<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cafekonomi.com &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.cafekonomi.com/kategori/makaleler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cafekonomi.com</link>
	<description>Masamız, Sandalyemiz Yok; Lakin Söyleyecek Sözümüz Çok</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Mar 2010 22:30:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>1915&#8242;te Neler Oldu? Efsaneler ve Gerçekler</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/1915te-neler-oldu-efsaneler-ve-gercekler.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/1915te-neler-oldu-efsaneler-ve-gercekler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 23:28:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[1915]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni olayları]]></category>
		<category><![CDATA[nutuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[
birkaç gün önce temsilciler meclisi dış ilişkiler komisyonu tarafından kabul edilen karar tasarısının üzerine tartışmalar hala devam ediyor. bize göre ermeniler, ermenilere göre biz suçlu taraftayız. insanlık boyunca sonucu hiçbir zaman ortaya çıkmayacak bir mesele olarak duruyor 1915&#8242;te olan olaylar. bu konuyla alakalı taner akçam&#8217;ın 2003 tarihli bir yazısını aşağıya kopyaladım. kaynaklarla destekli ilginç bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1006" title="ermeni olayları" src="http://www.cafekonomi.com/wp-content/rsm/hincak_hayastan1.jpg" alt="ermeni olayları" width="462" height="298" /></p>
<p style="text-align: justify;">birkaç gün önce temsilciler meclisi <a href="http://www.cafekonomi.com/amerika-ve-ermeni-olaylari.html" target="_blank">dış ilişkiler komisyonu tarafından kabul edilen karar tasarısının</a> üzerine tartışmalar hala devam ediyor. bize göre ermeniler, ermenilere göre biz suçlu taraftayız. insanlık boyunca sonucu hiçbir zaman ortaya çıkmayacak bir mesele olarak duruyor 1915&#8242;te olan olaylar. bu konuyla alakalı taner akçam&#8217;ın 2003 tarihli bir yazısını aşağıya kopyaladım. kaynaklarla destekli ilginç bir yazı olmuş. tarihin tozlu raflarından çıka gelen bu tür yazılara ve yorumlara oldukça ihtiyaç var. karşılaştıkça buradan paylaşmaya devam ederim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>taner akçam - 25/5/2003</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1915&#8242;te yaşananların bir toplu öldürme olayı olduğu, başta mustafa kemal olmak üzere, dönemin aktörleri açısından tartışılan bir konu bile değildi. ana tartışma &#8220;türklerin&#8221; nasıl &#8220;cezalandırılması&#8221; gerektiği üzerineydi.</p>
<p style="text-align: justify;">1915 olayları etrafındaki tartışmalarda, &#8220;türk tezinin&#8221; üzerinde en çok durduğu konuların başında, ermeni çevrelerin, ölen insan sayısını abarttıkları iddiası gelir. gerçekten kaç insan öldü veya öldürüldü? artık bosna&#8217;da, yedi bin kişinin ölümünden sorumlu generallerin soykırım suçuyla yargılandığı bir dünya için çok garip bir tartışma bu. üstelik bu tartışmayı yapanlar, 1948 birleşmiş milletler soykırım tanımının, öldürme ilkesini soykırımı için şart saymadığı basit gerçeğinden bile habersiz görünüyorlar. bu nedenle, ölü sayısının, 1 veya 1,5 milyon değil de, 50 binden başlayıp 600 bine kadar çıkan değişik rakamlar olduğunun ileri sürülmesinin hiçbir önemi yok ve bu nedenle ciddiye alınmıyor. sadece suçluluk telaşının bir ifadesi olarak okunuyor ve yorumlanıyor. bu, bizimkilerin görmediği, görmek istemediği bir gerçek.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1005"></span></p>
<p style="text-align: justify;">bilmemiz gereken şey, başta a. toynbee&#8217;nin, sürgünler ve ölümlerin devam ettiği 1916 yılında verdiği 600 bin rakamı olmak üzere, ölen veya hayatta kalan ermeniler konusunda verilen tüm rakamların tahmini olduğu. bu konuda bir tek resmi istatistik, savaş sonrası osmanlı hükümeti tarafından verildi. ittihat ve terakki partisi iktidardan düştükten sonra, yeni kurulan kabinenin ilk işlerinden birisi bu konuyu araştırmak oldu. aralık 1918 tarihinde dahiliye nazırı mustafa arif (deymer)in girişimiyle bir komisyon oluşturuldu. komisyon üç ay civarında bir çalışma yaptı ve sonuçlar, 14 mart 1919 tarihinde, dönemin dahiliye nazırı cemal bey tarafından açıklandı. osmanlı devlet kayıtlarına göre, 1914-18 döneminde ölen ermeni sayısı 800 bin&#8217;dir. (vakit, alemdar, ikdam, 15 mart 1919) tehcir ve öldürmeler sonucu 800 bin ermeni&#8217;nin hayatını kaybetmiş olduğu, tüm bir dönem boyunca herkes tarafından bilinen ve tekrarlanan bir olgu. bu rakamı kullanan kişilerin başında mustafa kemal gelir. mustafa kemal, amerikalı general harbord ile görüşürken, 800 bin ermeni&#8217;nin öldürülmüş olduğunu söyler. (rauf orbay&#8217;ın hatıraları, yakın tarihimiz, cilt 3, s.179)</p>
<p style="text-align: justify;">türkler nasıl cezalandırılmalı?</p>
<p style="text-align: justify;">bu konuda ikinci bir kaynak, 1928 yılında genelkurmay başkanlığı&#8217;nca, l. dünya savaşı&#8217;ndaki kayıplar üzerine yayınlanan kitap. yarbay nihat tarafından yayınlanan kitap fransızca bir eserin tercümesi ve türkiye&#8217;yi ilgilendiren rakamlar, değiştirilerek ve düzeltilerek veriliyor. genelkurmay&#8217;ın verdiği sayılara göre, l. dünya savaşı sırasında, &#8220;800 bin ermeni ve 200 bin rum katl ve tehcir yüzünden veya amele tabularında ölmüştür&#8221; denir. bu bilgileri aktaran y.h. bayur, bu sayıların &#8220;bizim resmi kaynaklara göre de doğru&#8221; sayılması gerektiğini söyler. (y.h. bayur, türk inkılap tarihi, cilt ııı, kısım ıv, s. 787)</p>
<p style="text-align: justify;">şaşırtıcı gelebilir ama 1915&#8242;te yaşananın kitlesel bir kıyım olduğu gerçeği, o dönemi yaşayan herkes tarafından kabul ediliyordu ve bu asla bir tartışma konusu değildi. elbette jenosit (soykırım) kelimesi (ll. dünya savaşı sonrasına ait bir terim olduğu için) o günlerde kullanılmıyordu. 1915 yılında yaşananları anlatmak için, &#8220;katliam, taktil, teb&#8217;id, kıtal&#8221; gibi kelimeler kullanılırdı. mustafa kemal&#8217;in ermenilere yapılanları &#8220;alçaklık&#8221;, &#8220;vahşet&#8221; olarak tanımladığı, &#8220;katliam&#8221; olarak adlandırdığı onlarca konuşması vardır. eylül 1919&#8242;da sivas&#8217;ta m. kemal&#8217;i ziyaret eden amerikan generali harbord, &#8220;ermeni kıtalını o da takbih ediyordu&#8221; der. m. kemal&#8217;e göre, &#8220;ermenilerin katledilip sürülmeleri hükümeti ele geçiren küçük bir komitenin eseri&#8221;ydi. (rauf orbay&#8217;ın yukardaki eseri) yine aynı tarihlerde, abd radyo gazetesi&#8217;ne verdiği mülakatta &#8220;hiçbir yayılma planımız yoktur&#8230; ermenilere karşı yeni bir türk vahşetinin olmayacağının garantisini veririz&#8221; der. (bilal şimşir, british documents on atatürk, cilt ı, s.171, ankara 1973) kazım karabekir&#8217;e<br />
6 mayıs 1920&#8242;de çektiği telde, karabekir&#8217;in, yeniden bir &#8220;ermeni kıtalı&#8221; anlamına gelecek her türlü girişimden uzak durmasını ister. (k. karabekir,<br />
istiklal harbimiz, s. 707) 24 nisan&#8217;da meclis&#8217;te yaptığı konuşmada, 1915&#8242;te ermenilere yapılanları, &#8220;fazahat&#8221; (alçaklık) olarak tanımlar. (atatürk&#8217;ün tbmm açık ve gizli oturumlarındaki konuşmaları, cilt ı, s.59), vb, vb&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">bırakın ermenilere yönelik yapılanların bir katilam olduğunun tartışma konusu olmamasını, suçluların cezalandırılması gerektiği de açık olarak savunuluyordu. 1919 eylül&#8217;ünde, istanbul&#8217;daki ali rıza paşa kabinesi ile m. kemal arasında bir dizi yazışma yapılır. istanbul adına yazışmayı yürüten harbiye nazırı cemal, m. kemal&#8217;in (heyeti temsiliye&#8217;nin) &#8220;harp esnasında yapılan her nevi cinayet faillerinin cezayi kanuniyeden kurtulamayacakları&#8221; yolunda bir açıklama yapmasını ister. cevabi yazıda m. kemal, &#8220;harp esnasındaki suiidarelerin meydana çıkarılıp tecziyesi, vatanımızda mes&#8217;uliyetin büyük ve küçüklere seyyan olduğunu, kanun devrinin tamamen bitarafane ve kemali adlü hakkaniyetle başladığını idrak etmek ehassi amalimizdir&#8221;, der. üstelik bu cezalandırmanın, &#8220;birçok münakaşalara sebep olacak olan kağıt üzerinde reklam tarzında neşriyattan ziyade bilfiil tatbikatile yârü ağyare izharını daha muvafık ve faideli&#8221; gördüğünü ekler. yani m. kemal&#8217;in beklediği cezalandırmaların kağıt üzerinde reklam amaçlı değil, somut uygulama biçiminde olmasıdır. (nutuk, cilt ııı, vesikalar, vesika 141-2, s. 164-6)</p>
<p style="text-align: justify;">kırım suçlularının yargılanması, 1919 ekim ayında yapılan amasya görüşmeleri&#8217;nde ele alınır. görüşmelerde üçü açık ve imzalı, ikisi gizli ve imzasız beş protokol karara bağlanır. 21 ekim 1919 tarihli birinci protokolde, suçluların cezalandırılması iki ayrı madde de ele alınır: &#8220;1- ittihatçılığın, ittihat ve terakki fikrinin memlekette tekrar uyanması, hatta bazı alâiminin meşhut olması siyaseten muzırdır. 4- tehcir dolayısıyla irtikabı cürmedenlerin kanunen mücazatı adlen ve siyaseten elzemdir&#8221;. üçüncü protokol yapılacak seçimlere ilişkindir ve ermeni kırımı nedeniyle aranan ittihatçıların seçimlere katılmasının engellenmesi gerektiği konusunda anlaşma sağlanır. bunun için anadolu hareketi seçimlere</p>
<p style="text-align: justify;">müdahale hakkını kendisinde saklı tutar ve &#8220;içtima edecek heyeti meb&#8217;usan meyanında şahsiyetleri ittihatçılığı mesavisile alâkadar ve tehcir ve taktil mesailile ve menafii hakikiyei millet ve memlekete münafi sair mesavi ile lekedar olan kimselerin bulunması caiz olmadığından bu cihete mâni olmak için mümkün olan esbaba tevessül edilebilir&#8221; denir. (nutuk, cilt ııı, vesika 159-160, s. 193-4)</p>
<p style="text-align: justify;">örnekleri sayfalarca aktarmak mümkün. anlatmak istediğim şu: 1915&#8242;te yaşananların bir toplu öldürme olayı olduğu, başta mustafa kemal olmak üzere, dönemin aktörleri açısından hiçbir biçimde tartışılan bir konu bile değildi. dönemin ana tartışması, ağırlıklı olarak, paris barış görüşmeleri ekseninde yapılıyordu ve ermeni katliamı nedeniyle, &#8220;türklerin&#8221; nasıl &#8221;cezalandırılması&#8221; gerektiği üzerine idi. suçluların yargılanması cezalandırmanın bir biçimi idi. anadolu&#8217;nun taksim edilmesi ise diğer biçim. yani batılı güçler sömürgeci emellerini esas olarak ermenilerin öldürülmüş olduğu gerçeğinin arkasına saklıyorlardı. m. kemal ve arkadaşları, kırım suçlularının cezalandırılması gerektiğini kabul ediyor ama cezalandırmanın, anadolu&#8217;nun paylaşılması biçiminde olmasına karşı çıkıyorlardı. bugün, yalan ve efsaneler üretmekle uğraşacağımıza, mustafa kemal&#8217;in konuya ilişkin takındığı tutumu kalkış noktası yapsak ve tartışmaya oradan devam etsek epey mesafe katetmiş oluruz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2F1915te-neler-oldu-efsaneler-ve-gercekler.html&B'+rc+'=1915%26%238242%3Bte+Neler+Oldu%3F+Efsaneler+ve+Ger%C3%A7ekler&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/1915te-neler-oldu-efsaneler-ve-gercekler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özgürlükçü, Çağdaş ve Muhafazakar Türk Genci</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/ozgurlukcu-cagdas-ve-muhafazakar-turk-genci.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/ozgurlukcu-cagdas-ve-muhafazakar-turk-genci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 17:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kaan karabacak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=913</guid>
