| RSS İçin Kayıt Ol

İşsizlik

Ağustos 23rd, 2008 | 1 Yorum | Kategorisi Cafemizden, Gündeme Dair

Daha önce yükseköğrenim sonrası yaşanan sıkıntılar ile ilgili bir kaç başlıkta önemli konulara değinmiştik. Bu konular askerlik - iş ilanlarında belirtildiği gibi yazalım (erkek adaylar için) - ve kredi yurtlar kurumu tarafından verilen geri ödemeli öğrenim kredileri ile ilgiliydi. Bu yazıda ise yüksekögrenim sonrası asıl sorun olan issizlik konusuna değinmeye çalışacağız.

Ne yazık ki günümüzde Türkiye’nin bir kaç gözde üniversitesini bitiren öğrenciler hariç geri kalan kısmının bir süre bazen uzun bir süre üzerinde taşıdığı sıfat olan “işsizlik”. Çalışma isteğine ve yeteneğine sahip olup, cari ücret haddi ve çalışma saatlerini kabul ettiği halde iş bulamayan kimseler işsiz olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de gereken istihdam alanı olmadığı ve bir çok alanda aşırı yığılma olduğu için Türkiye’nin en büyük sorunu olarak işsizlik karşımıza çıkıyor.

Lise yıllarında seçilen alan ile birlikte ayrılan dostluklar, arkadaslıklar 6-7 yıllık aranın ardından işsiz olarak yine aynı çatı altında birleşiyor. Hemen hemen tüm bölüm mezunlarının ortak sıkıntısı iş bulamama. Bu yazı da daha çok İİBF ağırlıklı olarak bir analiz yapmaya çalısacagız.

Kaan’ın “Türkiye’de bir şey olmak gerçekten zor zanaattir” diyerek başladığı ve Türkiye’de öğretmen olmanın engebeli yollarını gösterdiği yazı aslında herşeyi özetliyor. Elinde öğretmen olabilir belgesi olan ve ülkenin doğusunda batısında bu kadar öğrenmeye aç insan varken bu kadar öğretmen adaylarının işsiz durumda olmasını anlamak mümkün değil.

Türkiye’de üniversiteli işsizlerin çoğunluğunu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) mezunları oluşturuyor. İşletme, iktisat, kamu yönetimi, maliye, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri, ekonometri, uluslararası ilişkiler bölümlerini kapsayan İİBF Türkiye’de hemen her üniversitede bulunuyor olması hem öğrenci sayısının çok olmasına hem de yeteri kadar istihdam yaratılmaması nedeniylede mezuniyet sonrası diplomalı issiz sayısında başı çekiyor olmasına neden oluyor.

İİBF mezunları diğer alan mezunlara göre daha geniş alanlarda çalışma imkanı bulmasına rağmen issiz sayısı diğer alanlara göre cok daha fazla. Örneğin yukarıda Kaan’ın belirttiği öğretmen adayının Kpss macerasının olumsuz neticelenmesi sonucu en iyi seçenek dersanede ögretmenlik yapmak olacaktır. Ama İİBF mezununun önünde seçebileceği bir çok çalışma alanı bulunuyor. Öncelikle herkesin amacı devlete sırtı yaslamak olduğu için Kpss şansını deneyecektir . Kpss A grubundan Müfettişlik, denetmenlik ve Kontrolörlük her İİBF mezunun hayalinde yatan mesleklerdir. Ama buralara girmek gerçekten çok iyi puanlar ile başarılabilmektedir. Kpss B kadrosunda ise bir çok seçenek yine mevcut.

Devlette sırtını yaslayamayan İİBF öğrencilerini özel sektörde ise bir çok alan bekliyor. Mali müşavirlik, satış - pazarlama, bankacılık, yöneticilik, insan kaynakları, finans, ekonomist, dış ticaret .. Gerçekten çalışma alanı oldukça geniş. Ama bu seçenek bolluğu iş bulmak için yeterli olmuyor ve yeteri kadar donanımlı olmayan İİBF mezunlarına is bulmada sıkıntı yaşıyor. İşverenlerin haklı olarak işe almada en donanımlı adayı tercih etmesi, iş ilanlarında ikinci üçüncü yabancı dil bilme şartı, ingilizce hazırlık bile görmeden mezun olan öğrencileri iş bulmada tercih sebebi olmamaya mahkum ediyor. Eğer gerekli donanımınız yoksa iyi bir iş bulmak gerçekten zor. Aslında zor demek yanlış. Ama verilen ücretler hayal edilenlerin çok uzağında kalıyor. Örneğin bir çok kişiye dısardan cok guzel bır meslek olarak gelen bankacılık. İş Bankası’nın en son alımını yaptığı operasyon destek sınavı sonrası işe başlayanlara bankanın verdiği maaş 430 Ytl. Ayrıca kariyer yolu kapalı olarak işe aldığını belirtmesine rağmen binlerce üniversite mezunu bu ilana başvurdu. Tabi ki her banka, her pozisyon için bu rakamlar geçerli değil.

Bu kadar çok iş arayan mezun varken iyi bir iş bulmak için iyi bir donanıma sahip olmak gerekiyor. Ve işsizlik sürecini en aza indirmek için gerekli donanıma okul yıllarında kavuşmak gerekiyor. En başında ise en az bir yabancı dil. Bunun yanında eğitim sertifikaları, seminerler, bilgisayar sertifikası… Uzun lafın kısası özel sektörde para kazanmakta kolay değil. Özel sektörde iyi paraları sadece uzman kişiler kazanıyor. Yani İİBF için önünde bulunan iş alanlarının birinde uzmanlaşmak tek yol.

Türkiye’de işsizlik konusu açıldığı zaman hemen “iş çok iş beğenmiyorlar” sözünü duyarız. Edebiyat ve biyoloji mezunu polisliğe başvuruyorsa, uluslararası ilişkiler mezununun bankada gişe pozisyonunda çalışıyorsa, Libya’da 2500 dolar kazanan mühendise Türkiye’ye de 1000 ytl teklif ediliyorsa, ziraat mühendisi gidip Metro’da kasiyerlik yapıyorsa, site yazarı olan Mehmet mezun olur olmaz Rusya’yı tercih ediyorsa Türkiye’de işler pek normal gitmiyor demektir.

Biraz kopuk kopuk oldu ama işsizlik konusuna da değinmiş olduk. Hayat zor. Türkiye’de çok daha zor. Yukarıda yazdığım gibi çok engebeli bir yoldan geçip bir yerlere gelebilirsiniz. Geldiğiniz yerin sizi tatmin etmesi, katlanılan sıkıntılara değmesi herkesin tek amacı. Ya da hiç bir sıkıntıya girmezsiniz dayınız, amcanız sizin kariyer yolunuzu açar.

Etiketler: , , , ,