdır-  1961 anayasasından gelen ve dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan askeri mahkemeler ile çift başlı bir yargı sistemin olması hukuk devleti anlayışının temellerine vurulan bir darbedir.</p>
<p style="text-align: justify;">akp&#8217;nin değiştirmeyi düşündüğü anayasa maddeleri arasında şüphesiz en önemlisi hsyk&#8217;nın yapısını değiştirecek olan madde. sanırım hazırlanan değişikliğin amacı da yargıya müdahale yolunun açılması. bu paketin geçirmek için de etrafını süslemeye devam ediyorlar. 12 eylül darbecilerini yargılama yolunu açacak değişiklik de bunların en başında geliyor. yıllardır samimiyetsizliğin en büyük örneğini gösteren başbakan ve ekibinin, anayasa değişiklik paketini desteklemesini istediği muhalefeti bir samimiyet sınavına sokuyor olması gerçekten çok ironik.  &#8221;daha çok&#8221;ların hepsini isteyen akp hükümeti hazırladığı bu paket ile yerel seçimlerden önce bir nevi kamuoyunun nabzını ölçecek. ülkemizde futbol takımı destekler gibi siyasi parti desteklendiği gerçeğini göz önüne aldığımızda referandum öncesi neyi oylayacağını bile bilmeden sandık başına giden milyonlarca insanın olacak olması, türkiye&#8217;de sözüm ona demokrasinin nasıl işlediğini ya da işlemediğini bizlere gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">mevcut konjonktürel yapı akp hükümetinin yeni bir anayasa yapma olasılığını ortadan kaldırıyor. gerek anayasa mahkemesi&#8217;nin vermiş olduğu &#8221; laiklik karşıtı eylemlerin odağı&#8221; haline geldiği kararı, gerekse de akp hükümetinin demokrasiye bakış açısı ve benim dediğim budur gelin anlaşalım demesi akp tarafından bir anayasa hazırlanması imkansız kılıyor. &#8220;gerekirse hukuk&#8217;un arkasından dolaşırız&#8221; diyen bir hükümet anlayışı ile yönetilen bir ülkeye dünyanın en demokratik, en özgürlükçü anayasası oluşturulsa zihniyet değişmedikten sonra yaşanacak sıkıntılar hiçbir zaman değişmez.</p>
<p style="text-align: justify;">önümüzdeki seçimlerde değişecek bir şey var ki değinmeden geçmeyelim. hazırlanan taslakla yıllardır seçimlerde kullanılan tahta sandıklar yerlerini plastik ve şeffaf sandıklara bırakıyor. türk demokrasisine hayırlı olsun.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fanayasada-yeni-rotuslar.html&B'+rc+'=Anayasada+Yeni+R%C3%B6tu%C5%9Flar&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/anayasada-yeni-rotuslar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taraftarlık Nereye Koşuyor?</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/taraftarlik-nereye-kosuyor.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/taraftarlik-nereye-kosuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 02:45:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[taraftarlık]]></category>
		<category><![CDATA[türk sporu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=1012</guid>
		<description><![CDATA[
cumartesi günü diyarbakırspor &#8211; bursaspor maçında yaşananları gördükten sonra yaşadığımız bu ülke hakkında olumlu şeyler düşünen sanırım yoktur. ne sevinmeyi biliyoruz, ne üzülmeyi, ne tepki tepki vermeyi, ne nerede duracağımızı. futbolcuların stadyuma polis otobüsüyle geldiği, polis kaskıyla stadyumdan kaçırıldığı gazetecilerin, futbolcuların, hakemlerin üzerine bilumum yabancı maddenin ve koca koca taşların atıldığı bir futbol maçıydı kağıt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1016" title="türk sporu" src="http://www.cafekonomi.com/wp-content/rsm/191.jpg" alt="türk sporu" width="400" height="307" /></p>
<p style="text-align: justify;">cumartesi günü diyarbakırspor &#8211; bursaspor maçında yaşananları gördükten sonra yaşadığımız bu ülke hakkında olumlu şeyler düşünen sanırım yoktur. ne sevinmeyi biliyoruz, ne üzülmeyi, ne tepki tepki vermeyi, ne nerede duracağımızı. futbolcuların stadyuma polis otobüsüyle geldiği, polis kaskıyla stadyumdan kaçırıldığı gazetecilerin, futbolcuların, hakemlerin üzerine bilumum yabancı maddenin ve koca koca taşların atıldığı bir futbol maçıydı kağıt üstünde. futbolun hiçbir unsurunun barınmadığı bu maç takip ettiğiniz üzere tamamlanmadı.</p>
<p style="text-align: justify;">bundan sonra bahsedeceklerimin dün oynanan futbol maçı ile alakası olmamakla birlikte türk insanının spora yaklaşımını açıklamaya yönelik olacaktır. sporun her dalı sosyal yaşantının getirdiği sıkıntılardan uzaklaşmaya, kişisel gelişime bir araç olarak görülmüştür dünyanın her yerinde. ne yazık ki dünyada süregelen bütün kuralların farklı algılanıp, uygulandığı ülkemizde spor ve spor ile ilgili tüm terimlerde bundan nasibini alarak kendi kuralları ile oynanır olmuş. bu konudaki yanlışları gidermek için hiçbir şey yapmadığımız gibi, aksine kendi yanlışlarımızdan doğruya ulaşacağımızı düşünerek yaklaşıyoruz olaylara. bütün bu olayları da koltuklarına sıkı sıkıya oturan, çözüm adına yıllardır hiçbir şey yapmayan yöneticilerden bekliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1012"></span></p>