		<description><![CDATA[Öylesine bir toplumda yaşıyoruz ki, gerçekten değer yargılarımız  &#8221;modern&#8221; hayata uymak ve uymamak arasında çok ciddi bir bocalama yaşıyor. Bir yandan şiddetli batı şekilciliğini empoze ederek modernizmi icra etmeye çalışan (yada öyle sanan) devlet yapısı ve diğer yandan ise kapitalizme yeterince entegre olmuş fakat klasik burjuva hayatı formlarını içselleştirmeye direnen benim tabirimle postmodern muhafazakar bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Öylesine bir toplumda yaşıyoruz ki, gerçekten değer yargılarımız  &#8221;modern&#8221; hayata uymak ve uymamak arasında çok ciddi bir bocalama yaşıyor. Bir yandan şiddetli batı şekilciliğini empoze ederek modernizmi icra etmeye çalışan (yada öyle sanan) devlet yapısı ve diğer yandan ise kapitalizme yeterince entegre olmuş fakat klasik burjuva hayatı formlarını içselleştirmeye direnen benim tabirimle postmodern muhafazakar bir anlayış. Ne var ki bunu sadece bizim toplumla sınırlı tutmak bir hata olur. Kapitalizmin yeni adıyla küreselleşmenin tüm dünyada alt yapıyı(kültür, din vb.) değişime uğratması -kapitalizmin genişlemesiyle-,  toplumların ve nihayet kişilerin sıradanlaşmalarına, şekilcileşmelerine ve anlamsızlaşmalarına sebep olmaktadır. Yazının hacmi gereği tüm dünyaya değinemeyeceğimiz gibi buradaki konumuz Türk Genci&#8217;nin bu süreçteki durumudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Kapitalist genişlemenin toplumları sıradanlaştırdığını yukarıda belirtmiştik. Bana göre artık kültür denen şey toplumlardaki marjinal ahlak davranışlarından(rusya&#8217;da erkeklerin öpüşmesi, japonya&#8217;da ilginç selamlama teknikleri gibi) başka bir şey değildir. Zira artık kola içmeyen, mekdanılds tüketmeyen bir toplum yok gibi. Kot pantolon, konvers giymeyen veya lost, prison break izlemeyeniniz var mı aranızda? Tüketim kalıpları ve davranış biçimleriyle batıya yaklaşmaya -daha doğrusu taklit etmeye- çalışırken, bunu dayatanın da devlet olması çok ciddi çelişkileri beraberinde getiriyor. Bir kere batıda modernizm devrimi (ingiltere&#8217;den başlayıp fransız ihtilali&#8217;ne kadar süren) devletin kurumsal veya ideolojik bir dayatmasıyla değil bizzat halkların devletlerle hesaplaşması sonucu yaşanmıştır. Yani 3. dünya ülkelerinin (moda tabirle azgelişmiş ülkeler) batı kurumlarını ve fikirlerini ithal etmesi modernizmden ziyade kaba bir taklitten öteye geçemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bağlamda Türk Gencinin her türlü özgürlükten (sevişme özgürlüğü, hayvanlar gibi içme özgürlüğü falan filan) yana olup da katı bir faşist olması söz konusu vatan olunca her türlü özgürlüğü bertaraf edebilmesi tam da durumun vahametine işaret eder. Bilirsiniz sürekli kendi değerlerimizi aşağılamak, bizim olanı sahiplenmeyi utanmak ve batılı yaptı diye onu göklere çıkarmak modern olmanın gereklerinden sayılır. Rockçı, tiki, repçi grupların oluşması da bundan bağımsız değildir.Bu grupların hepsi katıksız özgürlükçü insanlarla doludur. İlginç-marjinal giyim tarzları, marjinal söylemleri vardır. Hep barıştan yanadırlar, hep özgürlük isterler fakat şu &#8220;kürt sorununa ne çözüm önerirsin&#8221; gibi bir soru yönelttiğinizde cevap olarak duyacağınız sadece birkaç küfürdür. Yine bu insanlar halkı aşağılamayı da modernizm sandıklarından ötürü(halk için halka rağmen batılılaşma!,  bkz:chp) mesela İsmail YK&#8217;ya iki-üç küfür sallamadan duramazlar. &#8220;Abi bu ne ya, kıro keko dinler bunu, ay çok banal bu bas gaza ne ki, abazan kıro&#8221; minvalinden söylemlere oldukça aşinayız. Fakat aynı &#8220;banal&#8221; müziği Sezen Aksu icra ederken (bkz:seni ham yapar bu zilliler, çakkıdı) süper, müthiş, çok modern bir sanatçı olur. Holivud filmlerine kendini kaptırdıklarından mıdır nedir çözmüş değilim ama &#8220;ben çok sevişgenim, çok sevgilim oldu, çok ihtiraslı adamım&#8221; triplerinden geçilmezler. Çok seviştikleri gibi çelişik olarak çok da kıskançtırlar. Bir kız uğruna ne kavgalar döner! Büyük bölümü modernizmin gereği &#8220;deist, ateist&#8221; modunda dolaşırlar. Onlara göre ateizm sürekli islamı ve islam ülkelerini aşağılamaktır. Çünkü kılavuzu batıdır bunun. &#8220;Abi bunlar terörist, geri kalmış, cani, yobaz&#8221; derler de emperyalizmi, kapitalizmi, abd, israil terörünü göremezler. Çünkü gözüne &#8220;ray-ban&#8221; gözlük takmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">3. dünya ülkelerine dayatılan modernizm içi boş bir kabuktur. Marjinalleşmeden ve saçmalamaktan başka bir şey değildir. Batıyı taklit etmenin de ötesinde kendi gerçekliğine yabancılaşıp, kendini aşağılamaktır. Özetle sıtarbaksın o modern-elit ortamında kahveni yudumlayıp &#8220;abi ülkeyi satıyor bu yobazlar, bu halk aptal en zeki benim, lan bi kömüre oyunu satıyo kekolar&#8221; diyebilmektir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fozgurlukcu-cagdas-ve-muhafazakar-turk-genci.html&B'+rc+'=%C3%96zg%C3%BCrl%C3%BCk%C3%A7%C3%BC%2C+%C3%87a%C4%9Fda%C5%9F+ve+Muhafazakar+T%C3%BCrk+Genci&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/ozgurlukcu-cagdas-ve-muhafazakar-turk-genci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomi Masalları &#8211; Küresel Durgunluk</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/ekonomi-masallari-kuresel-durgunluk.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/ekonomi-masallari-kuresel-durgunluk.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2008 18:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[durgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel kriz]]></category>
		<category><![CDATA[paul krugman]]></category>
		<category><![CDATA[resesyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[Herkes durgunluklar konusunda mantıklı konuşmalar ya­parken karşılaştıkları sorun, biraz da çöküş sırasında neler ol­duğunu resmetmenin, onu insani bir ölçeğe indirgemenin zor olmasından kaynaklanır. Fakat benim, durgunlukları, hem ne olup olmadıkları bakımından, hem de kişisel görüşüme göre &#8220;sezgi pompası&#8221; olarak açıklamak için kullanmayı çok sevdi­ğim bir hikâyem var.
Hikâyeyi Joan ve Richard Sweeney yazmışlar, 1978de &#8220;Monetary Theory [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Herkes durgunluklar konusunda mantıklı konuşmalar ya­parken karşılaştıkları sorun, biraz da çöküş sırasında neler ol­duğunu resmetmenin, onu insani bir ölçeğe indirgemenin zor olmasından kaynaklanır. Fakat benim, durgunlukları, hem ne olup olmadıkları bakımından, hem de kişisel görüşüme göre &#8220;sezgi pompası&#8221; olarak açıklamak için kullanmayı çok sevdi­ğim bir hikâyem var.</p>
<p style="text-align: justify;">Hikâyeyi Joan ve Richard Sweeney yazmışlar, 1978de &#8220;Monetary Theory and the Great Capitol Hill Baby-sitting Co-op Crisis&#8221; (&#8221;Para Teorisi ve Great Capitol Hill Çocuk Ba­kım Kooperatifi Krizi&#8221;) başlığıyla yayımlandı. Başlığa bakıp irkilmeyin: bu ciddi.</p>
<p style="text-align: justify;">1970&#8242;ler boyunca Sweeney&#8217;ler, şaşırmayın, bir çocuk bakım kooperatifinin üyesiydiler: bu daha çok mecliste çalışan ve birbirlerinin çocuklarına bakmak isteyen genç çiftlerin oluş­turduğu bir birlikti. Bu kooperatif alışılmadık biçimde genişti, yaklaşık 150 çiftten oluşuyordu, bunun anlamı çok sayıda po­tansiyel çocuk bakıcısının bulunmasıydı, ama aynı zamanda bu kuruluşun yönetilmesi -özellikle her çiftin adil bir katkı koymasını sağlamak- öyle önemsiz bir iş değildi.</p>
<p><span id="more-486"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Benzeri birçok kuruluş (ve diğer takas planları) gibi Capi­tol Hill kooperatifi de sorunu isim listesi yayımlayarak çözü­yordu. Her üyeye bir saatlik çocuk bakımı için kuponlar veri­liyordu. Çocuklara bakıldığında, bakanlar çocuklarına baktık­ları çiftlerden bakma süresine uygun sayıda kupon alıyorlar­dı. Sistem, yapısı gereği görevden kaçılmadığını kanıtlıyordu: zaman içinde her çiftin, çocuğuna baktırdığı süre kadar çocuk bakmasını otomatik olarak güvence altına alıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat iş bu kadar basit değildi. Böylesi bir sistemde yeter­li miktarda kuponun dolaşımda olması gerekiyordu. Belirli bir süre içinde akşamları boş olan ve dışarı çıkmak için önceden plan yapan bazı çiftler gelecek için rezerv oluşturmaya çalışı­yordu, bu birikimin diğer çiftlerin rezervleriyle eşleşmesi ge­rekiyordu, fakat zaman içinde her çift büyük bir olasılıkla, ar­alama olarak bebek bakım devreleri arasında çeşitli zamanlarda dışarı çıkabilmek için yeterli kupona sahip olmak iste­necekti. Capitol Hill kooperatifinde kupon basımı karmaşık bir işti: kooperatife katılırken kupon alan çiftler, ayrılırken kuponları geri vermek, ama aynı zamanda çalışanlara ödeme yapmak zorundaydı, ayrıca diğer harcamalar için kuponlar erinden bir ücret de ödüyorlardı. Ayrıntılar önemli değil: önemli olan şu ki, görece daha az -kooperatifin ihtiyaçlarını -karşılayamayacak kadar az- -kuponun dolaşımda olduğu bir dönem geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç çok tuhaftı. Kupon rezervlerinin yetersiz olduğunu düşünen çiftler çocuk bakmak için sabırsızlanıyor ve dışarı çıkmak istemiyordu. Ama bir çiftin dışarı çıkma kararı diğerinin çocuk bakma fırsatını yaratıyordu; böylece çocuk bakma fırsatı bulmak zorlaştı. Bu, özel durumlar dışında çiftlerin rezervlerini kullanmakta daha da isteksiz olmalarına yol açtı, sonuçta da çocuk bakma fırsatı daha da azaldı.</p>
<p>Kısaca, kooperatifte durgunluk başladı.</p>
