%47

23 Aralık 2008 Fibonacci Kategori: Haber Yorum Yok »

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde rektörlük seçiminde oyların yüzde 47’sini alan Prof. Dr. Sedef Gidener’in YÖK’ün Çankaya Köşkü’ne gönderdiği listede ilk sırada olmasına karşın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün oyların yüzde 15′ini alan ve ikinci sırada bulunan Prof.Dr. Mehmet Füzün’ü rektör atamasında mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme verdiği bu kararla bir ilke imza attı. İlk kez bir mahkeme Cumhurbaşkanı’nın verdiği bir kararı durdurdu.

AddThis Social Bookmark Button

Ak – ekonomi

20 Kasım 2008 Fibonacci Kategori: Ekonomi, Haber Yorum Yok »

Ekonomik krizin hikaye kısmını geride bırakmaya çok yaklaştık. Neydi o hikaye? Yıllardır faaliyette bulunan bankaların batmasını, ayda binlerce dolar kazanan Abdli zavallı! bankacıların işlerine son verilişlerini “ahh”lar “vah”lar içinde izlemiştik. Acıklı hikaye kısmını bitirdikten sonra krizin gerçek yüzünü göreceğimiz, asıl etkilerinin ortaya çıkacağı kısma yani bizim “ahh”lar “vah”lar çekebileceğimiz bölüme hızla ilerliyoruz.

10 Kasım tarihli yazının girişinde krizin hikaye kısmının bittiğinden ve reel sektörün etkilenmeye başladığından bahsetmiştim. Hemen hemen her sektörde işçi alımları durduruldu, üretim yapan fabrikaların bazıları fabrikayı kapatırken, bazılarıda ciddi anlamda üretimi azalttı. Cuma günü ise Türkiye’nin önde gelen bankalarından Akbank 1700 personelini işten çıkarttı. İşlerini kaybetmeyen şanslı kesimi ise, daha çok mesai, daha çok baskı, her an işten çıkartılabilmenin getirdi psikoloji bekliyor. Diğer bankalarda da işten çıkartmaların her an başlayabileceği söyleniyor.

İşlerini kaybedecek olan bir diğer finans sektörü mağduruda “brokerlar.” İşletme-iktisat okuyup, finans alanında çalışmak isteyen bir çok yeni mezunun hayallerindeki meslek broker olabilmekti. Imkb’de bilgisayar başında para yönlendiren bu insanlara imrenerek bakanların (ben dahil) artık brokerlara acıma vakti geldi.

İmkb’nin çalışmaya başladığı ilk yıllarda borsadaki emirler tahtaya yazılarak işleniyordu. Çalışan eksikliği nedeniylede çok çok iyi paralar alıyorlardı brokerlar. Ama gelişen teknoloji ile birlikte brokerlara eskisi kadar ihtiyaç kalmadı. Broker mesleğinin de miladı doldu. 1 Ocak 2009′da Spk kararı ile İmkb’de görev yapan broker sayısı azaltılacak. Böylece ekranlara bilgisayar başında çökmüş bir şekilde -belkide sadece “şov” yapan- yansıyan brokerler gerçekten çökecek.

Krizin reel sektörün asıl etkileneceği dönem Şubat-Mart dönemi olacak. Gelir gider dengesini sağlayabilmek için mümkün olduğunca kemerler sıkılacak. Bu dönemde işçi çıkartan şirketlerin yanı sıra kepenk indiren şirketleri de görebiliriz.

Başbakan iki hafta önce Imf ile yeni bir anlaşma yapılacak mı sorusu üzerine “ümüğümüzü sıktırmayız” demişti. İki gün öncede yeni bir anlaşmanın olacağını söyledi. Kriz döneminde büyük konuşmamak gerekiyor. Hem de konuştuğumuz ülke Türkiye gibi her on yılda bir kaç önemli kriz yaşayan bir ülke ise hiç konuşmamak gerekiyor. “Krizin teğet geçtiği” ülke “hamdolsun” krizden hiç etkilenmiyor.

AddThis Social Bookmark Button

Doğalgaz Zammı ve Botaş

14 Kasım 2008 Fibonacci Kategori: Ekonomi, Haber Yorum Yok »

“Enerji devi Gazprom’un Sözleşmeler ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Müdürü Komlev,petrol fiyatlarının mevcut düzeyde kalması durumunda Türkiye’nin gelecek yıl Gazprom’dan satın alacağı doğalgazın fiyatının %20 ucuz olabileceğini söyledi”

Krizin etkisini iyiden iyiye hissettiğimiz bugünlerde, geçtiğimiz hafta doğalgaza yapılan %22,5 lik zam tepkilere yol açmış, hükümet ise doğalgaz zammını petrol fiyatlarının aşırı yükselmesine bağlayarak zammın savunmasını yapmıştı.

