Yaklaşan Kriz – Kredi Kartı Krizi
Abd’de yaşanan bu sıkıntının bir başkasıda sanırım yakın gelecekte ülkemizde yaşanacak. Bankalar tarafından insanların gelirine bakılmadan verilen kredilerin artık çivisi çıkmış durumda. Bir çok insan bombanın pimini çekmiş halde ortalıkta dolaşıyor. Aslında kredi çarkının işleyişine kimsenin ses etmemeside ilginç. Bu çarka birinin çomak sokması Türkiye’de bir çok kişiyi çok zor durumlara düşüreceğinden kimse o çarka müdahale etmiyor. Belki de bilerek müdahale etmiyor.Bankalarda cep telefonundan bir mesaj karşılığında hemen kredi vermeye zaten razı durumda. X bankasından alınan krediyi ödeyemeyeceğinizde Y bankası yardıma koşuyor, Y yi ödemeyince Z bankası. İşleyen çark çok büyük ve sokulacak çomak ülke içinde domino taşı etkisi yapacak. Ama kaderi ile yaşamaya alışmış ülke insanı için pek de umursandığını sanmıyorum.
Yazılarına benim yukarıda başladığım gibi başlayan köşe yazarlarını pek sevmem. “Ben zaten böyle diyordum bakın dediklerim çıktı” dercesine yazdıkları baştan sona “ukelalık kokar”, sizi aptal yerine koyarlar. Bir de bu ukelalığı ekonomi üzerine yapıyorlarsa “Madem geleceği biliyordun (örneğin doların çok kısa bir sürede 1.70 leri görmesini) cebine üç kuruş sokabildin mi?” diye sorarsınız adama. Fırsatı değerlendirdiyse sözümüz yok, yoksa boşuna “laf salatası” yapmayın der hayırlı işler diler yazıya geçeriz.
Alıntıladığım paragraf 19 Eylül’de yazdığım Lehman Brothers başlıklı yazının son paragrafına ait.Kredi kartları ve bankaların vermiş olduğu krediler son yıllarda herkesin bildiği önemli sonuçlar doğurabilecek bir sorun olduğu için “ukelalık” yapma kriterine uymuyan oldukça önemli bir konu. Dün ajanslara düşen, bu konu ile ilgili haberi okuyunca aklıma bu konu tekrar geldi. Haberi görmeyenler için haberi aktarayım.
“Gaziantep’te, kredi kartı borcu nedeniyle bunalıma girdiği belirtilen zabıta memuru intihar etti. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Çağdaş mahallesindeki 28. caddede oturan Şahinbey Belediyesi’nde görevli zabıta memuru Mehmet B. (30), eşinin evde olmadığı sırada kendini iple tavana astı. Eve geldiğinde Mehmet B.’nin cesediyle karşılaşan eşi, komşulara haber verdi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gelen Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, inceleme yaptı.
1 çocuk babası olan Mehmet B.’nin, kredi kartı borçları nedeniyle bunalımda olduğu ve bu nedenle intihar etmiş olabileceği ileri sürüldü.”
Ne yazık ki 1999 ve 2001 krizleri sonrasında bir çok kişi borçları nedeniyle aynı yöntemi izlemişti.En son rakamlar Türkiye’de kredi borcunu ödemeyen 201 bin, kart borcunu ödemeyen 741 bin kişi olduğunu söylüyor. 70 milyonluk ülkede kredi kartı sayısı sıkı durun 40 (kırk) milyon!!
Sistem artık kendi içinde yeni sistemler oluşturuyor.Kredi kartı borucunu ödeyemeyenler ihtiyaç kredileri ile kredi kartı borcunu kapatıp bankalara tekrar borçlanıyor. Bankaların uygulamış olduğu yüksek faizler bile insanlara bir şey ifade etmiyor.Mecburen bu çarkların içinde ezilmeye devam ediyorlar.Tabi ki denize düşen yılana sarılır.Burda suçu bankalarda aramak en aptalca çözümdür. 500 ytl maaşı olup cebinde 5000 ytllik kart ile dolaşmayı marifet sanan insanlar için diyecek bir lafım yok.Bu konuda da bankaları suçlamak yine en aptalca çözüm olacaktır.Bankaların çalışma mantığı dünyanın her yerinde böyledir.
Kredi kartı borcu sorunu sadece ülkemize ait bir durum değil. Amerika’da ödenmesi tehlikeli durumda olan kredi kartı borç miktarı 950 milyar dolara ulaşmış durumda. Abd finans sistemi içinde buluduğu krizden çıkmanın yollarını ararken kredi kartı sorununun da en az mortgage krizi kadar tehlikeli boyutlara ulaşacağından korkuluyor. Kredi kartı kullanıcılarının hesap açarken herhangi bir teminat göstermemesi, hesapların ödenemeyip şişmeye başlaması ile birlikte bankanın bu zararlar için kullanacağı herhangi bir teminatın olmamasına sebep oluyor. Türkiye’de kredi kartı sistemi düzeltilmeye başlanacaksa en azından hesap açıldığında bir teminat yatırılarak bir az olsun insanların sınırsız harcamalarına bir düzen getirilebilir.
Amerika Kıtası ve Avrupa’da milyonlarca kişi kredi kartı ile cüzdanlarını doldurmaya devam ediyor. Brezilya ve Meksika’da kredi kartı sahibi sayısı geçtiğimiz üç yıla göre üç kat artmış durumda. Artan kredi kartı borçları gelişmekte olan ekonomilere zararlı sonuçlar doğurabiliyor. Güney Kore’de 2003 yılıdan kredi kartı kullanımının aşırı derecede fazla olması ve kredi kartı borçlarının geri ödenememesi ülke ekonomisine önemli sıkıntılar doğurdu. Ülke büyüme hızının bile yavaşlamasına neden oldu.
Son olarak büyüyen kredi kartı mağdur sayısı ile sistem tehlikeli bir döngüye doğru gidecek. Kredi kartı borçlarını alamayan bankalar ve kredi sağlayan şirketler faiz oranlarını yükseltmeye başlayacak. Faiz oranları yükseldikçe kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı daha da artacak. Bu çarkta kim ezilerek yok olacak? Borçlarını ödeyemeyen tüketiciler mi? Kredi borçlarını tahsil edemez hale gelecek olan bankalar ve kredi sağlayan şirketler mi?


03 Kasım 2008 saat 20:05
güzel bi gözlem olmuş ellerinize sağlık
buna benzer bi durumu düşünmüştüm ama bu çark içinde ezileceklerin sadece ödeyemeyen vatandaş olduğu kanaatindeyim
* yeni temanız hayırlı olsun