<p>İşte hikâye bu. Bu hikâyeye göstereceğiniz tepki ne olacak?</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer şaşırdıysanız -bu çocuk bakımı değil, dünya ekonomik krizi hakkında bir kitap değil miydi?-, önemli noktayı kaçırdınız demektir. İster küresel hava koşulları, ister küresel ekonomi olsun, herhangi bir karmaşık sistemi anlamanın tek . yolu modellerle çalışmaktır, sistemin nasıl çalıştığını anlama­ca yardımcı olacağını umduğunuz basitleştirilmiş sistem örnekleriyle. Modeller bazen denklem sistemleri, bazen bilgisayar programları (size günlük hava tahminlerini veren simülasyonlar gibi) içerir; ama bazen de tasarımcıların rüzgâr tünellerinde denediği uçak modelleri gibi, gerçek olgunun küçük ölçekli versiyonlarıdır, bunlar gözlem ve deney yapmak için çok daha elverişlidir. Capitol Hill Baby-sitting Co-op minyatür bir ekonomiydi; aslında durgunluğa girebilecek en küçük Fakat yaşadığı şey gerçek bir durgunluktu, tıpkı bir uçak modelinin kanatlarının yarattığı yükselmenin gerçek bir yükselme oluşu gibi; ve tıpkı bu modelin tasarımcılara bir jumbo jetin nasıl performans göstereceği konusunda fikir ver­mesi gibi, kooperatifin iniş çıkışları da bize tam ölçekli eko­nomilerin niçin &#8220;başarılı ya da &#8220;başarısız oldukları konusunda önemli fikirler verebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Eğer &#8220;bir suç işlemiş gibi şaşırmadınızsa -burada önemli ko­nular tartışıyor olmamız gerekirken, &#8220;Washington&#8217;lu yuppiler hakkında sevimli hikâyeler dinliyorsunuz- ayıp. Önsözde söylediklerimi hatırlayın: mizah, fikirlerle oynama isteği, yal­nızca gösteriden ibaret değildir, böylesi dönemlerde zorunlu­dur. Model uçaklarla oynamayı reddeden bir uçak tasarımcı­sına asla güvenmeyin ve model ekonomilerle oynamayı red­deden bir bilimadamma da asla güvenmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocuk bakım kooperatifi gerçek dünya ekonomisinin hiç de mizahi olmayan sorunlarını anlamak için güçlü bir araca dönüşecek. İktisatçıların kullandığı teorik modeller temelde matematiksel kurgulardır, çoğunlukla bu hikâyeden çok daha karmaşıktırlar; verdikleri dersler genellikle Capitol Hill koope­ratifi gibi basit hikâyelere uyarlanabilir (eğer uyarlanamıyorsa. bu çoğunlukla modelde bir hata olduğunu gösterir). Bu kitap­ta, çocuk bakım hikâyesine çeşitli bağlamlarda birkaç kez ge­ri döneceğim. Ancak şimdilik, hikâyenin ifade ettiği iki önemli şeyi ele alacağız:bunların biri durgunlukların nasıl oluştuğu konusu, diğeri ise bunlarla nasıl baş edileceği.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle, çocuk bakım kooperatifinin niçin durgunluğa girdiğine bakalım. Bunun nedeni kooperatif üyelerinin kötü çocuk bakmaları değildi, belki iyi bakıyorlardı belki de kötü. ama her koşulda bu ayrı bir konu. Bunun nedeni kooperati­fin &#8220;Capitol Hill değerlerinden sıkıntı duyması ya da &#8220;kafadar çocuk bakıcılığına angaje olması veya rakipleri gibi çocuk bakım teknolojisini yenilemeyi başaramaması değildi. Sorun kooperatifin üretim yeteneğiyle de ilgili değildi, yalnızca &#8220;fiili talebin&#8221; eksikliğinden kaynaklanıyordu: gerçek mallara (ço­cuk bakım süresi), çok az harcama yapılıyordu çünkü insan­lar bunun yerine nakit biriktirmeye (çocuk bakım kuponları) çalışıyorlardı. Buradan gerçek dünya için çıkarılacak ders, bu­nalım devrelerine karşı zayıflığınızın asıl ekonomik gücünüz veya zayıflığınızla çok az ilgili olması ya da hiç ilgili olmama­sıdır: iyi ekonomilerin başına da kötü şeyler gelebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi, bu durumda çözümün ne olduğudur. Sweeney&#8217;ler, Capitol Hill kooperatifinde çoğunlukla avukatlardan oluşan yönetim kurulunu sorunun aslında kolayca düzeltilebilecek teknik bir sorun olduğuna ikna etmenin epeyce güç olduğunu bildiriyorlar. Kooperatif yöneticileri sorunu önce, iktisatçı­ların &#8220;yapısal&#8221; diye adlandırdığı, doğrudan harekete geçmeyi gerektiren türden bir sorun olarak ele aldılar: tüm çiftlerin her ay en az iki kez dışarı çıkmasını şart koşan bir kural koydu­lar. Ancak, sonuçta iktisatçılar galip geldi ve kupon arzı artırıldı. Sonuçlar mucizeviydi: daha büyük kupon rezervleriyle çiftler dışarı çıkmaya daha fazla istekli hale geldiler, çok daha fazla çocuk bakım fırsatı yarattılar, bu da çiftlerin daha fazla dışarı çıkmak istemesine yol açtı ve bu böyle devam etti. Kooperatifin GSÇBH&#8217;si -gayrisafi çocuk bakım hasılası, bakılan bebek birimleriyle ölçülür- yükseldi. Tekrar ediyorum, bu, çiftlerin daha iyi çocuk bakıcıları haline gelmeleri nedeniyle ya da kooperatifin köklü bir reform sürecinden geçmesi yü­zünden gerçekleşmedi; sorun yalnızca parasal darlık düzeltil­diği için çözüldü. Diğer bir deyişle, durgunluklarla basitçe pa­rs basılarak mücadele edilebilir -ve bazen (genellikle) şaşırtı­rı bir kolaylıkla giderilir.</p>
<p>Bunu aklımızda tutarak şimdi tam ölçekli dünyadaki bunalım devrelerine geri dönelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük bir ülkenin ekonomisi bile elbette ki, bir çocuk bakım kooperatifinden çok daha karmaşıktır. Daha geniş bir dünyada insanlar yalnızca günlük zevkleri için para harcamakla yetinmezler, aynı zamanda gelecekleri için yatırım yap­maya da para harcarlar (çocuk bakmak için değil de yeni bir oyun yeri yapmak için kooperatife üye aldığınızı düşünün) ve büyük dünyada aynı zamanda bir sermaye piyasası vardır, burada fazla nakti olanlar bunu o anda paraya ihtiyaç duyanlara faiz karşılığında borç verirler. Fakat işin esasları aynıdır: durgunluk normal olarak nakit biriktirmeye çalışan halk topluluğundan kaynaklanan bir sorundur (ya da yatırım yapmaktansa tasarruf etmeye çalışan, ki bu aynı şeydir) ve basitçe da­ra fazla kupon basarak giderilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Modern dünyada kupon basan kuruluşlar merkez bankası diye bilinir: Federal Reserve, Bank of England, Bank of Japan. vb. Ve ekonomiyi gerektiği zamanlarda nakit ekleyerek ya da azaltarak dengede tutmak onların görevidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki ama, iş bu kadar kolaysa, neden ekonomik çöküşler yaşıyoruz? Neden merkez bankaları daima tam istihdamı ko­rumamıza yetecek kadar para basmıyorlar?&#8230;..</p>
<p>Paul Krugman / Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fekonomi-masallari-kuresel-durgunluk.html&B'+rc+'=Ekonomi+Masallar%C4%B1+%26%238211%3B+K%C3%BCresel+Durgunluk&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/ekonomi-masallari-kuresel-durgunluk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuyruğun Sonu</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/kuyrugun-sonu.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/kuyrugun-sonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 21:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
<category>avrupa birligi</category><category>katlm</category><category>müzakere</category><category>Semih Vaner</category><category>Türkiye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Geçen 12 Şubat&#8217;ta yitirdiğimiz Fransa&#8217;daki en tanınmış Türk akademisyen Semih Vaner, &#8220;Türkiye&#8217;nin AB&#8217;de yeri var mı&#8221; konulu sayısız panellerin birinde şöyle konuşmuştu: 
&#8220;İster İspanya olsun, ister Yunanistan, ister zincirin son halkaları Bulgaristan ve Romanya; hiçbir aday ülkeye &#8216;Kimsiniz&#8217;, &#8216;Kadınlarınıza nasıl davranıyorsunuz&#8217;, &#8216;Onları dövüyor musunuz&#8217; diye sorulmadı. Bu saydıklarım da dahil Avrupa&#8217;nın birçok ülkesinde kadınların neredeyse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geçen 12 Şubat&#8217;ta yitirdiğimiz Fransa&#8217;daki en tanınmış Türk akademisyen Semih Vaner, &#8220;Türkiye&#8217;nin AB&#8217;de yeri var mı&#8221; konulu sayısız panellerin birinde şöyle konuşmuştu: </strong><br />
&#8220;İster İspanya olsun, ister Yunanistan, ister zincirin son halkaları Bulgaristan ve Romanya; hiçbir aday ülkeye &#8216;Kimsiniz&#8217;, &#8216;Kadınlarınıza nasıl davranıyorsunuz&#8217;, &#8216;Onları dövüyor musunuz&#8217; diye sorulmadı. Bu saydıklarım da dahil Avrupa&#8217;nın birçok ülkesinde kadınların neredeyse yarısının aile içi şiddet kurbanı oldukları bilindiği halde.<br />
Yunanistan 1981&#8242;de Avrupa&#8217;ya entegre oldu. Ama Yunanlılar&#8217;a &#8216;Ordunuzun rolü ne&#8217; diye sorulmadı. İspanyollar&#8217;a &#8216;Basklılar&#8217;a nasıl davranıyorsunuz&#8217; sorusu yöneltilmedi. Macarlar&#8217;a &#8216;Karakollarınızın durumu ne&#8217; denilmedi. Bulgarlar&#8217;a ve Romenler&#8217;e &#8216;Bunca yolsuzlukla AB&#8217;ye katılmayı nasıl düşünebiliyorsunuz&#8217; diye sorulmadı.<br />
Ama Türkler&#8217;e tüm bu sorular yöneltiliyor. Hem de hepsi birlikte. <strong>Neden başka adaylara yöneltilmeyen sorular Türkler&#8217;e ısrarla tekrarlanıp duruyor? Önce bu soruya yanıt aramak gerekiyor. Bence geçerli tek açıklaması olabilir: Türkiye&#8217;yi önyargıların da ötesinde kültürel aşağılama. Türkiye&#8217;ye karşı kültürel kibir. &#8221; </strong><br />
Yine Semih Vaner bir başka panelde şöyle demişti:<br />
&#8220;Türkiye ile AB arasında ilişkilerin başlamasının üstünden yarım yüzyıldan fazla geçti. Başta kimse Avrupa&#8217;nın sınırlarından söz etmiyordu, Avrupa değerlerini sorgulamıyordu. Taraflar Türkiye&#8217;nin tam üyeliğinde anlaşmışlardı. O tarihte ne Polonya ve Macaristan vardı gündemde, ne Finlandiya, ne İsveç. Ama Türkiye adaydı. Sonra Berlin duvarı yıkıldı ve her şey değişti. <strong>Bir kuyruk oluşturuldu, Türkiye hep en sonuna itildi. Göreceksiniz, Balkan ülkeleri ve Ukrayna da yakında kuyrukta Türkiye&#8217;nin önüne geçecek. </strong>Çünkü Türkiye için artık 1960&#8242;larda akıllardan geçmeyen sorular sıralanıyor: &#8216;Yüzde 99&#8242;u Müslüman bir ülke Avrupa&#8217;yla entegre olabilir mi&#8217;, &#8216;İslam ile laiklik bağdaşabilir mi&#8217;, &#8216;İslam ile demokrasi uyuşabilir mi&#8217; gibi. <strong>Bu bahaneler hiç bitmeyecek&#8230; &#8221; </strong><br />
İrade beyanının tazelenmesi<br />
Rahmetli Vaner&#8217;i AB komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve genişlemeden sorumlu üye Olli Rehn&#8217;in Türkiye ziyaretleri nedeniyle anımsadık. Gündemi yoğun bu ziyarette &#8220;Müzakereler tamamlanınca Türkiye&#8217;nin üyeliğinin gerçekleşeceği&#8221; konusunda AB&#8217;nin irade beyanı tekrarlanacak.<br />
AB&#8217;de Türkiye&#8217;nin üyeliği konusunda siyasi irade olmadığı bilindiği halde&#8230;<br />
35 müzakere başlığından 8&#8242;inin Kıbrıs sorunu nedeniyle en az 2009 sonuna kadar açılmayacağı bilindiği halde&#8230;<br />
5 başlığın ise &#8220;Tam üyeliğe götüreceği&#8221; gerekçesiyle Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından görev süresinin sonuna kadar (2012) engelleneceği bilindiği halde&#8230;<br />
Bu durumda müzakere süreci nasıl ve ne zaman tamamlanacak?<br />
Olli Rehn, Ankara&#8217;ya gelmeden hemen önce AB ile bizimle aynı tarihte (3 Ekim 2005) masaya oturan Hırvatistan&#8217;ın müzakereleri 2009 Ekim&#8217;inde sonuçlandırması için yol haritası hazırlayacağını açıkladı. Biz o tarihte 10-12 başlığı belki açmış olacağız. Üstelik açılmışların pek çoğu kapatılmayacak. 13 başlıkta ambargo da devam edecek.<br />
Dahası AB&#8217;nin Kopenhag Kriterleri&#8217;yle hiç ilgisi olmayan müdahaleleri ve baskıları da artarak devam edecek.<br />
Biliyoruz; biz orta yaşlılar kuşağı için AB üyeliği serap. Kim bilir çocuklarımız için de hayal olarak kalacak. Ama bu seraba veya hayale sonuna kadar sarılacağız.<br />
<strong>AB&#8217;yi çağdaş yaşamın, kaliteli demokrasinin, siyasi ve ekonomik istikrarın çapası, çıpası, kaldıracı ve güvencesi gördüğümüz için. Hepsi bu. </strong></p>
<p><em><strong>                                                                                            11 Nisan / Erdal Şafak &#8211; Sabah</strong></em></p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fkuyrugun-sonu.html&B'+rc+'=Kuyru%C4%9Fun+Sonu&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/kuyrugun-sonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mayın Tarlasında Yalnız Bir YÖK Başkanı</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/mayin-tarlasinda-yalniz-bir-yok-baskani.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/mayin-tarlasinda-yalniz-bir-yok-baskani.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Feb 2008 22:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/2008/02/26/mayin-tarlasinda-yalniz-bir-yok-baskani/</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan bu kavramdan hoşlanmayabilir ancak dünden itibaren üniversitelerimizde yaşanan durum tam bir kaos. İşin kötüsü, kaosun zamanla dineceği yolunda pek bir işaret yok. Üstelik kaosun daha da derinleşebileceğini düşünmemize yol açacak pek çok neden mevcut.
