Seçim ve Sosyal Güvenlik Maliyeti

Son iki haftada yayınlanan verilerden bizce en ilginç olanı bütçe sayıları. Bugün bu sayılar hakkındaki görüşümüzü aktaracağız.

Seçimlerin yapıldığı temmuz ayı verileri uzun süre açıklanmayınca kafalarda soru işaretleri oluşmuştu. Sonra ağustos ve temmuz ayı verileri birlikte açıklandı. Tamamen rastlantı olabilir ama temmuz ayında bütçe açığının yanında küçük miktarda faiz dışı açık var. Bu mali tatil nedeni ile de olabilir, bilmiyoruz! Ağustos ayında ise 8 milyar YTL civarında faiz dışı fazla var. Bu da faiz ödemelerinden sonra 3.5 milyar YTL’lik bütçe fazlasına denk geliyor.

İlk sekiz ayda faiz harcamaları geçen yıl 24 milyar YTL imiş, bu yıl 37 milyar YTL’ye yükselmiş. Nominal olarak yüzde 8 civarında artsa da bu kabaca ortalama enflasyona denk geldiğinden reel olarak bir artış olmamış. Hatta son on iki ayda faiz harcamalarında reel olarak yüzde 6’lık bir azalma bile söz konusu. Halbuki Hazine’nin borçlanma faiz oranlarında 7 puanın üzerinde yükselme yaşanmıştı. Faiz artışı bütçeye zaman içinde yansıyor. Bu nedenle faiz harcamaları önümüzdeki dönemde de artmaya devam edecek. Ancak beş-altı yıl öncesine göre daha uzun vade ile borçlanıldığı için, yükselen faiz oranlarının maliyeti zamana yayılacak.

Tabii çok önemli olan faiz dışı harcamalar. Faiz dışı harcamalar geçen yıl 81 milyar YTL iken bu yıl 99 milyar YTL’ye yükselmiş. Yani yüzde 22 oranında artmış. Enflasyonu dikkate aldığımızda reel artış oranı yüzde 8’e denk geliyor. Buna karşılık vergi gelirleri 91 milyar YTL’den 99 milyar YTL’ye artmış. Artış oranı nominal olarak yüzde 9 civarında, ama reel olarak neredeyse hiç değişmemiş. Hatta yüzde 0.4 oranında bir azalma bile söz konusu. Telekom tahsilatı başta olmak üzere, vergi dışı gelirlerdeki artış, bütçe rakamlarını bir miktar rahatlamış. Toplamda gelirler 116 milyar YTL’den 127 milyar YTL’ye yükselmiş. Nominal artış oranı yüzde 10. Ancak reel bazda sadece yüzde 1 oranında artmış. Hatta son on iki ayda reel bazda yüzde 3’lük azalma var.

Faiz dışı harcamalarda en fazla artan kalem sosyal güvenlik kurumlarına yapılan transferler. Bu kalem 16 milyar YTL’den 23 milyar YTL’ye yükselmiş. Aradaki fark neredeyse bütçe dengesindeki değişime eşit. Bu duruma ertelenen sosyal güvenlik reformunun maliyeti olarak bakabiliriz.

Sonuçta bütçe geçen yıl ilk sekiz ayda 0.5 milyar YTL fazla verirken 2007 yılında 8.4 milyar YTL açık vermiş. Yani yaklaşık 9 milyar YTL’lik bir bozulma söz konusu. Kabaca yıl sonunda GSYH’nin yüzde 3’ü kadar bir açık olacak. Hatta hafifçe aşılabilir de. Faiz dışı fazlada ise geçen yıl ilk sekiz ayda hedef aşılmıştı. Bu yıl ise hedefin yüzde 79’u tutturulmuş. Yani geçen yıl ilk sekiz ayda 34.6 milyar YTL’ye yakın faiz dışı fazla performansı yakalanmışken bu yıl ilk sekiz ayda faiz dışı fazla kalemi 28.6 milyar YTL’de kalmış. Buna da, seçimin maliyeti diyebiliriz.

2007 bütçesini toparlamak için hükümetin önünde dört ay var. Tabii bir de artık acil hale gelen ve bir an önce gündeme alınması gereken sosyal güvenlik reformu var. Bakalım ne kadar yol katedilecek. Ancak ekonomi yönetimi artık faiz dışı fazla hedefinden denk bütçe hedefine doğru yönelmek durumunda. Hükümet 2007 yılındaki bozulmayı önümüzdeki yıllarda ‘sıfır bütçe açığı’ hedefleyerek ve bu hedefleri tutturarak ortadan kaldırabilir.

                                                                                                         Deniz Gökçe


Yorum Yap