| RSS İçin Kayıt Ol

Doğalgaz Zammı ve Botaş

Kasım 14th, 2008 | Yorum Yok | Kategorisi Ekonomi, Haber

“Enerji devi Gazprom’un Sözleşmeler ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Müdürü Komlev,petrol fiyatlarının mevcut düzeyde kalması durumunda Türkiye’nin gelecek yıl Gazprom’dan satın alacağı doğalgazın fiyatının %20 ucuz olabileceğini söyledi”

Krizin etkisini iyiden iyiye hissettiğimiz bugünlerde, geçtiğimiz hafta doğalgaza yapılan %22,5 lik zam tepkilere yol açmış, hükümet ise doğalgaz zammını petrol fiyatlarının aşırı yükselmesine bağlayarak zammın savunmasını yapmıştı.

Aslında doğalgaza zam yapılacağı beklentileri çok kuvvetliydi. Bunun nedeni de Türkiye’nin doğalgazı ihraç ediyor olması ile açıklayabiliriz. Petrol ve doğalgaz piyasasındaki fiyatların geriden uygulanıyor olması alınan zam kararlarında, şuandaki fiyatlarının değil 6 ay önceki fiyatların dikkate alınmasına neden oluyor. Hal böyle olunca önümüzdeki aylarda doğalgaza yeni zamların gelecek olması kuvvetle ihtimal. Zira İran’dan aldığımız doğal gaz 9 ay geriden, Nijerya’dan, Cezayir’den, Azerbaycan’dan aldığımız da 6 ay geriden uygulanıyor. Petrol fiyatlarının 2008 Temmuz ayında rekor kırdığını hatırlatmaya da gerek yoktur herhalde.

Doğalgaza yapılan zamların nedeni maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının uygulanıyor olması.Tıpkı elektrik ve akaryakıtta olduğu gibi. Doğalgaz maliyetlerinin Aralık 2007 itibariyle metreküp fiyatının 0,5414 olduğunu ve neredeyse Kasım ayı fiyatının yarısına denk geldiğini yukarıdaki grafiktende görebilirsiniz. Ocak ayında yapılan %8,55 lik zam doğalgaza yapılan zam furyasının ilkiydi. Ocak ayından sonra Temmuz ayında %17,87,Ağustos ayında 40,44 ve son yapılan %22,5 lik Kasım ayı zammı ile 11 ayda doğalgaza yapılan zam %82,15 arttı.

Botaş’ın doğalgaz zammı sonrasında konuşulan bir başka konuda Botaş’ın sattığı doğalgazın karşılığında parasını alamamasıydı. Doğalgaz satın alan Botaş’ın parasını tahsil edememesi yüzünden, borçlarını ödeyemediğini ve bankalardan kredi kullanmak zorunda olduğuğunu biliyoruz. Botaş Genel Müdürü ise zamların Botaş’ın alacakları ile ilgili olmadığını geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Ama Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu 2007 raporuna göre, Botaş’ın alacaklarını tahsil edemediği için bankalardan kullandığı kredinin 2 milyar Ytl yi bulduğu yer almıştı.Ayrıca 2.6 milyar ytl ödenmeyen vergi borcu bulunuyor.

Botaş’ın alacaklarını tahsil edemediğini belirtmişken Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Botaş’a olan borcu 677 milyon Ytl. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu borcu ödeyebilmek için Ego’nun özelleştirilmesi bekleniyor. Her ne kadar İ.Melih Gökçek Ego’nun özelleştirilmesi ile yaratılacak kaynağın metro yapımında kullanılacağını belirtse de Erdoğan’ın geçtiğimiz aylarda Gökçek’e karşı yaptığı “Botaş’a borcunu öde” çıkışı akıllarda.

Son olarak, yapılan araştırmalarda Türkiye’de bir ailenin elektrik dahil aylık enerji faturası 208 Ytl olarak hesaplanmış. Önümüzdeki aylarda elektrikte zamlardan nasibini alacak çünkü elektriğin büyük kısmı doğalgaz ile üretiliyor. Elektirik ve doğalgaza yapılması olası olan yeni zamlar ile bu fiyatta yukarıya doğru çıkacak. En mantıklı seçim ısınmak için kömüre geçiş yapmak. Zira hükümet eylül ayı sonuna kadar 932 bin ton kömür dağıtmış ve yıl sonu hedefleri 1 milyon 743 bin ton. Anlaşılan yerel seçimler öncesi doğalgaz yüzünden tepki alan hükümet kömür yardımları ile aradaki farkı kapatmaya çalışıyor.