Görünüşte kaosun temelinde şu soru yatıyor: Son Anayasa değişiklikleri üniversitede türbanı serbest bırakmaya yeterli mi, değil mi?
Gerçekte sorun, bu sorudan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Erdoğan bu kavramdan hoşlanmayabilir ancak dünden itibaren üniversitelerimizde yaşanan durum tam bir kaos. İşin kötüsü, kaosun zamanla dineceği yolunda pek bir işaret yok. Üstelik kaosun daha da derinleşebileceğini düşünmemize yol açacak pek çok neden mevcut.<br />
Görünüşte kaosun temelinde şu soru yatıyor: Son Anayasa değişiklikleri üniversitede türbanı serbest bırakmaya yeterli mi, değil mi?</p>
<p><span id="more-98"></span>Gerçekte sorun, bu sorudan değil de ona kimin muhatap olması gerektiğinden kaynaklanıyor. Şöyle ki, öncelikle Meclis’te bu düzenlemeye imza atan AKP, MHP ve DTP grupları; ardından hükümet ve nihayet bu değişiklikleri onaylayan Cumhurbaşkanı Gül ısrarla bu soruyu cevaplamaktan kaçınıyorlar. MHP’nin cılız, “YÖK Yasası’nın ek 17. maddesini de değiştirmemiz şart” itirazları bir kenara bırakılacak olursa sessizliği tercih ediyorlar.<br />
Öncekilerden farkı ne?<br />
Onlar susarken YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan cansiperane mücadele ediyor. Onun kraldan çok kralcı davranışları çok rahatsız edici. “Özgürlükçü bir YÖK Başkanımız var, daha ne istiyorsun?” diyenler çıkabilir. Buna karşılık şu soruları sıralayacağım:<br />
<strong>1)</strong> Prof. Özcan’ın, selefleri Prof. Gürüz, Prof. Alemdaroğlu ve Prof. Teziç’in karşısındaki safta yer alması onun her yaptığını doğru görmemize neden olabilir mi?<br />
<strong>2)</strong> Prof. Özcan son bir-iki gündür gösterdiği performansla, önceki YÖK başkanlarıyla aynı yolu tuttuğunu göstermedi mi? Yani o da özerk bir kurumun başkanı olarak “siyasetlerüstü” bir pozisyona sahip olmak yerine, siyasi saflaşmada taraf tutmuyor mu?<br />
<strong>3)</strong> Prof. Özcan’ın YÖK Başkanı seçilene kadar ODTÜ’de “öğrencilerin sevgilisi”, “muhafazakâr ama kalender” bir sosyolog olarak kendi köşesinde yaşadığını biliyoruz. Peki kendisi neden birçok liberal/demokrat aydın/öğretim üyesi gibi, çetin siyasi konularda açık tavırlar alıp ne denli “özgürlükçü” olduğunu göstermedi?<br />
<strong>4) </strong>Özgürlük mücadelesine adayacağı enerjisini YÖK Başkanı olacağı günlere saklamış olan Prof. Özcan neden son günlerdeki iddialı çıkışlarını hep yazılı yapıyor? Niçin mesela bir basın toplantısı düzenleyip gazetecilerin her türlü sorusuna cevap vermeyi denemiyor?<br />
<strong>5)</strong> YÖK Başkanı, üniversitelerdeki başörtüsü yasağının, yıllardan beri bir hak ve özgürlük ihlali olmaktan çıkıp aşırı siyasi bir sorun haline geldiğini görmüyor mu? Neden yaptığı açıklamalarda türban yüzünden yaşanan siyasi krizi dikkate almıyor? Sorunun siyasi boyutlarını yok sayarak yaptığı çıkışların, içinden geçtiğimiz siyasi krizi daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramadığının farkında değil mi?<br />
Basit oyun planı<br />
Apar topar hazırlandığı, üzerinde ciddi bir şekilde çalışılmadığı ilk günden itibaren belli olan AKP-MHP ortak düzenlemesinin, sorunu iyice çözümsüz kılma riski hayli yüksek. Böyle olursa faturayı yine başörtülü öğrencilerin ödeyeceği de çok açık.<br />
Ne var ki AKP hükümeti tıkandığını kabul etmiyor ve hatadan dönmeye yanaşmıyor. Ve başta da belirttiğimiz gibi, sanki sorun siyasi değilmiş gibi kestaneleri ateşten alma görevini Prof. Özcan’a havale ediyor. Halbuki bu tür basit “oyun planlarıyla” Türkiye’nin kangren olmuş başörtüsü sorununun çözülmesinin mümkün değil.<br />
YÖK Başkanı Prof. Özcan’dan, sahiden bu öğrencilerin özgürlüğünü düşünüyorsa, bu planın dışına çıkıp, toplumun tüm kesimlerinin mutabık kalabileceği, uygulanabilir ve kalıcı çözüm formülleri üzerinde kafa yormasını beklerdim. Tabii bu, kendisini o makama getirenlerle ters düşmeyi göze almasıyla mümkün olurdu.<br />
Galiba olmayacak.<br />
<strong> Ruşen Çakır<br />
</strong></p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fmayin-tarlasinda-yalniz-bir-yok-baskani.html&B'+rc+'=May%C4%B1n+Tarlas%C4%B1nda+Yaln%C4%B1z+Bir+Y%C3%96K+Ba%C5%9Fkan%C4%B1&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/mayin-tarlasinda-yalniz-bir-yok-baskani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha Şeffaf Bütçe Gerekiyor</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/daha-seffaf-butce-gerekiyor.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/daha-seffaf-butce-gerekiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 00:29:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/2008/02/20/daha-seffaf-butce-gerekiyor/</guid>
		<description><![CDATA[Maliye politikası ilerideki günlerde potansiyel bir &#8216;itibar ve güven bunalımı&#8217; eşiğinde. Bakın neden.
Haziran ayında merkezi yönetim bütçe açığı 5.8 milyar YTL iken, temmuz ayı sonuna gelindiğinde açık miktarı patlamıştı: 11.5 milyar YTL. Peki ne olmuştu? Temmuz ayında genel seçimler vardı. Bütçe açığının yıl sonu değeri ise 13.8 milyar YTL oldu. İşte bu sonuca itiraz var, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maliye politikası ilerideki günlerde potansiyel bir &#8216;itibar ve güven bunalımı&#8217; eşiğinde. Bakın neden.<br />
Haziran ayında merkezi yönetim bütçe açığı 5.8 milyar YTL iken, temmuz ayı sonuna gelindiğinde açık miktarı patlamıştı: 11.5 milyar YTL. Peki ne olmuştu? Temmuz ayında genel seçimler vardı. Bütçe açığının yıl sonu değeri ise 13.8 milyar YTL oldu. İşte bu sonuca itiraz var, itiraz TEPAV&#8217;dan geliyor; bütçede 2007&#8242;de gerçekleşmiş bazı harcamaların tahakkukları 2008 yılına &#8216;ötelendi&#8217;, harcamalar saklandı!</p>
<p><span id="more-85"></span><br />
Bütçe politikasında seçimler sırasında bozulan dengenin aralık ayında biraz toparlandığı gözlenmişti. Bu düşünceye, açıklanan sayılara göre varılmıştı. Ancak birkaç gün önce TEPAV tarafından yayımlanan mali izleme raporunda mercek altına alınan bu sonuçlar, yeni bir tartışmaya hatta potansiyel bir &#8216;itibar krizine&#8217; yol açacak görünüyor.<br />
Birincisi; bu sonuçlar, program tanımlı faiz dışı fazla açısından bakıldığında son sekiz yılın en düşük performansı. 2007 yılında, bütçe açığı 13.8 milyar YTL olarak gerçekleşti. Ama bunun içinde 6.8 milyar YTL&#8217;lik özelleştirme geliri de var. Bu ve bazı küçük bütçe kalemleri de dikkate alınarak yapılan düzeltmeyle hesaplanan (program tanımlı) bütçe açığı 20.8 milyar YTL. 2006&#8242;daki performans ise şöyleydi; 4.6 milyar YTL bütçe açığına karşılık, 7.2 milyar YTL&#8217;lik program tanımlı bütçe açığı. İşte program tanımlı bütçede neredeyse üç katlık bir bozulma var.<br />
İkincisi; TEPAV&#8217;a göre, bu düşük performans aynı zamanda 2007 yılında gerçekleşen bazı harcamaların tahakkuklarının 2008 mali yılına &#8216;ötelenmesi&#8217; nedeniyle olduğundan iyi görünüyor. İşte &#8216;itibar sorunu&#8217; burada.<br />
TEPAV, 2006&#8242;da geçilen tahakkuk esaslı bütçe uygulamasında mevcut olan bazı olanakların kullanılarak 2007 bütçesinde yaklaşık 1.21,5 milyar YTL civarında bir yükümlülüğün, gider kaydedilmeden 2008 yılına devredildiğini tahmin ediyor. TEPAV, &#8216;Bu ise 2007 bütçesinin en az bu miktar kadar daha az açıkla kapatılmaya çalışıldığı izlenimini doğurmaktadır. Sonuç<br />
olarak, tahakkuk esaslı devlet muhasebesi için yaratılan bu hesaplar bir anlamda amacı dışında ve bütçeden harcama kaçırma olarak nitelendirilebileceğimiz bir uygulamanın aracı olarak kullanılmaktadırlar&#8217; diyor.<br />
Peki bunu, yani &#8216;harcama kaydının ötelenmesi&#8217; olup olmadığını kontrol etmek olanaklı değil mi? Evet olanaklıydı; o da, Devlet Muhasebe Mizanı&#8217;na bakmaktı. Ancak bunun yayımı da 2005 yılı sonundan itibaren durdurulmuş durumda!<br />
Kötü sonuçlanan 2007 bütçe performansı tartışılırken, şimdi gündemde; &#8216;daha kötü görünmeyecek&#8217; hale getirilen sonuçların doğruluğu ve güvenirliği vardır. Risk primini artıran unsurlara bütçe politikası da katılmış durumda. Bütçe politikasında &#8217;sendeleyen&#8217; ve bunu da &#8216;makyajlayan&#8217; bir yönetimin &#8216;risk primi&#8217; düşebilir mi?<br />
Hükümet bu konuda şeffaflığı artıracak adımlar atmazsa, ileride açıklanan bütçe sonuçlarına ilişkin güvensizlik en büyük risk olacaktır.</p>
<p>Uğur Gürses</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fdaha-seffaf-butce-gerekiyor.html&B'+rc+'=Daha+%C5%9Eeffaf+B%C3%BCt%C3%A7e+Gerekiyor&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/daha-seffaf-butce-gerekiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>5 Soruda Türban&#8230; Kim Neyi, Niçin Yapıyor?</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/5-soruda-turban-kim-neyi-nicin-yapiyor.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/5-soruda-turban-kim-neyi-nicin-yapiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 01:07:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/2008/02/01/5-soruda-turban-kim-neyi-nicin-yapiyor/</guid>
		<description><![CDATA[1 AKP “salam taktiği” mi uyguladı?