Aslında doğalgaza zam yapılacağı beklentileri çok kuvvetliydi. Bunun nedeni de Türkiye’nin doğalgazı ihraç ediyor olması ile açıklayabiliriz. Petrol ve doğalgaz piyasasındaki fiyatların geriden uygulanıyor olması alınan zam kararlarında, şuandaki fiyatlarının değil 6 ay önceki fiyatların dikkate alınmasına neden oluyor. Hal böyle olunca önümüzdeki aylarda doğalgaza yeni zamların gelecek olması kuvvetle ihtimal. Zira İran’dan aldığımız doğal gaz 9 ay geriden, Nijerya’dan, Cezayir’den, Azerbaycan’dan aldığımız da 6 ay geriden uygulanıyor. Petrol fiyatlarının 2008 Temmuz ayında rekor kırdığını hatırlatmaya da gerek yoktur herhalde.

Doğalgaza yapılan zamların nedeni maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının uygulanıyor olması.Tıpkı elektrik ve akaryakıtta olduğu gibi. Doğalgaz maliyetlerinin Aralık 2007 itibariyle metreküp fiyatının 0,5414 olduğunu ve neredeyse Kasım ayı fiyatının yarısına denk geldiğini yukarıdaki grafiktende görebilirsiniz. Ocak ayında yapılan %8,55 lik zam doğalgaza yapılan zam furyasının ilkiydi. Ocak ayından sonra Temmuz ayında %17,87,Ağustos ayında 40,44 ve son yapılan %22,5 lik Kasım ayı zammı ile 11 ayda doğalgaza yapılan zam %82,15 arttı.

Botaş’ın doğalgaz zammı sonrasında konuşulan bir başka konuda Botaş’ın sattığı doğalgazın karşılığında parasını alamamasıydı. Doğalgaz satın alan Botaş’ın parasını tahsil edememesi yüzünden, borçlarını ödeyemediğini ve bankalardan kredi kullanmak zorunda olduğuğunu biliyoruz. Botaş Genel Müdürü ise zamların Botaş’ın alacakları ile ilgili olmadığını geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Ama Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu 2007 raporuna göre, Botaş’ın alacaklarını tahsil edemediği için bankalardan kullandığı kredinin 2 milyar Ytl yi bulduğu yer almıştı.Ayrıca 2.6 milyar ytl ödenmeyen vergi borcu bulunuyor.

Botaş’ın alacaklarını tahsil edemediğini belirtmişken Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Botaş’a olan borcu 677 milyon Ytl. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu borcu ödeyebilmek için Ego’nun özelleştirilmesi bekleniyor. Her ne kadar İ.Melih Gökçek Ego’nun özelleştirilmesi ile yaratılacak kaynağın metro yapımında kullanılacağını belirtse de Erdoğan’ın geçtiğimiz aylarda Gökçek’e karşı yaptığı “Botaş’a borcunu öde” çıkışı akıllarda.

Son olarak, yapılan araştırmalarda Türkiye’de bir ailenin elektrik dahil aylık enerji faturası 208 Ytl olarak hesaplanmış. Önümüzdeki aylarda elektrikte zamlardan nasibini alacak çünkü elektriğin büyük kısmı doğalgaz ile üretiliyor. Elektirik ve doğalgaza yapılması olası olan yeni zamlar ile bu fiyatta yukarıya doğru çıkacak. En mantıklı seçim ısınmak için kömüre geçiş yapmak. Zira hükümet eylül ayı sonuna kadar 932 bin ton kömür dağıtmış ve yıl sonu hedefleri 1 milyon 743 bin ton. Anlaşılan yerel seçimler öncesi doğalgaz yüzünden tepki alan hükümet kömür yardımları ile aradaki farkı kapatmaya çalışıyor.

AddThis Social Bookmark Button

O…. Çocukları

07 Kasım 2008 Fibonacci Kategori: Haber 1 Yorum »

Üzmez konusu her açıldığında, ‘O bir peygamber ya da melek değil! Günahın her çeşidinden tatmaya meyilli yaratılmış senin ve benim gibi bir insan’der, konuyu kapamaya çalışırım…Allah’tan başkasını Rab olarak kabul etmeme sözü vererek imtihan salonuna bir damla olarak düşen hiçbir insan, günah işlemeyeceğine dair Allah’a söz vererek dünyaya gelmedi…

İnsanların özelini araştırmanın, günahını açığa çıkarmanın ve yaymanın haram olduğu ve günahı açığa çıkaranın da ciddi bir şekilde tehdit edildiği bir imtihandayız…