Etiketler: , , ,

Rusya - Gürcistan - Türkiye

Ağustos 13th, 2008 | 1 Yorum | Kategorisi Cafemizden, Ekonomi

Son yılların en görkemli olimpiyat açılış törenlerini izlerken,son dakika haberi olarak ekrana gelmişti Gürcistan’ın Güney Osetya topraklarına girmesi. Yıllardır siyasi istikrarı yakalayamayan ayrıca askeri, politik, ekonomik anlamda elinde hiçbir dayanağı olmayan Gürcistan’ın Rusya’ya kafa tutmaya çalışmasını anlamak gerçekten mümkün değil. Zira Güney Osetya halkının büyük bölümünün Rusya vatandaşı olması,Gürcistan’ın yaptığı askeri çıkartmanın Rusya tarafından karşılık bulacağının hesaba katılmamış olmasını da anlam mümkün değil. Saakaşvili bu çıkartmayı yaparken Abd’nin Kosava’nın arkasında durarak Kosova’ya getirdiği bağımsızlığı aklına getirmiş olmalı. Ama planları tutmadı. Ve Saakaşvili “ülkesini kumarda kaybeden lider” olarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı.

Dünyanın bu savaşı bu kadar yakından takip ediyor olmasının en önemli nedeni bölgede bulunan enerji kaynakları. Ve Gürcistan’ın bu enerji kaynaklarının avrupaya ulaşabilmesinde kilit rol oynaması.İlkokul sıralarında öğretilmeye başlanılan Türkiye’nin jeopolitik önemini bir kez daha görüyoruz. Son yıllarda Gürcistan’a yapılan yatırımlar ile ilişkiler canlansa da ticaret hacmi 1- 1.2 milyar dolar civarında . Gürcistan’ın bizim için asıl önemi Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Hattı ve Nabucco Projesi’nin işleyebilmesi için kritik bir yerde olması. Ermenistan’la olan ilişkiler göz önüne alındığında Gürcistan alternatifsiz bir konumda.  Ayrıca geçtiğimiz günlerde temeli atılan Bakü - Tiflis - Kars Tren Hattı’nın kritik ayaklarından biri olması Gürcistan’ın Türkiye açısından önemini arttırıyor.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı: 2006 yılında hizmete giren petrol boru hattı ile  Azerbaycan Hazar Denizi’nden çıkarttığı petrolü Gürcistan üzerinden Türkiye’ye ulaştırıyor. Türkiye açısından oldukça kritik petrol hatlarının başında geliyor. Ortodoğu petrollerine alternatif olan BTC hattı, Türkiye’ye ayrıca transit geçiş ücretide sağlıyor. Btc  enerjide neredeyse tamamen Rusya tek elinde olan Gürcistan için de ekonomik olarak rahatlık ve bağımsızlık anlamına geliyor.

Nabucco Projesi:Baku-Tiflis-Erzurum boru hattı ile gelen doğal gazın Türkiye üzerinden Ab ülkelerine ulaştırılacak olan proje. Türkiye’nin dağıtıcı konumunda olacağı bu proje Türkiye açısından oldukça önemli. Zira doğal gaz da Rusya’ya olan %65′lik bağımlığa önemli bir alternatif olacak. 2010 yılında yapımı başlaması beklenen Nabucco Projesine Abd destek olurken Rusya doğal gazdaki avantajının kaybedeceği gerekçesiyle karşı çıkarak bölgedeki diğer ülkeler ile yüksek miktarlarda doğal gaz alım anlaşmaları yapıyor.

Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Projesi: Demir İpek yolu projesi olarak adlandırılan BTK demir yolu projesi ile Çin’den İngiltere’ye kadar uzanan demir yolu projesi tamamlanmış olacak. Orta vadede 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük, 2034 yılında da 3 milyon yolcu ve 17 milyon yük taşıma kapasitesi olacağı tahmin ediliyor. Bu kapsamda, bölgeye ekonomik açıdan da canlılık getirilmesi bekleniyor. Türkiye’nin köprü olacağı projenin Avrupa’ya uzanmasıyla, Türkiye’nin milyarlarca dolarlık taşıma geliri elde etmesi de bekleniyor.

Rusya ise bizim için çok daha önemli bir ülke. Dünya petrolünün % 13’ünü, doğal gazın ise % 32’sine sahip olan Rusya ile turizm ve gıda başta olmak üzere birçok alanda ticaret hacmi oldukça yüksek. Yaz aylarının başında yaş sebze ve meyve ihracatında yaşanan sıkıntıların ülke içindeki sebze meyve fiyatlarına yansımasını göz önünde alırsak bizim için ne kadar büyük ve önemli bir ülke olduğunu anlayabiliriz. 2007 yılında toplam 107.2 milyon dolarlık ihracatın 4.726 milyon dolarını, 2008 yılın ilk 6 ayında ise 68.8 milyon dolar ihracatın  3.427 milyon dolarını , 2007 yılında toplam 170 milyon ithalatın 23.5 milyon dolarını, 2008 yılı ilk 6 ayında ise 105.8 milyon dolarlık ithalatın 16.5 milyon dolarını Rusya ile gerçekleştirmiş bulunuyoruz.

Rakamlar ve projeler iki ülkeninde Türkiye açısından ayrı ayrı önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin Kafkaslar’da yaşanan gerilimden taraf olmadan, iki ülkeye de aynı mesafede durarak ve en az zararla atlatılması çok önemli. Ayrıca bölgedeki dengeler ve Türkiye’nin petrol ve doğal gaz planları açısından açısından Gürcistan’ın bağımsızlığını koruyabilmesi oldukça önemli.

Etiketler: , , , , , , , ,