<p style="text-align: justify;">türk toplumunun ekonomik, sosyal ve kültürel olarak belirli bir çıtayı yakalayamamış olması günlük yaşantının yönünü belirlemesinde önemli bir faktör olmakla birlikte son yıllarda spor müsabakalarında yaşanan olayların açıklanmasında tek başına yetersiz kalıyor. başarılıyı alkışlamak en azından başardığının sevincini yaşamasını sağlayabilmek, taraf olmayı anlayabilmek, üzüntü ve sevinci uçlarda yaşamamak belirli bir tribün kültürünün getirdiği şeylerdir. hayatın koşturmacasını bir kenara bırakıp tribüne gelen tarafların, günlük sıkıntılarından arındıkları yer olarak tribünleri görmeleri bu yaşanan olayların altında yatan en önemli unsur olarak görülebilir. evde ailesiyle, işte patronuyla, okulda hocasıyla tartışan, bu olayları içine atanlar tribüne gelip bir nevi deşarj oluyor. ödedikleri bilet ücretleriyle attıkları taşların, ettikleri küfürlerin parasını vermiş oluyorlar. ekranlara tarafı olmayan kişilere büyük bir hırs ile taş, şişe, pil atarken yansıyan bu kişilere karşı hiçbir cezai yaptırımın uygulanmıyor olması da bu kişilerin iki hafta sonra aynı tribünde yer almasını sağlıyor. ardından girilen kısır döngüde canı yananlar yandıkları ile, taşı atanlar attıkları ile kalıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">milyar dolarlar ödenerek alınan yayın ihaleleri de eşeğe giydirilen altın semer olarak kalıyor. yaşanan olaylarda yaralananlar hala koltuklarına sıkı sıkı sarılan yöneticilere hafif geliyor. alınması gereken kararları almak için daha çok kişinin canının yanmasını bekliyorlar. samimi olmayan demeçleri ile ekranlarda boy göstermeye devam ediyorlar. peki çözüm nerede?</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Ftaraftarlik-nereye-kosuyor.html&B'+rc+'=Taraftarl%C4%B1k+Nereye+Ko%C5%9Fuyor%3F&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/taraftarlik-nereye-kosuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Yıllardan Yıldırdılar</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/yeni-yillardan-yildirdilar.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/yeni-yillardan-yildirdilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 17:13:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaan karabacak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=919</guid>
		<description><![CDATA[Her yılbaşında klişeleşmiş olaylara,  söylemlere,  eğlencelere rastlamak söz konusu günün bir an önce bitip geçmesini dilememe sebep olmaktadır(yeni yıl dileğim). Hadi bunu batılı adam kutluyor, onu anlarım çünkü onun dini bayramı filan(aslında din min hikaye, herifler eğlenecek yer arıyor sadece). İyi de sana ne oluyor be hey özenti dallama! Esasen seni de suçlayamıyorum be güzelim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her yılbaşında klişeleşmiş olaylara,  söylemlere,  eğlencelere rastlamak söz konusu günün bir an önce bitip geçmesini dilememe sebep olmaktadır(yeni yıl dileğim). Hadi bunu batılı adam kutluyor, onu anlarım çünkü onun dini bayramı filan(aslında din min hikaye, herifler eğlenecek yer arıyor sadece). İyi de sana ne oluyor be hey özenti dallama! Esasen seni de suçlayamıyorum be güzelim. Hedefimiz “Muasır medeniyetler seviyesi” iken senden Filistin’in yasını tutmanı ya da kapitalizme eleştirel yaklaşmanı beklemek abesle iştigal olurdu.</p>
<p style="text-align: justify;">Deniyor ki bizde yılbaşı kutlamaları sadece yeni yıla güzel bir başlangıç vesilesiyle kutlanıyormuş. Yani asla dini, manevi bir amaç yokmuş. Yav kardeş tamam sana Hıristiyansın demedik zaten ama bu resmen bahaneden başka bir şey değil. Ne yani batılı yeni yılı kutlarken ibadet filan mı yapıyor sanıyorsun? Yukarıda dediğim gibi din, min hikaye, herifler sadece eğlenecek, coşacak yer arıyorlar. Kapitalist sistemin dayattığı(veya kullandığı) bu günlere çok aşinayız (bkz:sevgililer günü).</p>
<p style="text-align: justify;">Burjuva eğlence anlayışını da anlamış değilim. Partiymiş, barmış ne lan bu? Neden bir insan(veya topluluk) evinde eğlenmeyi beceremez. Becerememekten ziyade bu arzulanır bir şey değildir. Zira ne kadar çok para harcıyorsan o kadar çok eğlenmiş oluyorsun(ya da ego tatmini). Evde eğlenmek ise buna benzemez. Küçük burjuva ev partileri(öğrencilerden bilirsiniz) verir ama bu ekseri önemsiz günler içindir ve asıl partiler(barlarda yapılanlar) öncesinde ön sevişme gibi bir şeydir. Ben diktatör olsaydım ilk işim bu yerleri kapatmak olurdu(bar, disco ve sonra da alışveriş merkezlerini). Başlarım böyle özgürlüğün içine! Stalin’e bazen hak veriyorum doğrusu! Sadece burjuva için parlıyorsa Güneş’i bile söndürürüz(Lev Troçki).</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni yılınızı kutlamıyorum. Benim böyle burjuva adetlerim hiç olmadı. E tabi dışarıda yeni yılımı kutlayan olursa mecburen ben de onunkini kutlamak zorunda kalıyorum. O kadar kusurumuz olsun!</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fyeni-yillardan-yildirdilar.html&B'+rc+'=Yeni+Y%C4%B1llardan+Y%C4%B1ld%C4%B1rd%C4%B1lar&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/yeni-yillardan-yildirdilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