2003 yılının sonlarında Vatan Gazetesi’nde AKP üzerine bir yazı dizisi hazırlamıştım. Bu kapsamda Prof. Şerif Mardin’le yaptığım röportajda türban konusuna da değinmiştik. “AKP’liler türbanı dile getirmiyorlar, ama AKP tabanı bunun bir şekilde çözüleceğine inanıyor&#8230;” diye başlayan sorumu Prof. Mardin şöyle cevaplamıştı:
“Herkesin bir fırsat değerlendirme mekanizması vardır. En tehlikeli şeylerden biri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 AKP “salam taktiği” mi uyguladı?</strong></p>
<p>2003 yılının sonlarında Vatan Gazetesi’nde AKP üzerine bir yazı dizisi hazırlamıştım. Bu kapsamda Prof. Şerif Mardin’le yaptığım röportajda türban konusuna da değinmiştik. “AKP’liler türbanı dile getirmiyorlar, ama AKP tabanı bunun bir şekilde çözüleceğine inanıyor&#8230;” diye başlayan sorumu Prof. Mardin şöyle cevaplamıştı:</p>
<p>“Herkesin bir fırsat değerlendirme mekanizması vardır. En tehlikeli şeylerden biri, bir fırsatın zamanının gelmiş olduğunu düşünmesidir. Bir işi doğrudan doğruya bir mesele olarak halletmek vardır, bir de bu işi ’salam taktiği’ile, yani uzun vadeli, küçük küçük, kimsenin pek fazla fark etmeyeceği şekilde değiştirme vardır. AKP’nin salam taktiğini uyguladığını düşünüyorum. Belki de sonunda çıkacak hal çaresi, türban takmanın kanunen serbest olması olmayacaktır. Birtakım küçük küçük değişiklikler onu beraberinde getirecektir.”</p>
<p><span id="more-62"></span></p>
<p>Son türban tartışmaları Prof. Mardin’in (bir kez daha) haklı çıktığını gösteriyor. AKP’liler gerçekten o bekledikleri fırsatın geldiğini düşünüyor olmalılar. Nedir bu fırsat? Başbakan Erdoğan’ın sık sık yaptığı gibi üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırmak istediğini beyan etmesi üzerine MHP lideri Bahçeli’nin “Biz varız” diye anayasayı değiştirecek çoğunluğu iktidar partisine garanti etmesi.</p>
<p><strong>2 Türbanlılar neden şikayetçi?</strong></p>
<p>AKP ile MHP’nin vardıkları mutabakat ilk bakışta Prof. Mardin’in “salam taktiği” önermesini yalanlamışa benziyor. Yani iki partinin düşündükleri yasal düzenlemelerin türban takmayı kanunen serbest bırakacağı düşünülebilir. Ancak burada çok ince ve hayli hayati nüanslar var. Şöyle ki AKP ile MHP:<br />
1) Sadece üniversiteye girişte başörtüsünü serbest bırakıyorlar;<br />
2) “Çene altı” gibi tartışmalı bir formülle de olsa şu anda yaygın olarak kullanılan birçok tesettür uygulamasını kapsam dışı bırakıyorlar;<br />
3) Kamu görevlilerinin türban takmasını yasaklıyorlar.<br />
Nitekim yıllardır başörtüsü yasağına karşı mücadele yürüten ve bu konuda profesyonelleşen İslami birçok kuruluş yeni düzenlemeye epey mesafeli ve eleştirel yaklaşıyor. İtirazlarının temelinde hiç kuşkusuz serbestliğin dar bir alana, üniversitelere sıkıştırılması var. Ancak en çok tedirgin oldukları husus, üniversite dışındaki alanlarda başörtüsü yasağının ilk kez alenen yasallaştırılmak istenmesi. Çünkü, bilindiği gibi bugüne kadarki yasaklamalar açık kanun hükümlerine değil yargı organlarının yorumlarına dayanıyordu.</p>
<p><strong>3 Türbanlılar AKP’yi sıkıştırır mı?</strong></p>
<p>AKP’nin beş yıllık iktidarında yasak aynen sürdü ama önceki yılların aksine İslamcılar sokaklara dökülmediler. Bu sefer de, yine bağırlarına taş basıp, türbana daha geniş bir özgürlük tanınması için mücadele etmek yerine sessiz kalmaları yüksek ihtimal. Ama görüştüğüm bir türban aktivisti bana ilginç bir perspektif sundu: “Daha önce AKP bu sorunu çözme sözü hiç vermemişti. O yüzden sessiz kalmıştık. Şimdi ’çözeceğiz’diyorlar. Bu yüzden artık durum değişti.”</p>
<p><strong>4 AKP türban yüzünden kendi içinde bölünür mü?</strong></p>
<p>Birkaç milletvekilinin ve bir belediye başkanının türbanı üniversitelerle sınırlamamaya yönelik sözleri AKP tabanının bir kısmında hoş karşılanabilir ama tavanı epey öfkelendirdiği kesin. Birileri hesaplarını AKP içinde çatışma çıkma ihtimali üzerine yaparlarsa yanılırlar. Kuşkusuz AKP’nin lider kadrosu başta olmak üzere birçok isminin de gönlünden türbana daha geniş bir serbesti geçiyordur, ama onun zamanının bugün olmadığını bildikleri ve laikliğe duyarlı kesimleri daha fazla ürkütmek istemeyecekleri kesindir.</p>
<p><strong>5 Ordu süreci dışardan mı izleyecek?</strong></p>
<p>27 Nisan süreci öncesinde AKP’ye yakın isimler ve AKP’ye sempati duymasalar da istikrarsızlık istemeyen kimseler TSK’nın vermeye çalıştığı mesajları almamaya veya yanlış yorumlamaya çalışmışlardı. Sonrası malum. Galiba bu sefer de benzer bir durum yaşıyoruz. Org. Büyükanıt’ın dünkü bir cümlelik çıkışının derin sembolik anlamını kavramayanlar veya kavramak istemeyenler yine “TSK’dan sarı ışık” ve hatta “yeşil ışık” diye yorumlar yapabilirler. Bence Org. Büyükanıt’ın çok iyi hazırlandığı anlaşılan bu çıkışı, nerde ve nasıl olursa olsun türbanı serbest bırakacak her türlü düzenlemeye “kırmızı ışık” anlamına geliyor. Kısacası TSK gelişmeleri çok yakından izleyeceğe ve türbana geçit vermemek için elinden geleni yapacağa benziyor. Peki elinden ne gelebilir? 27 Nisan’daki gibi ordunun sürece müdahalesi AKP’nin işine mi yarar? Zor ama son derece önemli sorular. Yarın tartışmak üzere.</p>
<p><strong> Ruşen Çakır</strong></p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2F5-soruda-turban-kim-neyi-nicin-yapiyor.html&B'+rc+'=5+Soruda+T%C3%BCrban%26%238230%3B+Kim+Neyi%2C+Ni%C3%A7in+Yap%C4%B1yor%3F&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/5-soruda-turban-kim-neyi-nicin-yapiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim Ekonomi İlişkisi</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/egitim-ekonomi-iliskisi.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/egitim-ekonomi-iliskisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jan 2008 00:45:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/2008/01/10/egitim-ekonomi-iliskisi/</guid>
		<description><![CDATA[İhtiyaçlar gün geçtikçe, farklılaştıkça &#8220;eğitim&#8221; her alanda daha çok ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Kalıcı davranışların kazandırılmasında formal bir araç olan eğitim kurumları..