Hiç kimseye gizli işlediği bir günahını açığa çıkarma lüksünün de olmadığını bilelim… Allah resulü ne güzel buyuruyor; ‘’ Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama sabah olunca o; ‘’Ey filan!, ben gece şu şu işleri yaptım der.’’ Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah’ın örtüsünü açar. İşte bu günah, aleni işlemenin bir çeşididir.’(Buhari edep-60… Müslim zühd52… 2990)

Bir insanın günahını açığa çıkarmak onu öldürmekten daha kötüdür… Günah işleyenin tövbe kapısını kapatmış olmaz mıyız? İşlenen bir günahın açığa çıkmasıyla kolay kolay tövbe edilmiyor… Zaten duyan duydu denir ve tövbe etmek zorlaşır…

Hiç kimse kalkıp ta Üzmeze gerçekten de öyle bir suç işledin mi diye sormaya hakkı yoktur!

Üzmez, Türkiyeli Müslümanlar için bir imtihandı… Vallahi kendisini ne tanırım, ne görmüşlüğüm vardır, ne yazısını ve kitabını okumuşluğum vardır ne de kendisinden islamı öğrenmişliğim… Bir müslüman olarak beni temsil ettiğini de söylemiyorum!

Üzmez meselesinde üç kanaat hâkim…
1- Mutlaka yapmıştır…
2- Kesinlikle iftira…
3- Allah-u Alem… Bilmiyorum ve beni ilgilendirmiyor…

Eğer o haramı tatmışsa kendisini tövbeye davet ederiz… Kendisine tavsiyem ekranlara çıkmasın, röportaj kabul etmesin, yaşlılıktan gelecek olan ölüme yakın olduğu için ölüm anına kadar çokça salih amel işlesin…

Bir Müslüman olarak; zanlı bir müslümanın ben o suçu işlemedim demesini kabul görürüm… Hüsnü zan beslemek zorundayım…

Üzmezi temize çıkarmaya çalışmak gibi bir derdim yok… Ben sadece üzmez vesilesiyle imtihanı kaybetmeyelim diyorum… Bence o suçu işlemiştir demekle haram olan zan’nın kapısını ardına kadar açmış bulunuruz… Oysaki zannın birçoğu haram… Zan’la imtihan işte bu gibi durumlarda olunur… Bu bir zan sorusudur… Çenesini tutanın kazanacağı bir zan sorusudur…

Diyorum ki gelin her üzmez meselesi açıldığında konuyu değiştirelim ve çenemizi tutalım… Gündemimizi onlar değil biz belirleyelim…Bu konuda çenemi tutuyorum… Herkes hesabını Allah’a verecek nasıl olsa…

“Gündemimizi onlar değil biz belirleyelim” demiş yazının sonunda feyzullah birışık. Hangi gündemi “onlar” belirliyor? hüseyin üzmez’in 14 yaşındaki bir kıza tecavüz etmesini. Ruhsal ve bedenen olumsuz etkilemeyerek tecavüz etmek gibi  çok masumca bir terimide  öğrenmemizi sağlıyor. hüseyin üzmez takdir-i ilahi diyor, birışık  üzmez’in yaptığında bir şey yok ortaya çıkaranlar günahkar diyor.  O zaman seninde Allah belanı versin birışık, bu olayı gazetelerinde bir satır yer ayırmayan tarafınız olan medyanında.

Takdir-i ilahi demişken bir kişi daha böyle diyordu.

AddThis Social Bookmark Button

King of the distance – Haile Gebrselassie

24 Ekim 2008 Ozan Kategori: Haber 1 Yorum »

Spor deyince sadece futbolun anlaşıldığı ülkemizde atletizm son derece az hatırlanır. Hele de yabancı atletler Rus jimnastikçilerden daha az bilinir. Buna rağmen, Pekin 2008 den sonra BOLT ismini iyi kötü herkes söyler.

Atletizmin en zorlayıcı branşlarından biri ise uzun mesafe koşularıdır. Bunların en önemlisi de tabii ki Maraton’dur. Yunan da başlayan maraton olimpiyatlar kadar eski bir geçmişe sahiptir.

Maraton yıllar itibariyle, teknoloji, antrenman teknikleri, ayakkabı, içecek ve yiyeceklerin gelişmesiyle paralel derecelerde gelişmiştir. 1900’lü yıllarda 2 saat 58 dakikayla başlayan bu gelişme son olarak efsane atlet Haile Gebrselassie tarafından kendine ait rekoru da geliştirerek 2 saat 3 dakika 59 saniye seviyelerine Berlin Maratonuyla geldi.

Devamını oku »

AddThis Social Bookmark Button





Warning: curl_exec() has been disabled for security reasons in /home/cafekonomi/domains/cafekonomi.com/public_html/wp-content/themes/limau-orange-01/footer.php on line 26