| RSS İçin Kayıt Ol

Spk Lisanslama Sınavları Hakkında Her şey

Ekim 27th, 2008 | Yorum Yok | Kategorisi Cafemizden, Cv

1-GENEL BİLGİLER

Sınavların genel amacı sermaye piyasası alanında ihtisas personeli, yönetici, türev araçlar personeli, değerleme uzmanı, kredi derecelendirme uzmanı ve kurumsal yönetim derecelendirme uzmanı olarak çalışanların mesleki yeterliliklerini, bilgi ve tecrübelerini gösterir lisans belgesinin verilmesidir. Kurul tarafından düzenlenen lisanslama sınavları aksine bir karar alınmadıkça her yıl Ocak, Mayıs ve Eylül aylannda yapılmaktadır.

2-SINAVA GİRECEK ADAYLAR

2.1- Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Sınavına Katılacak Adaylar

Seri: VIII, No: 34 “Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar İçin Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ” çerçevesinde sermaye piyasası kurumlarında aşağıda belirtilen görevlerde çalışanların, görev alanını değiştirerek bu görevleri yapmak ya da bir kurumda çalışmamakla birlikte bu faaliyetlerde bulunmak isteyenlerin “Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Sınavı”na girerek “Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı” almaları gerekmektedir.

Devamı.. »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Spk Lisanslama Sınavları Hakkında Her şey II

Ekim 27th, 2008 | Yorum Yok | Kategorisi Cafemizden, Cv

4- LİSANS BELGESİNİN VERİLMESİ AŞAMASINDA ARANACAK BELGELER

Lisanslama sınavlarında başarılı olarak lisans belgesi almaya hak kazanan adayların lisans belgelerini almak üzere Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliğine (TSPAKB) başvurmaları gerekmektedir.

Adayların TSPAKB’den lisans belgelerini alırken ibraz edecekleri belgeler aşağıda sayılmıştır:

I- Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı, Takas ve Operasyon Sorumlusu Lisansı, Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı ve Türev Araçlar Lisansı için adayların;

(a) Hisse senetleri piyasası müşteri temsilcisi, sabit getirili sermaye piyasası araçları ve repo-ters repo piyasası müşteri temsilcisi, yatırım fonları müşteri temsilcisi, aracı kurum acentesi olarak faaliyet gösteren banka şubelerinde ve katılım bankalarında acentelik işlemlerinden sorumlu müşteri temsilcisi ile seans salonlarında hisse senedi alım satımı görevini yürüten müşteri temsilcisi, bankaların ve acentelik faaliyetinde bulunacak katılım bankalarının bireysel fınans merkezlerinde (çağrı merkezi-call center) hisse senedi ile ilgili işlemleri yapacak müşteri temsilcileri, aracı kurum irtibat bürosu sorumlusu ve takas ve operasyon sorumlusu olarak görev yapmak isteyenlerin en az lise ve dengi mezunu olması,

(b) Aracı kurum şube müdürü olarak görev yapmak isteyenlerin en az 2 yıllık ön lisans eğitimi veren kurumlardan mezun olması,

(c) Teftiş birimi yöneticisi, iç kontrol birimi yöneticisi, müfettiş” ve içkontrol birimi elemanı olarak görev yapmak isteyenlerin iktisat, işletme, kamu yönetimi, muhasebe, maliye ve hukuk konularında en az 4 yıllık lisans eğitimi veren kurumlardan mezun olması ve sermaye piyasaları, muhasebe, vergi, banka ve kambiyo, işletme analizi, organizasyonu, denetimi veya hukuk könulannda en az 3 yıllık mesleki tecrübeye sahip olması,

Devamı.. »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Finansal Krize Deniz Gökçe yorumu

Ekim 26th, 2008 | Yorum Yok | Kategorisi İktisatcılar ve Görüşleri

İnternette bir çok makale yazı bulmak çok kolay. Özellikle de Web 2.0 la birlikte bu daha da arttı. Ama gerçekten herşeyi okuyormuyuz?

Yada okumak herşeyi ne kadar açıklıyor.

Son yaşanan krizle alakalı Ntv de yayınlanan Ekodiyalog programında Deniz Gökçe nin son derece güzel bir yorumu oldu.

Maalesef Blogger kapandığı için kendi bloguma yüklemedim. Youtube da aylardır kapalı olduğu için Metacafe ye yükledim.

İzlemekte fayda var.

Etiketler: ,

King of the distance - Haile Gebrselassie

Ekim 24th, 2008 | 1 Yorum | Kategorisi Gündem Dışı

  Spor deyince sadece futbolun anlaşıldığı ülkemizde atletizm son derece az hatırlanır. Hele de yabancı atletler Rus jimnastikçilerden daha az bilinir. Buna rağmen, Pekin 2008 den sonra BOLT ismini iyi kötü herkes söyler. 

Atletizmin en zorlayıcı branşlarından biri ise uzun mesafe koşularıdır. Bunların en önemlisi de tabii ki Maraton’dur. Yunan da başlayan maraton olimpiyatlar kadar eski bir geçmişe sahiptir. 

 Maraton yıllar itibariyle, teknoloji, antrenman teknikleri, ayakkabı, içecek ve yiyeceklerin gelişmesiyle paralel derecelerde gelişmiştir. 1900’lü yıllarda 2 saat 58 dakikayla başlayan bu gelişme son olarak efsane atlet Haile Gebrselassie tarafından kendine ait rekoru da geliştirerek 2 saat 3 dakika 59 saniye seviyelerine Berlin Maratonuyla geldi.