 İnsan motivasyonunda Maslow&#8217;un teorisi çok büyük oranda araştırmalar tarafından test edilmiştir. Bir kişi en alçak düzeydeki ihtiyaçlarını gidermedikçe üst düzey ihtiyaçlarını gideremez (Sergiovanni ve Caruer; 1980. 92). İşte eğitim ihtiyacı da Maslow&#8217;un ihtiyaçlar hiyerarşisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İhtiyaçlar gün geçtikçe, farklılaştıkça &#8220;eğitim&#8221; her alanda daha çok ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Kalıcı davranışların kazandırılmasında formal bir araç olan eğitim kurumları..</p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p>İnsan motivasyonunda Maslow&#8217;un teorisi çok büyük oranda araştırmalar tarafından test edilmiştir. Bir kişi en alçak düzeydeki ihtiyaçlarını gidermedikçe üst düzey ihtiyaçlarını gideremez (Sergiovanni ve Caruer; 1980. 92). İşte eğitim ihtiyacı da Maslow&#8217;un ihtiyaçlar hiyerarşisi içinde en üst basamakta yer alır. Örgün anlamda eğitim ihtiyacı toplumlar karmaşıklaştıkça önemini artırmıştır. Fakat örgün eğitime gelinceye kadar insanoğlu her dönemde çocuk, genç ve yetişkinlerine örgün olmayan bir eğitim vermiştir. Varış (1995;8)&#8217;a göre öğrenmenin oluştuğu her durumda insan davranışlarını değiştiren bir eğitim sürecinden söz edilebilir. Balık avlamaya giden babasının arkasına takılan çocuk, kendi yaşamı için eğitilmektedir.<br />
<span id="more-38"></span><br />
İhtiyaçlar gün geçtikçe, farklılaştıkça &#8220;eğitim&#8221; her alanda daha çok ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Kalıcı davranışların kazandırılmasında formal bir araç olan eğitim kurumları, insan girdisini en iyi nasıl işleyebileceğinin cevabını aramaya devam ediyor.</p>
<p>Bugünün gelişmiş kültürlerinde formal bir eğitim düzeni kurulmaksızın bilgi birikimi ve başarı kaynaklarının yeni kuşaklara aktarılması olanaksızdır (Dewey, 1996:15). Toplumsal dinamikleri göz önüne almayan, insanın sosyal bir varlık olduğundan hareket etmeyen eğitim kalıcı ve öğretici olamaz. Başaran (1994: 35)&#8217;a göre; eğitim insanı yüceltmektir. Eğitim, insana kendisinin ne olduğunu göstererek insanın kendini tanımasına, bilmesine, bulmasına yardım etmektir. Bu nedenle formal bir ortamda yapılan eğitime gün geçtikçe daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Çağımızda eğitim sürecinden geçmemiş bir kimsenin, kendi kendine yetişme olanağını bulsa bile, tam olarak yeteneklerini geliştirmesi olanaksızdır. Bu da gösteriyor ki, günümüzde örgün eğitim yaşamın olmazsa olmazı haline gelmiştir.</p>
<p>Örgün anlamda eğitim ihtiyacını özgerçekleştirime yönelik olarak düşünürken, diğer yandan, anlatım ve iletişim gereksinimi, iş birliği ve birlikte yaşama gereksinimi, üretim ve tutumluluk gereksinimi, araştırma öğrenme ve sorun çözme gereksinimi gibi gereksinimleri de gerçekleştirmenin koşulu olarak değerlendiririz (Başaran, 1994: 18-22). Bu bağlamda eğitim, (Korkmaz, 1997. 79) &#8220;sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmanın önemli bir faktörüdür.&#8221; Ülkelerin ekonomik, teknik ve sosyal yönden ilerlemesi o ülkenin nitelikli insan gücü kaynağına bağlıdır. İnsan gücünün oluşturulması da eğitimin işidir. Dewey (1996: 10), en geniş anlamıyla eğitimi, sosyal yaşamın sürdürülme aracı olarak tanımlar. Sosyal grubun amaç ve alışkanlıklarından habersiz ve bunlara kayıtsız olarak dünyaya gelenleri, amaçlar ve alışkanlıklar doğrultusunda bilinçlendirmek ve aktif olarak bilgilendirmek gerekir. Bu boşluk ise ancak eğitimle doldurulur.</p>
<p>Bu ifadelerden sonra eğitimin görevi şu iki noktada toplanabilir: (Koçer, 1981: 17):</p>
<p>1. Kültürel alanda alınan mirasın, ilerlemeye engel olmayanlarını gelecek kuşaklara aktarmak. Bilim, teknik ve güzel sanatlarda sürekli gelişim içinde bireyleri yetiştirmek.</p>
<p>2. Kişide bedensel ve ruhsal gelişimi sağlamak, kişiyi toplumsallaştırmak, karar verme becerisi kazandırmak.</p>
<p>Eğitilmek, yaşamı her gün yeniden kurmak demektir. Kabala adlı İbrani, bir kutsal kitapta şöyle diyor: İnsan, hiçbir şeyin gerçek olmadığını, her şeyin sürekli olarak oluştuğunu ve değiştiğini anlamalıdır. Her şey doğar, büyür ve ölür. Her şey doruğa ulaşınca gerilemeye başlar. Gerçeklik diye bir şey yoktur. Hiçbir şey kalıcı değildir, her şey değişir, insan her şeyi başka şeylerden evrimleşen ve onu başka şeylere yönelten sürekli bir eylem ya da tepki; iç akış ya da dış akış; kurmak ya da yıkmak, yaratmak ya da yok etmek, doğum, büyüme ve ölüm olarak görmelidir. Hiçbir şey sürekli değildir, değişir (Buscaglia, 1994: 101).</p>
<p>Burada, insanın eğitim ihtiyacını karşılarken, böyle bir anlayışla eğitimin yapılmasını savunmak ve sağlamak gerekir. Ancak böyle olunca yaşam dinamiklerini canlı tutup yeni durumlara geçebilirsiniz. Bugün aklınızla anlamlandıramadığınız, toplumsal yaşama bir şey katmayan; paylaşmayan, tartışmayı, sorgulamayı sağlamayan bir düşüncenin yıkılması gerekir, insanın eğitim ihtiyacını ancak gelişmeye ve değişmeye açık değerlerle karşılayıp doyurabilirsiniz. Aksi hâlde eğitim değil bilgi yüklemesi olur.</p>
<p>1. Aile Eğitimi<br />
Bir insanın hayatında en önemli şekillendirici etkiler, aile tarafından yapılandır, içinde doğup büyüdüğü ailenin değerleri, çocukların gelecekteki, eğitim dönüşümlerinin değişmesi zor tohumlarını içerir. Sıfır-beş yaş çocuğunun öğrendiklerini ileriki yıllarda eğitimle değiştirmenin zorluğu artık yadsınmıyor. Öyleyse okula gelmeden önce çocuğun yanlış eğitilmesini engellemek lâzım. Yörükoğlu (1992: 126)&#8217;na göre; çocuk aile sahnesinde, insan ilişkilerini bütün karmaşık yönleriyle gözlemler ve yaşar. Özellikle okul öncesi dönemde, ana ve babasının etkisi altındadır. Ama yüzde yüz ana-babanın etkisi vardır demek doğru olmaz. Hele günümüzde gözünü açar açmaz televizyonla tanışan çocukların en büyük etki aracı bu aygıttır. Geleceğini ailede kurmaya başlayan çocuk en güçlü davranış değişikliklerini ailesinde kazanır Örgün eğitim ortamına girinceye kadar birebir model aldığı aile bireyleri onun en temel eğitilme ihtiyacını informal olarak karşılamaya devam eder. İleriki yıllarda ise çocukluğunu yenemeyen insanlar, bu dönemin verileriyle yaşamlarını sürdürürler. Gerçekler o dönemin gerçekleridir. Kalıplaşmış yargılar ve değerler benimsenmiş bir hâlde varlığını korur.</p>
<p>Çocuğun içinde bulunduğu ortam onu savaşmaya ve gösterilere zorluyorsa, yeterince güçlenince savaşçı olur. O, savaştan kaçtığında küçümsenir, alay edilir, parlak övgülerden yoksun kalır. Böylece grubun zihinsel alışkanlıkları bireyin zihinsel alışkanlıklarına dönüşür (Dewey, 1996: 21). Bugünün politikacıları evrensel gerçeklerden ve bilimsel verilerden uzak halkın nabzına göre söylem geliştirirken aynı hataya düşüyorlar, insanlar zamanla her şeyi alkışlar hale geliyorlar ve bu kısır döngü herkesin dilinde eleştirel düşünce, bilimsel düşünce özlemleriyle uzayıp gidiyor.</p>
<p>Ailenin eğitimi sosyal yeterliğe sahip yeni nesil için vazgeçilmez bir olgudur. Okul-Aile iş birliği ailenin okul kararlarına katılımının artırılmasıyla mümkün olacaktır. Bugün okullarımızda kurulmasını zorunlu gördüğümüz Okul-Aile birlikleri, Okul Koruma dernekleri ve periyodik aralıklarla yapılması istenilen veli toplantıları aile eğitimini formal bir ortamda biçimsel olmayan etkileşimle gerçekleştirecektir. Bu etkileşim varolan süreçte çocuklara yansımaktadır. Okul-Aile iş birliğinin kalıcı davranışların kazandırılması açısından formal etkinlikler olarak kullanılması günümüz değerleri açısından önemini daha da artırmaktadır.</p>
<p>2. Okul Eğitimi<br />
Ailelerin dışında ve aileden sonra çocuğun kişiliği üzerinde en çok etkisi olan kurum &#8220;okul&#8221;dur. Okula giden çocuklar süre bakımından ana-babalarından daha çok okulda etkileşimde bulunmaktadırlar (Çaplı, 1993: 153). Böyle olunca, okul davranış değişikliğinin yaratılacağı, bilimsel bir ortam olarak gerekliliğini hissettiriyor.</p>
<p>Bilgiler, beceriler, tavır ve alışkanlıklar hep öğrenme sonunda kazanılır. Bir insanın bütün bunları kazanabilmesi için öğrenmeye hazır olması gerekir. Çocuğun ailesinden getirdiği bilgi, görgü ve değerler onun olumlu davranış geçirimlerine hazır olup olmadığını belirler. Bu durum öğretmenin çocuğu çok yönlü tanıması zorunluluğunu gerektirir. Öğretmen okul ortamında öğrenciye plânlı yardımı sağlayan en önemli rehberdir. Eğitim ve öğretim sürecinde asıl olan ise budur.</p>
<p>Hijyen bir ortam olarak okul, çevrenin olumsuzluklarından öğrencileri korurken, seçilmiş davranış ve değerleri de öğrencilere aktarır. Okullar kuralların hakim olduğu, güçlü örgütsel kültürün yaşatıldığı ortamlardır. Her okulun farklı örgütsel kültürü olsa da, ortak değerleri, benimsenen eğitim felsefesi doğrultusunda aktarılan değerlerdir. Dinamik bir örgüt olan okul, çevresindeki değerleri işe katarak büyüyebilir. Çevredeki bütün sosyal kurumlar eğitim etkinlikleri içinde değerlendirilmelidir.</p>
<p>3. Çevre Eğitimi<br />
Çevre döllenmeden hemen sonra başlayan ve insan yavrusu üzerindeki her yönden etkisi bulunan tüm etkenleri kapsamaktadır. Kalıtım ne olabileceğimizin sınırını çizerken, çevre, bu sınır içinde ne olabileceğimizi belirler (Çaplı, 1993: 27).</p>
<p>İnsanlar türlü alışkanlıkları, bilgi, görgü ve becerileri çevreden kazanırlar. Giyim, kuşam, oturuş, yürüyüş şekillerimiz, sevdiğimiz ya da sevmediğimiz konular, korkular hep çevreden öğrenilirler. Özdeş ikizler üzerinde yapılan araştırmalar, çevrenin insanlar üzerinde ciddî etkileri olduğunu göstermiştir. Çaplı (1993: 34)&#8217;ya göre insanlar; her ne kadar doğarlarken yapıları ve yaradılışları bakımından insan olarak doğuyorlarsa da insan olmayı çevrelerinden öğrenmektedirler.</p>
<p>İnsanların farklı kişilik özellikleri çevrelerinden etkilenmelerini farklılaştırır. Aynı aile içindeki kardeşler aynı çevreden etkilenmelere rağmen, aynı olaylara farklı yaklaşımlarda bulunabilir, farklı düşünebilir ve yaşayabilirler. Komşular, öğretmenler, arkadaşların yanında radyo, televizyon, sinema gibi unsurlar da aynı aile ve çevrede büyüyen çocukları farklı etkilemektedir. Model alınan unsurlar, çocuğun bir yaşam boyunca düşüncesini, yaşayışını şekillendirir. Hep aynı uyarıcılara maruz kalmış bir bireyin, uyarıcı değiştiğinde tepkisi hoş olmayabilir. Alışkanlıklar zor değiştirilir, insana bir yerleşti mi değiştirilmesi artık çok güçtür. Öyleyse, çevre modelleri çocuk için önemlidir. Çocuğa tek bir seçenek değil seçenekler sunulmalıdır. Yine Çaplı (1993: 35) şöyle diyor: &#8220;Bir çocuğun kalıtımla satanmış olan gözünün rengini sonradan değiştirmemiz hiçbir zaman mümkün değildir. Fakat bu gözlerin dünyaya karamsarlık içinde mi yoksa mutluluk, neşe, huzur içinde mi bakacağını sağlamak bizim elimizdedir.&#8221;</p>
<p>Aile, okul ve çevre eğitimi yeni yetişenlerin dünyasını kuran üç önemli etkendir. Bunların en etkili şekilde işlevlerini yerine getirmesi, daha az sorunlu bireylerin ve toplumun oluşması için gereklidir. Dewey (1996: 100)&#8217;e göre; koşullara uyma yeteneğinin yokluğu başarısızlığı yaratır. Bu anlamda uygun koşullar yaratma, uyum güçlüğünü azaltacaktır. Ortak değerlere sahip bir toplum; okul, aile ve çevre unsurlarının eğitim etkinliklerinde önemsenmesi ve karara katılmasıyla yaratılabilir.</p>
<p>Sonuç ve Öneriler<br />
Tüm çocuklar 3 yaşından itibaren eğitim kurumlarına alınmalı, aile ve çevrenin doğal eğitimine planlı eğitimsel katkı sağlayacak şekilde yetiştirilmelidir.<br />
Okul öncesi eğitim kurumlarında bu çağ çocuklarıyla ebeveynlerinin birlikte &#8220;Psikolojk Danışma ve Rehberlik&#8221; yardımını alarak eğitilmeleri sağlanmalıdır. Belli aralıklarla bu görüşmeler yapılmalı, sadece çocuğun eğitilmesi değil ebeveynlerin de bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.<br />
İlköğretim ve orta öğretim basamaklarında, öğrencinin sürekli takibini sağlayacak rehberlik çalışmalarının yoğunlaştırılmasına ağırlık verilmelidir.<br />
Çocukların kişilik gelişimlerine katkı sağlayacak sosyal faaliyetler düzenlenmeli, her çocuğun en az bir sosyal faaliyet içinde sorumluluk alması sağlanmalıdır.<br />
Okullar, eğitimsel ve öğretimsel anlamda günün her saati yararlanılan &#8220;sosyal eğitim merkezleri&#8221; haline getirilmelidir.<br />
Zorunlu eğitimin süresi artırılmalıdır.<br />
Okul, çevredeki sosyal kurumlar ve işletmelerle iş birliği içinde çalışmalıdır.<br />
Belediyeler ve mahalle muhtarlıkları, okulun fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için çalışma plânı oluşturmalıdır.<br />
Okul içi etkinliklerde, drama dersinin seçmeli ders olarak alınmasına daha bir ağırlık verilmelidir.<br />
Yerel işletmelerin okul sosyal faaliyetlerine destekleri yasal temelde ele alınıp değerlendirilmelidir.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fegitim-ekonomi-iliskisi.html&B'+rc+'=E%C4%9Fitim+Ekonomi+%C4%B0li%C5%9Fkisi&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/egitim-ekonomi-iliskisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yabancı Bankalar Neden Geliyor?</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/yabanci-bankalar-neden-geliyor.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/yabanci-bankalar-neden-geliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jan 2008 00:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/2008/01/10/yabanci-bankalar-neden-geliyor/</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde Türk bankacılık sektöründe yaşanan en önemli gelişme yabancı bankaların çok sayıda yerli bankayı satın alması veya ortak olmasıdır. 21. yüzyıla girdiğimiz ilk yıllarda başlayan yabancı bankaların ülkemizdeki bankalara ortak olma ve banka satın alma sürecine baktığımızda dikkat çekici gelişmeler görülmektedir.
1999 yılında Türk bankacılık sektöründe yabancı bankaların payına baktığımızda sadece %1’dir ve çok şubeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde Türk bankacılık sektöründe yaşanan en önemli gelişme yabancı bankaların çok sayıda yerli bankayı satın alması veya ortak olmasıdır. 21. yüzyıla girdiğimiz ilk yıllarda başlayan yabancı bankaların ülkemizdeki bankalara ortak olma ve banka satın alma sürecine baktığımızda dikkat çekici gelişmeler görülmektedir.<br />
1999 yılında Türk bankacılık sektöründe yabancı bankaların payına baktığımızda sadece %1’dir ve çok şubeli yabancı banka bulunmamaktadır. Bu dönemde % 1 yabancı payı, tek ya da birkaç şubeli yabancı bankalardan oluşmaktadır. Ülkemizde yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinin hemen ardından 2001 yılı ikinci yarısında ve 2002 yılında üç adet yabancı ortaklık ve satınalma görüyoruz. Bunlar: HSBC’nin Demirbank’ı, Milleniumbank’ın Sitebank’ı satınalması ve Koçbank’a Unicredito’nun ortak olmasıdır. Bu gelişmelerle 2002 yılında yabancı bankaların payı % 4’e ulaşmıştır.</p>
<p><span id="more-37"></span><br />
2003 ve 2004 yıllarında ise çok sayıda yabancı ortaklık görüşmesi olmasına rağmen hiçbir yabancı ortaklık ve satınalma görüşmesi olumlu sonuçlanmamıştır. Nedeni ise, banka satış fiyatlarında yerli banka sahipleri ile yabancı bankalar arasında uzlaşma sağlanamamasıdır. Özellikle yerli banka sahipleri bankalarına krizler öncesindeki fiyatları istemiş yabancı bankalar ise krizlerin etkisi ile banka fiyatlarının düştüğünü ileri sürmüş fiyatta anlaşamadıkları için görüşmeler olumlu sonuçlanmamıştır.</p>
<p>Daha sonra 2005 yılının başından itibaren fiyatta uzlaşma gerçekleşmiş ve Tablo 1’de görüldüğü gibi son 30 aylık süreçte (Ocak 2005- Temmuz 2007) 15 yabancı ortaklık ve satınalma gerçekleşerek yabancıların payı % 4’ten % 38.6’ya ulaşmıştır. Burada yerli banka sahiplerinin bankalarını satmalarının en önemli faktörü ise 2004 yılı Haziran ayında yayınlanan BASEL II Düzenlemelerinin gerektirdiği sermaye gereksinimini sağlamakta zorluk olacağını görmeleridir.<br />
Son dönemde fiyatta uzlaşmanın gerçekleşmesi, banka fiyatlarındaki yükselmeden kaynaklanmaktadır. Yerli banka sahipleri satış için uygun fiyatı bulunca, yabancı bankalar da alımda istekli olunca, çok sayıda satış ve ortaklık gerçekleşmiştir. Banka fiyatlarının artmasının temel nedenleri ise 2004 yılı Aralık ayında ülkemizin AB’ne aday ülke konumuna gelmesi ve 2003–2004-2005 yıllarında bankacılık sektörünün aktif-pasif vade uyumsuzluğu yaparak düşen faiz ortamında yüksek karlılık gerçekleştirmesidir. Düşen faiz ortamında banka bilançosunun pasifini kısa vadeli, aktifini de uzun vadeli olarak gerçekleştirdiğinizde, risk yüksek olmakla birlikte karlılık da yüksek olmaktadır.</p>
<p>TÜRK BANKALARININ SERMAYE SAHİPLİĞİ</p>
<table class="MsoNormalTable" style="width: 321.75pt" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="429">
<tr>
<td rowspan="3" style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Banka Adı <o:p></o:p></p>
</td>
<td rowspan="3" style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">Toplam Aktifler İçindeki Pay(% ) <o:p></o:p></p>
</td>
<td colspan="4" style="padding: 0cm; width: 189.75pt" valign="bottom" width="253">
<p class="MsoNormal">Hissedarların Yerli, Yabancı Dağılımı % <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="border: medium none ; padding: 0cm" width="64">
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">Yerli Payı(%) <o:p></o:p></p>
</td>
<td colspan="3" style="padding: 0cm; width: 146.25pt" valign="bottom" width="195">
<p class="MsoNormal">Yabancı Pay % <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="border: medium none ; padding: 0cm" width="64">
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">Oransal Pay <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">Borsa Payı <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">Toplam <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="border: medium none ; padding: 0cm" width="64">
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Abn Amro Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Adabank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">3 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Akbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">11,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">57,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">20,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">22,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">42,8 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Alternatifbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">98,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">50,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">1,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">1,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Anadolubank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Arap Türk Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">35,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">65,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">65,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Banca Dı Roma <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Bank Mellat <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Bankpozitif Kredi ve Kalkınma Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">42,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">57,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">57,6 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">10 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Birleşik Fon Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">11 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Calyon Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">12 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Cıtıbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">1,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">13 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Çalık Yatırım <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">14 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Denizbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">2,3 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">99,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,3 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">15 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Deutsche Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">16 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Diler Yatırım <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">17 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Finansbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">3,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">9,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">89,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">90,3 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">18 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Fortıs Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">1,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">3,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">93,3 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">3,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">97,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">19 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Gsd Yatırım Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">20 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Habib Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">21 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Hsbc Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">2,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">22 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">İller Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">23 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Jp Morgan Chase Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">24 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Merrıll Lynch <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">25 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Mıllenıum Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">26 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Mng Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">9,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">91,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">91,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">27 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Nurol Yatırım Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">28 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Oyakbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">2,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">2,4 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">29 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Socıete Generale <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">30 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Şekerbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">52,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">34,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">13,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">47,7 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">31 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">TCZiraat Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">14,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">32 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">TEkonomi Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">1,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">43,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">42,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">14,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">56,1 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">33 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Garanti Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">10,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">28,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">25,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">45,7 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">71,2 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">34 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Halk Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">6,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">35 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">İş Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">15,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">77,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">23,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">23,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">36 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Kalkınma Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">37 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">TSınai Kalkınma Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">70,3 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">29,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">29,5 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">38 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Vakıflar Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">7,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">87,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">12,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">12,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">39 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Taıb Yatırım Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">1,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">99,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">99,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">40 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Takasbank IMKB <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">90,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">9,9 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">9,9 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">41 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Tekfenbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">30,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">70,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">70,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">42 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Tekstil Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">88,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">11,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">11,6 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">43 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Turkısh Bank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">94,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">5,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">5,8 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">44 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Türk Exımbank <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">45 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Westlb Ag <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">46 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Yapı ve Kredi Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">9,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">49,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">40,1 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">10,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">50,6 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">47 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Albaraka Türk Katılım Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,5 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">22,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">77,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">77,6 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">48 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Asya Katılım Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">73,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">26,4 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">26,4 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">49 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,6 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">19,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">80,2 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">80,2 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 24.75pt" nowrap="nowrap" valign="bottom" width="33">
<p class="MsoNormal">50 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal">Türkiye Finans Katılım Bankası <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal">0,8 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal">100,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal">0,0 <o:p></o:p></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 161.25pt" valign="bottom" width="215">