  Devamı.. »

Etiketler: ,

Yaratıcı Yıkım

Ekim 22nd, 2008 | Yorum Yok | Kategorisi Ekonomi

Küresel finansal krizle birlikte bir çok kavramda tekrar hatırlandı. Krizler, her zaman fırsatların değil ama kesinlikle yeni çözümlerin ve çözümlemelerin kapılarını açıyor.

Bu noktada özellikle Schumpeter ın ortaya koyduğu “Yaratıcı Yıkım” kavramı sürekli dile getirildi. Türkçe yayınlardan da çok ayrıntılı olmasada bir çok kaynak bulmak mümkün.

Mehmet Altan son olarak bir köşe yazısında bu konuyu tekrar dile getirince kavram Türkiye de tekrar hayat buldu.

‘Kapitalizm, kendine has özelliği yüzünden ekonomik bir değişim metodu veya tipidir. Ve durgun bir durum göstermez, hiçbir zaman da gösteremez.’

‘Yeni milli pazarların veya dış piyasaların açılması; el sanatları atölyelerinden, yoğun ve büyük işletmelere geçiş, kapitalist sistemin durmadan, yorulmadan içinden bir ihtilal, yenilenme havasını tutmakta; bütün bu elemanlar, gene devamlı olarak eski faktörleri yok etmekte, yeniklerini yaratmaktadır. Bu ‘yaratıcı yıkım gelişimi’ kapitalizmin esas temelidir.’

Gerçekten de krizler kapitalizmin gelişme motorudur. Bunu en basit olarak 2001 krizini yaşayan ülkemizin şu anda krize bir nebze hazırlı olmasından anlayabiliriz.

2001 krizden bankaların kırılgan yapısı yüzünden onlarca banka devlet garantisine geçmiş ve yapılan bir çok hatalı işlem gün yüzüne çıkmıştı.

Kapitalizm (bu kelimede genelde sosyalist kesim tarafından vahşi bir canavarmış gibi kullanılıyor) hiç bir zaman tam anlamıyla kilitlenmemiştir. Serbest piyasa herzaman labirentten bir çıkış yolu bulmuştur.

Etiketler: , ,

Türk Lirasının Geçmişten Günümüze Değişimi

Ekim 17th, 2008 | Yorum Yok | Kategorisi Cafemizden

Para hiç bir şeydir. Çoğu zaman da çok şeydir. Kimisi onun kulu kölesidir, kimisi de onun umrunda olmadığını söyler. Öyle ya da böyle Lidyalılar (liseden kalma bilgidir yanlış ise kusura bakmayın) sayesinde para bir şekilde o zaman hayata dahil oldu ve günümüzde vazgeçilmez bir şey. Öyle vazgeçilmez bir şey ki ondan vazgeçmek “sokakta yaşamak” sanatı demek.

Böyle biraz edebî bir girişten sonra önce size şurada daha önce değindiğimiz 1 Ocak 2009 dan itibaren günlük yaşamımıza girecek olan banknot ve madeni paraları hatırlatmak isterim. Böyle bir hatırlatmadan sonra da bir kısmını hayal meyal hatırlayacağımız, bir kısmını hiç görmediğimiz Türk Liralarını göstermek isterim sizlere.

1931 Yılı ve En Küçük Banknot olan 1 TL. Paranın üst kısmında Osmanlıca olarak “Türkiye Cumhuriyeti” yazıyor.

Yine 1931 Senesi ve 1000 TL. Görüldüğü gibi halen Osmanlıca hakim.

Üzerinde İsmet İnönü’nün resmi olan ve bugün para koleksiyoncuları tarafından çok kıymetli olarak görülen 50 Kuruş.

Devamı.. »

Etiketler: , , , ,

Paul Krugman

Bugün herkesin konuştuğu kriz ile ilgili yıllardır konuşan ama dedikleri dikkate alınmayan Paul Krugman bugün Nobel Ekonomi ödülüne layık görüldü. Serbest ticaret ve küreselleşmenin etkilerini, dünya çapında kentleşmenin gerisindeki nedenlerine ilişkin teorisi Krugman’a Nobel Ekonomi ödülünü getirdi. Fortune dergisinin “John Maynard Keynes’den bu yana en iyi yorumcu” olarak gösterdiği Paul Krugman sıkı bir George Bush eleştirmeni olarak biliniyordu. Yaşanılan krizi üç yıl önce New York Times’ta ki köşesinden yazan ama dikkate alınmayan Krugman’ın haklılığını bugün bütün dünya görüyor.

Paul Krugman’ın Türkçe’ye çevirilen 3 kitabı bulunuyor. Politika Taşeronları ve Önemsizleşen Refah-Azalan Beklentiler Çağında İktisadi Eğilimler ve Önemsizleşen Refah, Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü ve Büyük Çözülme-Yeni Yüzyılda Yolunu Kaybeden Amerika. Cuma günü aldığım Bunalım ekonomisinin geri dönüşü kitabı 1997-1999 Asya krizini, Türkiye’nin bu krizden nasıl-neden etkilendiğini ve krizin yıkıntılarını öğrenmek isteyenler için oldukça yararlı olacaktır.

Aşağıdaki sözler Bunalım ekonomisinin geri dönüşü adlı kitabınından:

“Meksika’daki 1995 krizinin, üç perdelik bir oyunun ilk perdesi, Asya’dakinin ise aynı oyunun ikinci perdesi olduğundan da kuşkulanıyorum. Fakat üçüncü perde böyle süpriz bir şekilde gelmeyecek.Nihayet bunalım ekonomisini ciddiye almaya başlıyoruz. Bu ondan kurtulmanın en iyi yolu.” Paul Krugman, 2001

Etiketler: , , , ,