<p class="MsoNormal"><strong>Toplam (%) </strong><o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 54pt" valign="bottom" width="72">
<p class="MsoNormal"><strong>100,0 </strong><o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 44.25pt" valign="bottom" width="59">
<p class="MsoNormal"><strong>61,4 </strong><o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 50.25pt" valign="bottom" width="67">
<p class="MsoNormal"><strong>25,0 </strong><o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal"><strong>13,6 </strong><o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 48pt" valign="bottom" width="64">
<p class="MsoNormal"><strong>38,6 </strong><o:p></o:p></p>
</td>
<td style="padding: 0cm">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt"><o:p> </o:p></span></p>
</td>
</tr>
</table>
<p>Yabancı bankaların ülkemizde, banka satınalma ve ortak olma nedenleri şunlardır:</p>
<p>1- Avrupa bankacılık sektörü doygunlaşmıştır. Bugün bir Fransız bankasının veya Alman bankasının başka bir Avrupa ülkesine giderek pazar payı elde etmesi çok zordur. Bu nedenle pazar payını ve aktifi büyütmekte zorlanmaktadırlar. Avrupa’da kar marjları daralmaktadır. Kar marjlarının daraldığı bir ortamda, aktifi büyütme zorunluluğu bulunmaktadır. Örnekle açıklarsak; bir bankanın aktif büyüklüğü 100 milyar € ise kar marjları (aktif karlılığı) % 2 ise banka 2 milyar € kar elde etmektedir. Kar marjları % 1’e düştüğünde ise, aynı karı elde edebilmesi için aktif büyüklüğünü 200 milyar €’ya yükseltmesi gerekmektedir. Avrupa ülkelerinde pazar doygunlaştığı için aktifini iki katına çıkarması mümkün değildir. Ancak aktifi bu kadar hızlı büyütmesi, gelişmekte olan ülkelerde mümkündür. İşte bu nedenle, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde Avrupa Bankaları banka satın almakta veya ortak olmaktadır. Ülkemiz de gelişmekte olan ülkelerin en caziplerindendir. Bu nedenle yabancı bankalar gelmektedirler.</p>
<p>2- Biraz önce belirttiğim gibi Avrupa’da bankacılık sektöründe kar marjları daralmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ise kar marjları daralsa da yine Avrupa’dan oldukça yüksektir. Avrupa bankacılık sektöründe kar marjları % 1’lerin altında iken, gelişmekte olan ülkelerde ise enflasyonun düşmesi ile birlikte kar marjları % 2-3’lere düşse de Avrupa’ya göre hala yüksektir ve uzun yıllar böyle devam edecektir. Ülkemiz de gelişmekte olan bir ülke olduğu için parelellik arzetmektedir.</p>
<p>3- Ülkemizde Avrupa ülkelerine göre bankacılık sektöründe penetrasyon oranlarının çok düşük olması ve gelecekte beklenen yükselme bir diğer etkendir. Penetrasyon nüfusun ne kadarının bankacılık hizmetinden yararlandığının göstergesidir. Diğer bir ifadeyle, nüfusun ne kadarının banka müşterisi olduğudur. Tablo 2’de görüldüğü gibi 2005 yılı rakamlarına göre Avrupa Birliği ülkelerindeki toplan nüfus 450 milyon kişidir. Penetrasyon oranı % 92’dir. Yani nüfusun % 92’sini oluşturan 415 milyon kişi banka müşterisidir. Türkiye’nin nüfusu 75 milyon kişi, penetrasyon oranı % 28’dir. Dolayısıyla 20 milyon kişi banka müşterisidir.</p>
<p>Penetrasyon oranının ülkemizde düşük olmasının birinci nedeni, kırsal-kentsel nüfus dağılımıdır. Türkiye’de nüfusun önemli bir bölümü kırsal alanda yaşamakta ve bu bölgelere bankacılık hizmeti gitmediği için banka müşterisi olamamaktadır. Avrupa’da ise kırsal alanda nüfusun çok azı yaşamakta ve kırsal alana koopratif bankaları, yerel bankalar vasıtasıyla bankacılık hizmeti gitmekte, nüfusun büyük bir çoğunluğu banka hizmetinden yararlanmaktadır.</p>
<p>İkinci neden ise nüfusun yaş dağılımıdır. Avrupa nüfusu yaşlı, Türkiye nüfusu ise gençtir. Bugün Türkiye’de nüfusun üçte biri yaklaşık 27 milyon kişi 18 yaşın altındadır ve büyük bir çoğunluğunun banka hesabı bulunmamaktadır. Oysa Avrupa’da 18 yaşında olan nüfus az ve önemli bir bölümünün bireysel emeklilik sistemine erken girdikleri için banka hesabı bulunmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">TABLO:2 PENETRASYON ORANLARI </span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70"><o:p></o:p></span></p>
<table class="MsoNormalTable" style="width: 352.5pt" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" width="470">
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 57.75pt" width="77">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">Nüfus (milyon kişi) <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 97.5pt" width="130">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">Penetrasyon Oranı % <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 68.25pt" width="91">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">Müşteri Sayısı (milyon kişi) <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 69.75pt" width="93">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">Artış (milyon kişi) <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="border-style: none none outset; border-color: -moz-use-text-color; border-width: medium medium 1pt" colspan="2" width="184">
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="6" style="padding: 0cm; width: 470.25pt" width="627">
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">AB</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70"><o:p></o:p></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 159.75pt" width="213">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">2005 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td colspan="2" style="padding: 0cm; width: 75pt" width="100">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">450 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 97.5pt" width="130">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">92 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 68.25pt" width="91">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">415 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td rowspan="2" style="padding: 0cm; width: 69.75pt" width="93">
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">&gt; +10</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70"><o:p></o:p></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 159.75pt" width="213">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">2015 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td colspan="2" style="padding: 0cm; width: 75pt" width="100">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">450 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 97.5pt" width="130">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">95 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 68.25pt" width="91">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">425 <o:p></o:p></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="6" style="padding: 0cm; width: 470.25pt" width="627">
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">TÜRKİYE</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70"><o:p></o:p></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 159.75pt" width="213">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">2005 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td colspan="2" style="padding: 0cm; width: 75pt" width="100">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">75 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 97.5pt" width="130">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">28 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 68.25pt" width="91">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">20 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td rowspan="2" style="padding: 0cm; width: 69.75pt" width="93">
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">&gt; +28</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70"><o:p></o:p></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding: 0cm; width: 159.75pt" width="213">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">2015 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td colspan="2" style="padding: 0cm; width: 75pt" width="100">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">80 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 97.5pt" width="130">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">60 <o:p></o:p></span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm; width: 68.25pt" width="91">
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma; color: #545c70">48 <o:p></o:p></span></p>
</td>
</tr>
</table>
<p>2015 yılında ise Avrupa nüfusu yine aynı kalacak, penetrasyon oranı % 95’e çıkacaktır. Dolayısıyla banka müşteri sayısı 425 milyona ulaşacak ve gelecek on yılda 10 milyon kişi artacaktır. Oysa ülkemizde, 2015 yılında nüfusun 80 milyon kişi olacağı tahmin edildiğinden ve penetrasyon oranının da %60’a çıkması beklendiğinden, banka müşteri sayısının 28 milyon kişi artarak 48 milyona ulaşacağı hesaplanmaktadır. Bu hesaplamalar çerçevesinde, gelecek 10 yılda Avrupa bankacılık sistemine 10 milyon müşteri girerken, Türk bankacılık sistemine 28 milyon yeni müşteri girecektir. Bu rakamlar da, ülkemizde çok büyük bir potansiyel olduğunu göstermektedir.</p>
<p>4- Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü 350 milyar $ olup GSMH’nın yaklaşık %87’sidir. Avrupa ülkelerinde ise bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün GSMH’ya oranı %200-300’dür. Bu da Türk bankacılık sektörünün önümüzdeki dönemde ciddi bir büyüme potansiyeli taşıdığının işaretidir.</p>
<p>5- Yabancı bankaların kendi ülkelerindeki rekabet, ülkemizdeki banka satınalmalarındaki önemli nedenlerden bir diğeridir. 2002 yılında İtalyan bankası Unicredito ülkemizde Koçbank’a ortak olunca, hemen peşinden yine İtalyan bankası Intesa Türk bankaları ile satınalma görüşmelerine başlamış olup, hala ilgilenmektedir. Belçika’da büyük rekabet içinde olan iki bankadan Fortis Dışbank’ı alınca, hemen peşinden Dexia Denizbank’ı satın almıştır. Yunanistan’daki üç banka National Bank Of Greece– Eurobank EFG – Alphabank arka arkaya Türk bankacılık sektörüne girmiştir. Kendi ülkelerinde rekabet halindeki bankalardan biri gelişmekte olan ülke konumundaki Türkiye’de banka satın alınca, diğeri de hemen ülkemizdeki bankalarla ilgilenerek ortak olmakta veya banka satın almaktadır.</p>
<p>Yabancı bankalar temel olarak bu nedenlerle ülkemizdeki bankalara ortak olmakta veya banka satın almaktadır. Önümüzdeki dönemde de bu ilginin devam etmesi beklenmekte olup, yabancı bankaların payının bugünkü % 38.6 seviyesinden % 50-55’lere ulaşacağını beklemek yanlış olmayacaktır.</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fyabanci-bankalar-neden-geliyor.html&B'+rc+'=Yabanc%C4%B1+Bankalar+Neden+Geliyor%3F&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/yabanci-bankalar-neden-geliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye ve Hukuk</title>
		<link>http://www.cafekonomi.com/turkiye-ve-hukuk.html</link>
		<comments>http://www.cafekonomi.com/turkiye-ve-hukuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 12:57:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fibonacci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafekonomi.com/2007/10/03/turkiye-ve-hukuk/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de hukuk ve işleyişi üzerine Yılmaz Özdil&#8217;den;
&#8220;AKP&#8217;nin A&#8217;sı
BİR arkadaşımın davası vardı&#8230;
Gittim, tanık olarak.
Mahkeme salonunun kapısına káğıt asmışlar, kimin, kaçıncı sırada hákim önüne çıkacağını yazıyor.
Bizimki, 71&#8242;inci sırada.
Yandık!
Saate baktım, 09.30.
Çay, sigara, muhabbet.
Çağırdılar, 12.00.
2.5 saatte 70 duruşma!
Türkçesi&#8230; Duruşma başına 2 dakika 8 saniye.
Hákim, hákim değil&#8230;
Zannedersin Felipe Massa!
*
Adli yıl başladı dün&#8230;
Yargıtay&#8217;daki törenle.
O Yargıtay&#8217;ın&#8230; Tamamına değil, sadece bir dairesine, 12 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de hukuk ve işleyişi üzerine Yılmaz Özdil&#8217;den;</p>
<p>&#8220;<strong>AKP&#8217;nin A&#8217;sı</strong></p>
<p>BİR arkadaşımın davası vardı&#8230;</p>
<p>Gittim, tanık olarak.</p>
<p>Mahkeme salonunun kapısına káğıt asmışlar, kimin, kaçıncı sırada hákim önüne çıkacağını yazıyor.</p>
<p>Bizimki, 71&#8242;inci sırada.</p>
<p>Yandık!</p>
<p><span id="more-28"></span>Saate baktım, 09.30.</p>
<p>Çay, sigara, muhabbet.</p>
<p>Çağırdılar, 12.00.</p>
<p>2.5 saatte 70 duruşma!</p>
<p>Türkçesi&#8230; Duruşma başına 2 dakika 8 saniye.</p>
<p>Hákim, hákim değil&#8230;</p>
<p>Zannedersin Felipe Massa!</p>
<p>*</p>
<p>Adli yıl başladı dün&#8230;</p>
<p>Yargıtay&#8217;daki törenle.</p>
<p>O Yargıtay&#8217;ın&#8230; Tamamına değil, sadece bir dairesine, 12 bin dava geliyordu, 10 sene önce&#8230;</p>
<p>1999, 12 bin.</p>
<p>2001, gene 12 bin.</p>
<p>2002?</p>
<p>Sıçradı&#8230; 28 bin.</p>
<p>2006?</p>
<p>Dünya rekoru&#8230; 52 bin!</p>
<p>2007?</p>
<p>94 bini aştı.</p>
<p>*</p>
<p>AKP&#8217;nin A&#8217;sı işte bu.</p>
<p>Suç patladı&#8230; Dava da.</p>
<p>*</p>
<p>Deniyor ki, &#8220;en az 70 bin dava, dosya kapağı bile açılmadan zamanaşımına gidecek&#8230;&#8221;</p>
<p>Neden?</p>
<p>Çünkü&#8230;</p>
<p>Tespit tutanağı 1 sayfa.</p>
<p>Adli Tıp raporu 1 sayfa.</p>
<p>İfadeler. Olay yeri keşif. Nüfus müzekkereleri. Krokiler. Bilirkişi. Fezleke. Adli Sicil. Savcılık tutanağı. Tutuklasan, itiraz. Bıraksan, itiraz. İddianame. Deliller. Karşı deliller. Şahitler. Yeniden bilirkişi. Sonra bi daha. En az 10 celse, 10 sayfa da o.</p>
<p>Karar 1 sayfa.</p>
<p>Biri temyiz eder&#8230; Öbürü cevap.</p>
<p>Ekle kapak yazısını 1 sayfa.</p>
<p>Ne etti mübaşir bey?</p>
<p>60 sayfa falan&#8230; Minimum.</p>
<p>Doooğru Yargıtay&#8217;a.</p>
<p>*</p>
<p>94 bin dava dosyasının, sadece 1&#8242;i işte bu&#8230; En ufağı.</p>
<p>300-500 sayfalık dosyalar var.</p>
<p>E hákim, insan.</p>
<p>Bir tek sayfayı okumak ne kadar sürer? Anlamak? Karar vermek?</p>
<p>*</p>
<p>Netice?</p>
<p>Türkiye&#8217;de bir davanın karara bağlanması, ortalama, 2.5 yıl&#8230; O hale geldi&#8230; Yüzde 100 haklısın, hakkını alabilmen en az 2.5 yıl.</p>
<p>*</p>
<p>Karşılıksız çek mesela&#8230;</p>
<p>Bu yıl, şimdilik, 700 bin adet&#8230;</p>
<p>Hukuk yoluyla tahsil edilme miktarı ne kadar biliyor musunuz?</p>
<p>Yüzde 1.</p>
<p>Gerisi, mafyaya ihale!</p>
<p>*</p>
<p>O nedenle&#8230;</p>
<p>&#8220;Hukuk herkese lazım&#8221; lafını, papağan gibi tekrar etmenin kimseye faydası yok&#8230; Onu babam da söyler.</p>
<p>Asıl&#8230;</p>
<p>Hákim lazım herkese, hákim!</p>
<p>Hákimlerin de insan olduğunu düşünmeden, hákim sayısını artırmadan, hákimlerin maaşını yükseltmeden, imkánsız.</p>
<p>*</p>
<p>Anayasa&#8217;yı baştan yazıp, içindeki &#8220;Atatürk&#8221; kelimelerini çıkartmakla olmuyor bu iş&#8230; &#8220;</p>
<!-- BunuEkle Butonu -->
<script language="JavaScript">
var rc = (!rc) ? 1 : rc+1;
document.write('<s' + 'cript src="http://bunuekle.com/bunuekle-wp.asp?A'+rc+'=http%3A%2F%2Fwww.cafekonomi.com%2Fturkiye-ve-hukuk.html&B'+rc+'=T%C3%BCrkiye+ve+Hukuk&s'+rc+'=1&r'+rc+'=2&rc='+rc+'">')
document.write('</' + 's' + 'cript>');
</script>
<script language="JavaScript">document.write(eval("code"+rc));</script>
<!-- BunuEkle Butonu -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafekonomi.com/turkiye-ve-hukuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
